Saksonya-Anhalt sonuçları Berlin için uyarı: Sandığa gidin!
Berlin Alevi Toplumu-Cemevi, Saksonya-Anhalt’ta AfD’nin yaklaşık yüzde 44 oy almasının Almanya’daki demokrasi ve birlikte yaşam kültürü açısından ciddi bir tehlikeye işaret ettiğini belirterek, Berlin’de yaşayan seçmenleri 20 Eylül 2026’da sandığa gitmeye çağırdı.
Avrupa Demokrat (Berlin)
Berlin Alevi Toplumu-Cemevi (BAT), 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta yapılan eyalet seçimlerinin ardından yazılı bir açıklama yayımladı. “Saksonya-Anhalt sonuçları Berlin için bir uyarıdır: Sandığa gidelim, demokrasiyi savunalım” başlıklı açıklamada, seçim sonuçlarının Almanya’da demokrasinin ve birlikte yaşam kültürünün karşı karşıya bulunduğu tehlikenin ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha gösterdiği belirtildi.
Açıklamada, AfD’nin oyların yaklaşık yüzde 44’ünü alarak açık ara birinci parti olduğu ve 83 sandalyeli eyalet parlamentosunda 39 sandalye kazandığı hatırlatıldı. AfD’nin mutlak çoğunluğu elde edemediği ancak ortaya çıkan sonucun Almanya’da ırkçı, yabancı düşmanı ve aşırı sağcı siyasetin ulaştığı boyut açısından son derece kaygı verici olduğu ifade edildi.
Demokratik değerler tehdit altında
AfD’nin elde ettiği başarının yalnızca bir seçim sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanan açıklamada, göçmenleri ve toplumun belirli kesimlerini dışlayan siyasi çizginin güç kazanmasının eşit yurttaşlık, insan hakları, hukuk devleti ve demokratik değerler açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu kaydedildi.
Bir siyasi partinin toplumdaki korkuyu ve ayrışmayı büyütmesinin, farklı kökenlerden insanların kendilerini bu ülkeye ait hissetmelerini zayıflattığına dikkat çekilen açıklamada, bu anlayışın birlikte yaşamı doğrudan tehdit ettiği belirtildi.
Saksonya-Anhalt seçimlerinde ortaya çıkan sonucun, Almanya’da demokrasinin karşı karşıya bulunduğu tehlikenin boyutunu açıkça gösterdiği ifade edilen açıklamada, AfD’nin ulaştığı oy oranının aşırı sağın toplumsal güvensizlikleri, ekonomik ve sosyal sorunları kullanarak toplumdaki korkuyu ve ayrışmayı derinleştirdiğini ortaya koyduğu belirtildi.
AfD’nin güç kazanmasının yalnızca siyasi dengeleri değil; özgürlükçü-demokratik düzeni, hukuk devletini, eşit yurttaşlık anlayışını ve birlikte yaşam kültürünü de tehdit ettiği vurgulandı. Demokratik güçlerin bu gelişme karşısında ortak sorumluluk üstlenmesinin ve demokratik değerleri savunmasının büyük önem taşıdığı kaydedildi.
Saksonya-Anhalt’ta ortaya çıkan tablonun Berlin eyaleti açısından da ciddi bir uyarı olarak değerlendirildiği açıklamada, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve toplumsal ayrışmaya karşı demokratik iradenin güçlü biçimde ortaya konulması gerektiği ifade edildi.
Şimdi sıra Berlin’de
Açıklamada, 20 Eylül 2026’da Berlin’de Eyalet Meclisi ve ilçe meclisi seçimlerinin yapılacağı hatırlatılarak, Saksonya-Anhalt’ta ortaya çıkan tablonun demokratik değerlere inanan herkes için ciddi bir uyarı olması gerektiği belirtildi.
Oy kullanma hakkına sahip herkese seçimlere katılma ve demokratik iradesini sandıkta gösterme çağrısında bulunulan açıklamada, oy kullanmanın yalnızca bir hak değil, aynı zamanda demokrasinin geleceği açısından önemli bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Sandığa gitmemenin, başkalarının vereceği kararların belirleyici olmasına yol açtığına dikkat çekilen açıklamada, özellikle ırkçılığın, yabancı düşmanlığının ve toplumsal ayrışmanın güçlendiği bir dönemde demokratik ve özgürlükçü değerlere sahip çıkanların sandığa gitmesinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Açıklamada, “Berlin’de yaşayan herkesin eşit haklara sahip olduğu, kimsenin kökeni, inancı veya kimliği nedeniyle dışlanmadığı bir toplum istiyoruz” denilerek, ırkçı ve yabancı düşmanı siyasetin toplumdaki etkisinin ve seçimlerde alacağı oy oranının mümkün olduğunca düşük kalmasının; demokrasinin, hukuk devletinin ve birlikte yaşamın korunması açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.
Berlin Alevi Toplumu-Cemevi açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:
“Hukuk devletini, insan onurunu, demokrasiyi ve birlikte yaşamı savunmak için oyumuzu kullanalım. Saksonya-Anhalt’taki sonuç Berlin için bir uyarıdır. Bu uyarıyı ciddiye alalım; sandığa gidelim, demokratik irademizi ortaya koyalım ve ırkçı siyasetin güç kazanmasına izin vermeyelim.”
























































