Almanya’da savaş politikalarına karşı enternasyonal mücadele: Köln’de “Rheinmetall’i Silahsızlandırın!” kampı sona erdi
Almanya’nın en büyük silah tekeli Rheinmetall’e, tırmandırılan militarist politikalara ve zorunlu askerlik dayatmalarına karşı düzenlenen “Rheinmetall’i Silahsızlandırın!” (Rheinmetall Entwaffnen) kampı, bu yıl 1-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Köln kentinde gerçekleştirildi.
Aralarında Yeni Demokratik Gençlik’in (YDG) de yer aldığı çok sayıda anti militarist hareket, Avrupa’nın dört bir yanından gelen gençlik örgütleri ve anti militarist aktivistler, ortak bir mücadele için bir araya geldi. Çadır alanında kurulan kolektif yaşam; paneller, atölyeler, kültürel programlar ve sokak eylemleriyle birleşerek bir hafta boyunca savaş politikalarına karşı güçlü bir mücadele yürütüldü.
1 Eylül Dünya Barış Günü Eylemi ve Anma Etkinliği
Kampın ilk günü olan 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, alanın kurulmasının ardından gençler kitlesel bir şekilde Köln sokaklarına çıktı. Yürüyüş boyunca sık sık “Rheinmetall’i Silahsızlandırın!”, “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!” ve “Filistin, Kürdistan; İntifada, Serhildan!” sloganları yükseldi. Gençlerin kamp alanından çıkışı sırasında polisin engelleme girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergilendi; kitle geri adım atmayarak 1 Eylül Barış Günü eylemine katılım sağladı.
Açılış konuşmalarının ardından akşam saatlerinde devrim ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için anlamlı bir anma etkinliği düzenlendi. Anmada Yetiş Yalnız ve İvana Hoffmann gibi devrimci mücadelenin sembol isimlerinin yanı sıra siper yoldaşlarının yaşamlarından kesitler sunularak mücadeleleri anlatıldı.
ATİK’ten Panel ve Umuda Haykırış Konseri
İkinci gün ise yoğun politik tartışmalar ve kültürel etkinliklerle devam etti. Çarşamba günü Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) tarafından İşçi Göçmenlerin Tarihi ve Gelişimi başlıklı bir diğer önemli oturum gerçekleştirildi. Türkiye’den Avrupa’ya 1960’lardan günümüze yaşanan işçi göçünün tarihsel gelişiminin ele alındığı sunumda; çalışma ve yaşam koşulları, toplumsal dışlanma ve ırkçılık ile politik ve sosyal mücadeleler merkezde yer aldı. Aynı zamanda göçmen işçilerin ve sonraki kuşakların günümüzdeki yaşam gerçeklikleri ile toplumsal rollerindeki değişimler kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.
Panellerin ardından akşam saatlerinde merkezi çadırda Grup Umuda Haykırış sahne aldı. Söyledikleri devrimci marşlar ve coşkulu ezgilerle sahneyi dolduran grup, alandaki kitleye unutulmaz anlar yaşattı. Söylenen parçalara hep bir ağızdan eşlik eden gençler ve katılımcılar, devrimci türküler eşliğinde omuz omuza halaylar çekerek coşkuyu zirveye taşıdı. Umuda Haykırış’ın yarattığı bu yüksek enerjili ve duygulu atmosfer, kitleye büyük bir moral ve enternasyonal dayanışma ruhu aşıladı.
Askeri Lojman Blokajı ve Polis Şiddeti
Perşembe günü kamptaki tartışmalar pratik eylemliliğe ve doğrudan protestolara dönüştü. İçinde ATİK ve YDG üyelerinin de bulunduğu anti militaristler, Köln-Lüttich’te bulunan Almanya Savunma Bakanlığı Personel Yönetim Dairesi’ni (Bundesamt für Personalmanagement) bloke etti. Eyleme Alman polisi sert bir şekilde saldırdı. Polisin orantısız güç kullanımı sonucu bir çok eylemci yaralandı. Eylemde sokak sağlıkçılarının tıbbi müdahalesi engellendi ve basın mensuplarının görüntü alması kısıtlandı. Yaşanan sert polis müdahalesi sırasında, aralarında Yeni Demokratik Gençlik (YDG) ve ATİK üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alındı. Polisin tüm baskılarına rağmen aktivistlerin kararlı duruşu sürdü.
Partizan Paneli ve Teorik Tartışmalar
Cuma günü kamptaki seminer ve atölyeler, mevcut savaş durumunu teorik açıdan tartışıldı. Partizan tarafından Mao’nun Çelişki Teorisi ve Günümüz Savaş Koşullarında Devrimci Duruş konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Marksist-Leninist-Maoist teorik çerçeveden hareketle günümüzdeki emperyalist paylaşım savaşları, bölgesel çatışmalar ve devrimci antimilitarizmin görevleri ele alındı. Yoğun bir katılımın olduğu panelde, özellikle gençlerin sorduğu sorular ve yürüttükleri tartışmalar daha sonrasında da devam etti.
Final Yürüyüşünde Polis Saldırısına Karşı Direniş Kazandı
Kamp sürecinin en kitlesel ve hareketli günü 5 Eylül Cumartesi günü yaşandı. Savaş ve silahlanma politikalarına karşı içinde ATİK, YDG ve Yeni Kadın’ın da yer aldığı final yürüyüşü gerçekleştirildi. Eyleme yaklaşık 4.000 kişi katıldı. Yürüyüşün başlamasından itibaren polisler kitlenin önünü keserek ilerlemesini engelledi ve göstericilere sert bir şekilde saldırdı. Polisin orantısız güç kullanımı sonucu 200’den fazla kişi yaralandı. Yürüyüşün bir bölümünü kuşatan ve eylemcilerin alandan ayrılmasına izin vermeyen polis, yaklaşık 300 kişiyi 7 saat boyunca çemberde tuttu. Polisin kitleyi çemberde tutmasını kınamak için aynı saatlerde Köln’ün birçok yerinde dayanışma mitingleri düzenlendi. Bu mitinglerde polisin, yürüyüş boyunca saldırgan tutumu kitleye anlatılarak, çemberdeki insanların serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Çemberde tutulan caddenin birçok yerinde de gruplar şeklinde toplanarak, dayanışma eylemleri düzenlendi. Bu eylemler, çember kaldırılmasına kadar devam etti.
Polis bu gözaltı uygulamasını yasal bir zemine oturtmak için kararı Köln Yerel Mahkemesi’ne (Amtsgericht Köln) devretmeye çalışsa da mahkeme yetkisizlik kararı vererek talebi reddetti. Hukukçular polisin bu tutumunun açık bir özgürlüğü gasp suçu olduğunu vurguladı. Eylemcilerin kararlı direnişi sonucu polis ablukayı hiçbir kontrol yapamadan kaldırmak zorunda kalırken, kitle yürüyüş rotası boyunca sloganlarla kamp alanına geri döndü.
Kamp Başarıyla Tamamlandı
Altı gün boyunca süren yoğun eylemlilik, teorik ve pratik mücadele, Pazar günü kamp alanının toplanması ve genel değerlendirmelerle tamamlandı. Polis şiddetine, gözaltılara, engellemelere ve ablukalara rağmen “Rheinmetall’i Silahsızlandırın!” kampı, militarizme ve savaş sanayisine karşı büyük bir direnişle gerçekleştirildi.
(ATİK Online)
























































