Makaleler

Published on Ağustos 30th, 2026

0

Alevi düşmanlığı, Altan Tan ve Kemal Öztürk | Aziz Tunç


Alevilere yönelik saldırılar farklı biçimlerle devam ediyor. En son Altan Tan’ın ve Kemal Öztürk adlı gazetecinin saldırıları söz konusu oldu. İflah olmaz bir Alevi düşmanı olan Altan Tan hem yalan söylemiş hem de kullandığı nefret söylemiyle Alevilere karşı insanlık suçu işlemiştir. Kemal Öztürk denilen gazeteci ise en küçük bir tereddüt göstermeden Arap Alevilerine yönelik soykırımcı çağrılar yapmıştır. Bu pervasız soykırımcılığın IŞİD’çi anlayıştan güç aldığı açıktır.

Altan Tan’ın Alevilere dair söylediklerinin tamamı gerçek dışıdır. Tekrar edelim: Evet, Altan Tan yalan söylüyor. Her iddianın ispat edilmesi gerektiği gibi, Altan Tan’ın yalan söylediği de ispat edilmelidir. Bunun için önce Altan Tan’ın ne dediğine bakılmalıdır. Altan Tan, “Alisiz, Marksist, ateist Aleviler” diye tanımladığı Alevilerin barışı istemediklerini ileri sürmektedir. Gerçek hafızalardadır, hatırlayalım. Alevi kurumlarının ve Alevi toplumunun kahir ekseriyeti, en başından beri barış sürecini desteklediklerini en net biçimde ortaya koymuşlardır. Dahası Aleviler bu desteği sürdürmektedirler. Bütün kamuoyunun bildiği bu gerçeği Altan Tan da biliyordur.

Üstelik bu Alevi kurumlarının büyük kısmı, Altan Tan’ın “Alisiz, Marksist, ateist Aleviler” diye tanımladığı kurumlardır. Bu durumda soru şu: Altan Tan’ın “Alisiz, Marksist, ateist Aleviler” diye tanımladığı bu kurumlar barış sürecini desteklediklerine göre, barış sürecine karşı çıkan “Alisiz, Marksist ve ateist” Aleviler kimlerdir? Altan Tan bu sorunun cevabını eğip bükmeden ve somut olarak vermek zorundadır. Fakat Altan Tan, barış sürecine karşı çıkan hiçbir gerçek Alevi kurumu gösteremeyecektir. Çünkü Alevi toplumu da kurumları da barışın ve demokrasi mücadelesinin dönemsel destekçisi değil, ana ve asli bileşeni durumundadırlar. O hâlde Altan Tan yalan söylemektedir.

İkincisi, Altan Tan, “Alisiz, Marksist ve ateist” diye yaftaladığı Alevilerin “İslam’a, Özal’a ve Erdoğan’a” düşman olduklarını söylüyor. İddianın “İslam’a düşmanlık” bölümüne cevap vermek için ilk olarak bütün inançların farklı yorumlarının olduğunu belirtmek gerekir. Aleviler, “Yol bir, sürek bin bir” diyerek bu farklılıkları izah etmektedirler. İslam inancında da bu tür farklılıklar bulunmaktadır. Bir Müslüman olarak Altan Tan’ın bunları bildiği kabul edilebilir.

Bu bilgilerden hareketle, Muaviye’nin ve Kerbela katliamını yapan Yezid’in temsil ettiği Emevi İslam yorumunun Alevilere düşman olduğunu, Alevilerin de Emevi İslam’ını benimsemediklerini Altan Tan bilmiyor mu? Yine Altan Tan, Yezid’in Kerbela’da Hz. Hüseyin’i katlettiğini, Ebu Müslim’in Kerbela katliamının intikamını almak için Emevi iktidarını yıktığını bilmiyor mu?

Yani tarihî, sosyolojik gerçeklikler olan Alevilerin Emevi İslam karşıtlığı, Muaviye’yi ve Yezid’i sevmemeleri İslam düşmanlığı değildir. Üstelik bu tutum, Altan Tan’ın göstermek istediği gibi sadece bir kesim Alevinin değil, bütün Alevilerin üzerinde mutabık oldukları temel bir anlayıştır. Altan Tan, bu gerçekleri çarpıtarak, gayet insani bir durum olan Alevilerin inançsal farklılıklarını ve katliamcıları sevmemelerini İslam düşmanlığı olarak göstermektedir.

Hâlbuki Aleviler, her onurlu topluluk gibi cellatlarını sevmemişlerdir. O nedenle Pir Sultan’ı idam edenleri, 40 bin Aleviyi kuyulara doldurarak katleden Kuyucu Murat Paşa’yı ve Yavuz’u, aynı şekilde Koçgiri’de ve Dersim’de katliam yapanları ve yaptıranları sevmezler.

Yine Aleviler, 1978’de Malatya’da, Sivas’ta ve Maraş’ta, 1980’de Çorum’da, 1993 Madımak’ta, 1995 Gazi’de katliam yapanları, bu katliamları savunanları, üstünü örtmeye çalışanları da sevmezler. Yani Aleviler Muaviye’den ve Yezid’den beri kendilerini katledenleri sevmediler; bugün de aynı katliamları yapanları sevmiyorlar, sevmek zorunda da değillerdir.

Altan Tan konuşmasında, “Alisiz, Marksist ve ateist” Alevilerin, İslam dini dışında devleti yönetenlere de düşman olduğunu ileri sürüyor.

Hâlbuki Alevilerin inançları ve yaşam koşulları itibarıyla düşmanlıklar yapmadıkları tarihsel geçmişleriyle ortadadır ve bu gerçek tarih bilen herkesin bilincindedir. Buna rağmen Aleviler, düşmanı olarak kimi öldürdüler? Alevilerin kimseyi öldürdükleri gösterilemez ama Alevilere sayısız katliam yapıldığı, inkârı mümkün olmayan bir gerçekliktir. Bu nasıl düşmanlıktır ki hep Aleviler öldürülmektedirler?

Altan Tan’ın en temel iddiası, “Alisiz, Marksist ve ateist” Alevilerin barış sürecini bozmaya çalıştıkları iddiasıdır. Ya Alevilerin böylesine komplike bir siyasal süreci bozacak kadar güçleri olsaydı, onca zulmü ve katliamı yaşamazlar, ayrıca Altan Tan gibileri de bunları söyleyemezlerdi. Öte yandan Alevilerin bu kadar güçlü olduğunu söyleyen her kim olursa olsun Alevi dostu değildir. Tam tersine Altan Tan, Alevileri güçlü ama tehlikeli ve düşman göstererek saldırıların hedefine koymaktadır.

Son olarak Altan Tan, Alevileri iradesi olmayan “garibanlar” olarak tanımlamıştır. Buna göre, “Alisiz, Marksist ve ateistler” bu “gariban Alevileri” kullanmaktadırlar. Bu tutum, Altan Tan’ın bütün kirli, katliamcı zihniyet dünyasını ortaya koymaktadır. Sormazlar mı: “Alisiz, Marksist ve ateist” Alevilerin olmadığı uzun tarihî süreç boyunca Alevileri kim katletti? Yakın tarihte Koçgiri’de, Dersim’de “Alisiz, Marksist ve ateist” Aleviler mi bu saldırıları yaptılar?

Şimdi de Kemal Öztürk denilen sözde gazetecinin önemli bir kanalda söylediklerine bakalım. Onun da iddiası aşağı yukarı aynı minvalde. Ona göre Arap Alevileri, “katliam yaptıkları için” topyekûn yok edilmeliymişler. Dünya âlem biliyor ki hem Arap Alevilerine hem diğer halklara katliam yapanlar IŞİD çeteleridir. Dün de böyleydi, bugün de aynıdır. Bütün dünyanın kabul ettiği gerçeklik, soykırım yaptıkları için suçlananların Aleviler değil, IŞİD’çiler olduğudur. Bu soykırım çağrısının yapıldığı kanal da bu suça ortak olmuştur.

Söz konusu Alevi düşmanlığının tesadüfen güncellenmediği açıktır. İşin aslı şu ki bu yaklaşımların önemli bir arka planı bulunmaktadır. Kemal Öztürk de Altan Tan da bu düşmanlığı bilmeden, hesaplamadan yapmamışlardır.

Ortadaki bu somut gerçekleri çarpıtarak buradan Alevilerin İslam düşmanlığını çıkartmak, hedef göstermektir; Alevilere yönelik katliam davetiyesidir. Unutmayalım, Alevi katliamlarının tamamı, Alevilerin Kuran’a, camiye ve İslam’a düşman olduğu propagandası ile başlatılmıştır. Açıktan soykırım çağrısı yapmak insanlık suçudur.

Böyle olduğu içindir ki söylenenlere bütün Aleviler sert bir tepki geliştirdiler. Altan Tan, bu tepkileri dikkate alarak özür dilemek yerine ilkel bir kibirle ve sahte bir özgüvenle, matah bir şey yapmış gibi söylediklerini tekrar etmiştir. “Polemik ustasıyım” diyerek söylediklerini haklı göstermeye çalışmıştır. Hâlbuki arsızca yalan söylemek polemik ustalığı değildir ve bağırıp çağırmak haklı olmak anlamına gelmez.

Herkes bilmelidir ki bu kanlı, karanlık zihniyet insanlık tarafından bir kez daha mahkûm edilecektir.


Aziz Tunç – 30.08.2026

Tags:


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑