Feminizm

Published on Ekim 30th, 2026

0

SKB’den 25 Kasım çağrısı: Erkek şiddetine, devletin cinsel saldırılarına ve savaşa karşı sokağa

Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Avrupa, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınları erkek şiddetine, devletlerin cinsel saldırılarına, göçmenlerin sınır dışı edilmesine, faşizme ve emperyalist savaş politikalarına karşı mücadeleyi büyütmeye çağırdı. SKB, kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılara karşı uluslararası dayanışmanın ve ortak mücadelenin önemini vurguladı.

Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Avrupa, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, dünyanın farklı coğrafyalarındaki kadınların ataerkil kapitalist sistemin sömürü, şiddet ve katliam politikalarına karşı ortak mücadele yürüttüğünü belirtti.

Açıklamada, 25 Kasım 1960’ta Dominik Cumhuriyeti’nde diktatör Rafael Trujillo rejimi tarafından katledilen Mirabal kardeşlerin direnişine dikkat çekilerek, bu mücadelenin bugün de dünya kadın hareketinin birleşik mücadelesinde ve dayanışmasında yaşamaya devam ettiği vurgulandı.

Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılar artıyor

SKB, 25 Kasım’ın emperyalist savaş politikalarının, silahlanmanın, ırkçılığın, göçmen düşmanlığının ve kadınlara yönelik şiddetin arttığı koşullarda karşılandığını belirtti.

Açıklamada, NATO’nun daha fazla işgal ve silahlanma kararları aldığı, işbirlikçi faşist erkek egemen rejimlerin ise kadınların uzun yıllar süren mücadelelerle elde ettikleri hakları hedef aldığı ifade edildi. Başta Rojava Kadın Devrimi’nin kazanımları olmak üzere, cinsel eşitlik ve özgürlük alanındaki hakların gasp edilmeye çalışıldığına dikkat çekildi.

Avrupa’da faşizmin devlet eliyle önünün açıldığı, ırkçılık ve göçmen düşmanlığının sıradanlaştırılmaya çalışıldığı belirtilen açıklamada, emek sömürüsü, yoksulluk ve barınma hakkından yoksunluğun özellikle göçmenler olmak üzere milyonlarca insanı etkilediği kaydedildi.

SKB, bu politikaların kadınlar ve LGBTİ+’lar açısından ev içi şiddet, kadın cinayetleri, ayrımcılık ve katliamlarla daha da ağır sonuçlar yarattığını vurguladı.

Uluslararası kadın hareketi sokakları terk etmiyor

Açıklamada, bütün saldırılara rağmen uluslararası kadın hareketinin mücadelesini sürdürdüğü belirtilerek şöyle denildi:

“Rengi, ulusu, inancı, dili, cinsel yönelimi ne olursa olsun uluslararası kadın hareketi; emperyalist savaş saldırganlığına, faşizme, siyonizme, erkek şiddetine ve kadın katliamlarına, çocuk istismarı ve tecavüzüne, göçmen düşmanlığına ve LGBTİ+ varlığının inkârına karşı sokakları terk etmedi.”

SKB, kadınların gözaltında çıplak arama, taciz ve tecavüze maruz bırakılmasına, kürtaj ve nafaka haklarının gasp edilmesine karşı da mücadelenin sürdüğünü belirtti.

Türkiye ve Kürdistan’da kadın cinayetlerine karşı mücadele

Türkiye ve Bakur Kürdistan’da kadınların şüpheli ölümlerinin aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi için mücadelenin devam ettiği belirtilen açıklamada, Şule Çet ve Rojin Kabaiş’in isimlerine yer verildi.

SKB, nafaka ve kürtaj hakkı başta olmak üzere kadınların kazanılmış haklarının korunması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, iktidarın “Aile Yılı” ve “Aile On Yılı” politikaları da eleştirilerek, bu politikaların kadınları aile içine hapsetmeyi hedeflediği savunuldu. “Ailem güvende” söylemiyle yürütülen uygulamaların heteroseksist baskıyı güçlendirdiği belirtilerek, kadınların aile içinde yaşadıkları şiddete karşı mücadelelerinin sürdüğü ifade edildi.

Kadınların işyerlerinde karşılaştıkları emek sömürüsüne, mobbinge ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı seslerini yükseltmeye devam ettikleri de kaydedildi.

Fransa’da erkek şiddetine karşı adalet talebi

Fransa’daki kadın hareketinin mücadelesine de yer verilen açıklamada, Gisèle’den Lyhanna’ya uzanan erkek şiddeti ve kadın cinayetlerine karşı sokak eylemlerinin sürdüğü belirtildi.

SKB, kadınların ve çocukların korunmasını esas alan yasal düzenlemeler için mücadele edildiğini, sistematik erkek şiddetinin ve kadın katliamlarının faillerinin cezalandırılması talebinin yükseltildiğini ifade etti.

Fransa’da kadınların adalet taleplerini sokak eylemleriyle birleştirerek erkek egemen şiddete karşı mücadelesini büyüttüğü vurgulandı.

İsviçre’de göçmen kadınların sınır dışı edilmesine tepki

Açıklamada, İsviçre’de göçmen kadınların çocuklarının gözü önünde evlerinden ve kaldıkları kamplardan zorla çıkarılarak kelepçelenmesine ve sınır dışı edilmesine karşı yürütülen mücadeleye dikkat çekildi.

SKB, göçmen karşıtı uygulamaların yaygınlaşmasına karşı kadınların birleşik eylemlerle mücadele ettiğini belirterek, sınır dışı politikalarının özellikle göçmen kadınlar ve çocuklar üzerindeki etkilerine işaret etti.

Göçmen kadınların haklarının savunulmasının uluslararası kadın hareketinin ortak mücadele başlıklarından biri olduğu vurgulandı.

Almanya’da devletin cinsel saldırılarına karşı sessizlik kırılıyor

Almanya’daki gelişmelere de geniş yer verilen açıklamada, genç kadınların öncülüğünde sokak eylemlerinde, gözaltında ve cezaevlerinde uygulandığı belirtilen çıplak arama, taciz ve cinsel saldırılara karşı mücadelenin yükseldiği ifade edildi.

SKB, Anna ve Paula isimleri üzerinden devletlerin cinsel işkence ve saldırılarına karşı sessizliğin kırıldığını belirterek, kadınların yaşadıklarını kamuoyuna açıklamalarının ve dayanışmayı büyütmelerinin önemine dikkat çekti.

Açıklamada, Almanya’da kadınların cinsel saldırılara karşı rızayı esas alan “Evet Evettir” yasası talebini yükselttiği belirtilerek, devlet kurumlarında ve cezaevlerinde yaşandığı ifade edilen cinsel şiddet uygulamalarına karşı ortak mücadelenin geliştirilmesi çağrısı yapıldı.

Filistin’den Filipinler’e uluslararası dayanışma

SKB Avrupa, açıklamasında kadınların mücadelesinin ulusal sınırlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak Filistin’den Filipinler’e, İran’dan Hindistan’a, Türkiye ve Kürdistan’a kadar farklı coğrafyalardaki kadın hareketlerinin taleplerini sahiplendiklerini belirtti.

Ataerkil burjuva devletlerin politikalarına karşı kadınların kurtuluşunun sosyalizm mücadelesiyle bağlantılı olduğu ifade edilen açıklamada, enternasyonal kadın dayanışmasının büyütülmesi gerektiği kaydedildi.

SKB, Avrupa devletlerinin sokakta, gözaltında ve cezaevlerinde uygulandığı belirtilen çıplak arama, taciz ve cinsel işkenceyi normalleştirmeye çalıştığını savunarak, kadınları bu uygulamalara karşı direnmeye çağırdı.

25 Kasım’da sokaklara çıkma çağrısı

SKB Avrupa, açıklamasının sonunda 25 Kasım’da erkek şiddetine, kadın cinayetlerine, devletlerin cinsel saldırılarına, göçmenlerin geri gönderilmesine, faşizme ve savaşa karşı sokaklarda olunması çağrısında bulundu.

Kadın adaletinin ve öz savunmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten SKB, patriyarkaya, faşizme, kadın cinskırımına ve erkek devlet şiddetine karşı ortak mücadelenin büyütülmesini istedi.

Açıklama, “Yaşasın Kadın Dayanışması!”, “Erkek Devlet Şiddetine Son!” ve “Devletlerin Cinsel Saldırısına Karşı Sesini Yükselt!” sloganlarıyla sona erdi.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑