İngiltere’de yapay zekâ işe alımda ayrımcılığı artırıyor
İngiltere’de yapılan bir araştırma, işe alım süreçlerinde kullanılan yapay zekâ destekli otomatik eleme sistemlerinin etnik azınlıklara mensup adayları daha fazla dezavantajlı duruma düşürdüğünü ortaya koydu.
İngiltere’de işe alım süreçlerinde giderek yaygınlaşan yapay zekâ sistemleri, ayrımcılık tartışmalarını beraberinde getiriyor. Araştırmalar, otomatik eleme yazılımlarının özellikle etnik azınlıklara mensup iş arayanları olumsuz etkilediğini gösteriyor.
İngiltere Parlamentosu İnsan Hakları Ortak Komitesi (JCHR), yayımladığı raporda mevcut yasaların yapay zekânın insan hakları açısından oluşturduğu risklere karşı yetersiz kaldığını belirterek yeni yasal düzenleme çağrısında bulundu.
Etnik azınlıklara daha fazla ret
Etnik eşitlik alanında çalışan People Like Us kuruluşu ile Censuswide araştırma şirketinin 2 bin iş arayan kişiyle yaptığı araştırmaya göre, son iki yılda iş başvurusu reddedilenlerin yüzde 74’ü, en az bir ret kararının otomatik sistemler tarafından verildiğinden şüpheleniyor. Buna karşılık yalnızca yüzde 15’i başvurularının otomatik sistemlerle değerlendirildiği konusunda bilgilendirildiğini belirtiyor.
Araştırmada, etnik azınlıklara mensup adayların yüzde 41’inin başvurularına bir saat içinde ret yanıtı aldığı, beyaz adaylarda ise bu oranın yüzde 32 olduğu belirlendi.
İş arayanların yüzde 60’ı otomatik sistemler tarafından elenmemek için öz geçmişlerindeki bazı bilgileri gizlediğini veya değiştirdiğini ifade etti. Bu oran etnik azınlıklara mensup adaylarda yüzde 70’e yükseldi. Bazı adayların doğum ülkesi, dini ve kültürel kimliğini gizlediği, her 20 adaydan birinin ise ismini değiştirdiği kaydedildi.
Araştırmaya katılanların yüzde 27’si otomatik eleme sistemlerini aşabilmek için ChatGPT gibi yapay zekâ araçlarıyla öz geçmişini yeniden yazdığını belirtti. Adayların yüzde 81’i ise iş başvurularının artık bir insan tarafından değerlendirilmekten çok, bir makinenin testini geçmeye benzediğini düşünüyor.
İşverenlerin denetimi yetersiz
Araştırmaya göre, otomatik eleme sistemlerini kullanan işverenlerin yüzde 28’i sonuçların etnik kökene göre farklılık gösterip göstermediğini denetlemiyor. Denetim yapan işverenlerin yüzde 82’si ise sonuçlarda farklılıklar tespit ettiğini belirtiyor.
Ayrıca adayların yüzde 75’i otomatik ret kararlarına karşı insan tarafından yeniden inceleme talep edebileceklerini bilmiyor.
People Like Us, işverenlerden otomatik eleme sistemlerinin kullanıldığını adaylara açıklamalarını ve bu sistemleri bağımsız denetime açmalarını istedi.
Glasgow Üniversitesinden Dr. Mark Wong’un İngiltere Parlamentosuna sunduğu raporda da yapay zekânın yalnızca işe alımda değil, sağlık, eğitim, sosyal yardım, polislik ve göç uygulamalarında da ayrımcılığı artırabileceği uyarısı yapıldı.
Raporda, yeterli denetim ve toplumsal katılım sağlanmadan yapay zekânın yaygınlaştırılmasının “ırkçılığı otomatikleştirme” ve mevcut eşitsizlikleri derinleştirme riski taşıdığı vurgulandı.

























































