Köln’de 7. Dayanışma Festivali’nin teması: Barış
7. Dayanışma Festivali, 22–25 Ekim 2026 tarihleri arasında Köln’de gerçekleştirilecek. Dört gün boyunca siyasetçiler, gazeteciler, insan hakları savunucuları, sanatçılar ve farklı alanlardan konuklar bir araya gelerek güncel çatışmaları, insan haklarını ve barış perspektiflerini tartışacak. Festivalin bu yılki ana teması “Barış” olacak.
“Savaşların ve uluslararası çatışmaların giderek arttığı bir dönemde festivalimizle, barışın hangi koşullarda mümkün olabileceğini ve bu konuda siyasetin ve sivil toplumun hangi sorumlulukları taşıdığını tartışmak istiyoruz. Gündemimiz yalnızca Ortadoğu’daki gelişmeler, dünyanın farklı bölgelerindeki savaşlar ve krizlerle sınırlı değil; aynı zamanda Almanya’nın dış politikadaki rolü, insan hakları ve eleştirel haberciliğin önemi de festivalimizin önemli başlıkları arasında yer alıyor” Adil Demirci, Dayanışma’nın Sesi Derneğin Başkanı
Siyaset, gazetecilik ve insan hakları
Festivalin konukları arasında siyasetçiler, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve sanatçılar yer alıyor.
Panellerden birinde Ortadoğu’da barış ve Alman dış politikasının rolü ele alınacak. Max Lucks, Lea Reisner, Carolin Kirsch ve Gönül Eğlence ile Almanya’nın siyasi sorumluluğu ve hareket alanları, alınan siyasi kararların bölgedeki barış perspektifleri ve insani durum üzerindeki etkileri tartışılacak.
Bir diğer panelde kriz bölgelerinde eleştirel gazetecilik ele alınacak. Jan Jessen ve Kölnlü gazeteci Eva-Maria Michelmann başta olmak üzere gazeteciler, Afganistan, İran ve Suriye gibi ülkelerdeki deneyimlerini ve çalışmalarını aktaracak. Panelde kriz ve çatışma bölgelerinde gazeteciliğin zorluklarının yanı sıra bölgeden kişisel izlenimler ve seyahat deneyimleri de paylaşılacak.
Türkiye’deki gelişmeler de festival programının önemli başlıklarından biri olacak. Mardin DEM Parti Milletvekili Kamuran Tanhan, Türkiye’deki barış sürecinin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. Diğer konuklarla birlikte Türkiye’deki insan hakları durumu ve muhalefete yönelik baskılar da ele alınacak.
“Dayanışma Festivali, geçtiğimiz yıllarda insan hakları, dayanışma ve ortak mücadele konusunda Almanya genelinde önemli bir buluşma ve iletişim platformuna dönüştü. Festivalimizin merkezinde insan hakları, siyasi nedenlerle zulme ve mağduriyete uğrayanların, tutuklularla dayanışmanın büyütülmesi ve nasıl somutlaştırılabileceği sorusu yer alıyor“ diyor Demirci.
Özgürlüğün ve hafızanın sesi olarak edebiyat
7. Dayanışma Festival, 22 Ekim Perşembe günü Bürgerhaus Mülheim’de düzenlenecek açılış programıyla başlayacak. Dernek yönetim kurulunun selamlama konuşmasının ardından Köln Belediye Başkanı Derya Karadağ ve Bürgerhaus Mülheim Yöneticisi Prof. Dr. Kemal Bozay konuklara birer selamlama konuşması yapacaklar.
Açılış programının ardından şair İlhan Sami Çomak’ın kitabının tanıtımı ve şiir dinletisi gerçekleştirilecek. Çomak, 2024 yılının sonunda 30 yılı aşkın bir sürenin ardından özgürlüğüne kavuştu. Bu süreçte on şiir kitabı, bir otobiyografi ve bir tiyatro eseri kaleme alan Çomak, çok sayıda edebiyat ödülüne layık görüldü.
“Bring mich fort aus dieser Stille” adlı kitabıyla Çomak’ın şiirleri ilk kez Almanca olarak yayımlandı. Kitap tanıtımı ve şiir dinletisinin moderatörlüğünü Köln’ün eski Belediye Başkanı Angela Spizig üstlenecek.
Müzik, edebiyat ve sergi
Festival, siyasi tartışmaların yanı sıra zengin bir kültür programına da ev sahipliği yapacak. Programda Udi Yervant Bostancı ve Collectif Medz Bazar konserinin yanı sıra festivalin kapanış konserinde Irmak Karaca sahne alacak.
Festival kapsamında ayrıca “Göç ve Sürgün” başlıklı fotoğraf sergisi izleyiciyle buluşacak. Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu tarafından, Karşı Sanat Çalışmaları’nın desteğiyle hazırlanan sergi; göç, kaçış, hafıza ve aidiyet deneyimlerine odaklanıyor. Serginin küratörü Adil Okay da festival kapsamında yer alacak ve edebiyat çalışmalarından örnekler sunacak.
Buluşma ve dayanışma için bir alan
Dayanışma Festivali, siyasi tartışmaların, kültürün ve insanların bir araya gelmesinin buluştuğu bir alan olmayı amaçlıyor. Çatışmaların arttığı ve insan haklarının giderek daha fazla tehdit altında olduğu bir dönemde festival, dayanışma ve barış için ortak mücadeleye güçlü bir mesaj vermeyi hedefliyor.
Demirci, “Dört gün boyunca Köln, günümüzün önemli siyasi ve toplumsal meselelerinin konuşulduğu; farklı görüşlerin bir araya geldiği ve ortak bir gelecek üzerine düşünme imkânının yaratıldığı bir buluşma noktası olacak“ dedi.























































