Faşizmin yenildiği gün
ATİK, 8 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda antifaşist mücadele ve tarihsel sorumluluğun hatırlatıldığı bir gün olduğunu vurguladı. Açıklamada, faşizme, savaşa, ırkçılığa ve militarizme karşı örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekildi.
Avrupa Demokrat Haber Merkezi
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), 8 Mayıs dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu tarihin Alman faşizminden kurtuluşu ve Avrupa’da İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın sona erişini simgelediğini belirtti. Açıklamada, 8 Mayıs’ın yalnızca bir anma ve minnet günü olmadığı, aynı zamanda tarihsel sorumluluğu hatırlatan önemli bir gün olduğu ifade edildi.
ATİK açıklamasında, 80 yıl önce Nazi Almanyası’nın yenilgiye uğratıldığı hatırlatılarak, milyonlarca insanın sistematik zulme maruz bırakıldığı vurgulandı. Yahudilerin, komünistlerin, Sinti ve Romanların, siyasi muhaliflerin, sendikacıların ve eşcinsellerin temel haklarından yoksun bırakıldığı ve katledildiği belirtilen açıklamada, kurtuluşun Sovyetler Birliği’nin Kızıl Ordusu’nun belirleyici rolü ve direniş hareketlerinin ortak mücadelesiyle kazanıldığı kaydedildi.
Açıklamada, “Bu zafer, insanlık tarihinin en karanlık dönemlerinden birine karşı verilen ortak mücadelenin sonucudur” denildi.
Faşizm bugün de sürüyor
ATİK, faşizmin geçmişte kalmadığını belirterek, günümüzde ırkçılık, milliyetçilik, otoriterleşme eğilimleri ve faşist örgütlenmelerin yeniden güç kazandığını ifade etti. “Bir daha asla” sözünün yalnızca geçmişe ait bir hatırlatma olmadığı belirtilen açıklamada, bunun bugüne ve geleceğe yönelik bir sorumluluk çağrısı olduğu vurgulandı.
Açıklamada, başta Orta Doğu olmak üzere dünya genelinde savaşların ve emperyalist çelişkilerin derinleştiği ifade edilirken, savaş ekonomisinin büyüdüğü ve silah şirketlerinin kârlarını artırdığı kaydedildi. Bu politikaların bedelini halkların ödediği belirtilirken, Avrupa’da da kaynakların giderek silahlanmaya aktarıldığına dikkat çekildi.
Kiraların ve yaşam maliyetlerinin arttığı, eğitim, sağlık, emeklilik ve sosyal güvenlik alanlarında kısıtlamaların gündeme geldiği ifade edilen açıklamada, bu yükün özellikle işçilerin, gençlerin, kadınların ve emekçilerin omuzlarına bırakıldığı belirtildi.
Antifaşist mücadele çağrısı
ATİK açıklamasında, barışın silahlanma yoluyla tesis edilemeyeceği belirtilerek, günümüzdeki emperyalist saldırganlığın kapitalist krizlerden kaynaklanan güç ve çıkar rekabetinin sonucu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, antifaşizmin yalnızca neonazi yapılara karşı bir mücadele olmadığı vurgulanarak, “Faşizmi ve savaşı üreten koşullara karşı verilen bütünlüklü bir mücadeledir” denildi. Milliyetçiliğe, ırkçılığa, faşizme, militarizme ve sömürü düzenine karşı durmanın bu mücadelenin ayrılmaz parçası olduğu kaydedildi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına, İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği soykırıma ve Yemen ile Lübnan’a yönelik saldırılarına karşı çıkmanın da bu mücadelenin bir parçası olduğu ifade edilen açıklamada, halkların mücadelesine destek çağrısı yapıldı.
ATİK, Avrupa’da 8 Mayıs’ın resmî tatil ilan edilmesi talebini yineleyerek, bunun yalnızca sembolik bir adım değil, tarihsel sorumluluğun üstlenilmesi ve aktif antifaşist bilincin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Açıklamanın sonunda ise “1945’teki kurtuluş bir lütuf değil; direnişçilerin, partizanların ve hayatta kalanların mücadelesiyle kazanılmıştır. Bu miras bugün hepimiz için bir sorumluluktur” denildi.
























































