Konukçu, sanat emekçilerinin güvencesizliğini Meclis’e taşıdı
TBMM’ye soru önergesi veren DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Devlet Tiyatroları başta olmak üzere kamuya bağlı sanat kurumlarında çalışan emekçilerin güvencesiz istihdamını gündeme taşıdı. Konukçu, tüm sanat, sahne ve teknik emekçilerinin 4/B kapsamında güvenceli bir statüye geçirilmesini istedi.
Avrupa Demokrat Haber Merkezi
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, kamuya bağlı kültür ve sanat kurumlarında çalışan sanatçıların, sahne ve teknik personelin yanı sıra idari ve destek emekçilerinin yaşadığı sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Konukçu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, aynı kurumda ve benzer çalışma koşullarında görev yapan çalışanların kadrolu, 4/B sözleşmeli, yıllık sözleşmeli sanatkâr memur ve yevmiyeli ya da günlük ücretli gibi farklı statülere ayrıldığını belirtti.
Bu uygulamanın çalışanlar arasında ücret, sosyal güvenlik, iş güvencesi, izin ve diğer özlük hakları bakımından ciddi eşitsizlikler yarattığını vurgulayan Konukçu, sanatçıların yaşadığı sorunun yalnızca sözleşme süreleriyle sınırlı olmadığına dikkat çekti.
Temsil ve görevlendirme günlerine bağlı olarak gelir elde eden emekçilerin, oyun ve proje sayısının azaldığı dönemlerde ciddi gelir kaybı yaşadıklarını belirten Konukçu, sanat emekçilerinin sezon aralarında geçimlerini sağlayabilmek için tamamen güvencesiz başka işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade etti.
Görünmeyen emek de güvence altına alınmalı
Tiyatro emekçilerinin uzun prova ve temsil saatleri, gece çalışmaları, turneler, ağır sahne işleri ile dekor ve teknik ekipmanların taşınması sırasında önemli sağlık ve güvenlik riskleriyle karşılaştığını kaydeden Konukçu, sahne arkasındaki emeğin çoğu zaman sanatçı istihdamına ilişkin tartışmaların dışında bırakıldığını belirtti.
Konukçu, “Tiyatronun görünen yüzü kadar görünmeyen emeği de kamusal güvencenin konusu olmalıdır” diyerek dekor, kostüm, ışık, ses, sahne kurulumu ve sökümü gibi alanlarda çalışan emekçilerin koşullarının da bütünlüklü biçimde ele alınmasını istedi.
Sınırlı kontenjana dayalı ve bölgesel olarak düzenlenen sınavların yıllardır kurum bünyesinde çalışan çok sayıda sanatçıyı dışarıda bıraktığını vurgulayan Konukçu, bu uygulamaların sanatçıların birikimini ve liyakatini yok sayan bir tasfiye ve eleme mekanizmasına dönüştüğünü ifade etti.
Konukçu, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un 2019 yılında yevmiyeli sanatçı ve teknik çalışanlara ilişkin olarak, “Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır” dediğini hatırlattı. Aradan geçen yıllara ve 2022’de “yıllık sözleşmeli sanatkâr memur” statüsü oluşturulmasına rağmen bazı sanat emekçilerinin günlük ücretle çalıştırılmaya devam etmesini “kabul edilemez bir çelişki” olarak değerlendirdi.
4/B kapsamında güvenceli geçiş talebi
Sanat emekçilerinin talebinin yeni bir istihdam alanı yaratılması olmadığını belirten Konukçu, hâlihazırda Devlet Tiyatroları bünyesinde çalışan ve kurumun sürekli üretim ihtiyacını karşılayan emekçilerin 4/B kapsamında düzenli ve güvenceli bir statüye geçirilmesini istedi.
Mevcut sistemin sanatçıları her gün yeniden işe başlatılan ve hiçbir güvenceye sahip olmayan bir döngü içerisinde tuttuğunu ifade eden Konukçu, sosyal güvenlik haklarına tam erişimin bulunmadığı bu çalışma düzeninin sanat emekçilerinin yaşamını ve geleceğini belirsizliğe mahkûm ettiğini vurguladı.
Kültür ve sanat alanındaki kamu politikalarının çalışanları güvencesizliğe mahkûm etmek yerine sanat üretimini ve sanat emekçilerini güvence altına alması gerektiğini belirten Konukçu, farklı istihdam biçimlerinden kaynaklanan eşitsizliklerin giderilmesi çağrısında bulundu.
Konukçu, önergesinde Bakan Ersoy’a şu soruları yöneltti:
- Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi başta olmak üzere kamu kültür kurumlarında kadrolu, 4/B sözleşmeli, 2022’de oluşturulan statüde ve yevmiyeli ya da günlük ücretli çalışanların sayısı kaçtır? Bir, beş ve on yıldan uzun süredir kadro güvencesi olmadan çalışan kaç emekçi bulunmaktadır?
- Bakanlık 2019 yılında yevmiyeli çalışanların iş güvenliğinin sağlandığını açıklamasına ve 2022’de yıllık sözleşmeli sanatkâr memur statüsü oluşturulmasına rağmen, sanat ve sahne emekçileri neden hâlâ kapsam dışında ve güvencesiz bırakılmaktadır?
- Temsil ve görevlendirme günlerine bağlı gelir elde eden, oyunların azaldığı dönemlerde gelir kaybı yaşayan ve sezon aralarında geçim sorunuyla karşı karşıya kalan emekçilerin durumu açık bir emek sömürüsü değil midir? Bu ödemelerin asgari ücret ve yoksulluk sınırı karşısındaki durumuna ilişkin şeffaf bir inceleme yapılacak mıdır?
- Sanatçıları her gün sıfırdan başlatan, sosyal güvenlik haklarına tam erişimi engelleyen ve çalışıp çalışmayacaklarını belirsiz hâle getiren sistem, Anayasa’nın sosyal devlet ve eşitlik ilkeleriyle nasıl bağdaştırılmaktadır?
- Yıllardır kurumun sahnelerinde, provalarında ve turnelerinde çalışan yüzlerce sanatçı varken, 300-350 kişilik oyuncu topluluğuna karşılık 200 kişilik sınırlı kontenjan sınavı açılması bir liyakat ölçütü müdür, yoksa deneyimli sanatçıları tasfiye etmeye yönelik bir tasarruf tedbiri midir?
- Sınav ve işe alım süreçlerinde liyakat, şeffaflık ve tarafsızlığı sağlamak amacıyla hangi objektif değerlendirme ölçütleri uygulanmaktadır? Bölgesel kontenjanlar nedeniyle yerelde yıllardır çalışan sanatçıların mağduriyetini önleyecek bir düzenleme yapılacak mıdır?
- Sahne arkasında çalışan emekçilerin karşılaştığı iş sağlığı ve güvenliği risklerine ilişkin kapsamlı bir analiz yapılmış mıdır? Fazla mesai, gece çalışması, turne, ücret ve diğer özlük haklarındaki farklılıkların giderilmesi için bir mevzuat çalışması bulunmakta mıdır?
- Dekor, sahne ekipmanı ve teknik malzemelerin taşınması, kurulması ve sökülmesi sırasında ortaya çıkan fiziksel risklere karşı hangi önlemler alınmaktadır?
- Farklı istihdam biçimlerinin yıllık izin, rapor, emeklilik, sosyal güvenlik, kıdem ve diğer özlük haklarında yarattığı kayıplar tespit edilmiş midir?
- Geçmişte günlük ücretli veya farklı sözleşmeli statülerde çalışan personelin hizmet sürelerinin kıdem, emeklilik ve diğer özlük hakları bakımından tanınmasına yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?
- Farklı istihdam biçimlerinin hangi görevlerde kullanılacağına ilişkin açık ve bağlayıcı bir personel politikası bulunmakta mıdır? Aynı veya benzer işi yapan çalışanlar arasındaki statü farklılıklarını ortadan kaldıracak bir model için somut takvim var mıdır?
- Güvencesiz ve günlük ücretli çalışma statüsünün, sanat ve sahne emekçileri üzerinde işini kaybetme korkusu yaratarak sanatsal ifade özgürlüğünü, sendikal hakları ve eleştirel sanat üretimini kısıtlayan bir baskı mekanizmasına dönüşmesi Bakanlığın bilinçli bir tercihi midir?
- Kamu kültür ve sanat kurumlarının artırılan bütçeleri, neden asıl yükü taşıyan yevmiyeli ve sözleşmeli emekçilerin haklarının iyileştirilmesine aktarılmamaktadır? İlgili harcama kalemleri kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılacak mıdır?
- Aynı veya benzer işi yapan çalışanlar arasındaki ücret, sosyal güvenlik, izin ve özlük hakkı farklılıklarını giderecek kalıcı ve yekpare bir istihdam modeli için somut bir uygulama takvimi bulunmakta mıdır?
- Bakanlık, yeni ve sınırlı kontenjanlı sınavlar ya da geçici çözümler yerine, kurumun üretimini sırtlayan mevcut sanat, sahne ve teknik emekçilerinin hak kaybına uğramadan 4/B kapsamında güvenceli statüye geçirilmesini sağlayacak bir modeli hayata geçirecek midir?

























































