İHD’den yasa taslağına 7 maddelik öneri: Tüm yargılamalar ortadan kaldırılmalı
İnsan Hakları Derneği, Meclis’e sunulan yasa taslağındaki bazı düzenlemelerin barış sürecinin ruhuyla bağdaşmadığını belirterek, 7 maddelik değişiklik önerisinde bulundu.
İnsan Hakları Derneği (İHD), Meclis’e sunulan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” isimli kanun taslağına dair 7 maddelik öneri açıkladı. İHD’nin sanal medya X hesabı üzerinden yapılan açıklamada, kanun tasarısının Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümü konusunda önemli bir ilk adım olarak görüldüğü belirtildi.
Sürecin başarısının bir demokratikleşme programı ile mümkün olabileceği vurgulanan açıklamada, yasa tasarısında sürecin ruhuna uygun olmadığı ve uygulamada sorunlara yol açma riski taşıdığı değerlendirilen hususlara ilişkin şu öneriler sıralandı:
‘SÜRE BELİRLENMELİDİR’
“*Kanun Tasarısının 1. maddesinde Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından yapılacak tespitin zamana yayılmadan ivedilikle yapılabilmesi için bu konuda makul bir süre (en fazla 1 ay gibi) belirlenmesi sürecin hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır.
TÜM YARGILAMALAR ORTADAN KALDIRILMALI
*Kanun tasarısının 3. ve 6. maddelerinde, örgüt militanları arasında suç tipi ve suç tarihi ayrımı gibi kategorik bir ayrım süreçten ve yasanın gerektirdiği beklentiyi karşılamadığını belirtmek isteriz. Bu yasanın bir bütün olarak Kürt meselesinin neden olduğu tüm yargılamaları veya mahkumiyetleri ortadan kaldırması, silahsızlanma ve toplumsal barış sürecini hızlandıracaktır.
KATEGORİK AYRIM SORUNLU BİR TASNİFTİR
*Tasarının 2. maddesi gereğince kapsam dışında tutulan ‘kasten öldürme suçu failleri’ sadece kategorik bir ayrım yapılması nedeniyle değil, aynı zamanda yargı içtihatlarındaki uygulama nedeniyle de sorunlu bir tasniftir. Zira uygulamada silah kullanmadan da bu suçun faili ve hükümlüsü olunabileceği gibi öldürmeye teşebbüs durumunda da TCK 302.md gereğince hüküm kurulmaktadır. Suç tipi açısından yapılan bu ayrım yasada korunacaksa en azından uygulamada bir krize yol açmaması bakımından yasadaki bu muğlaklık, ölümle sonuçlanmayan öldürmeye teşebbüs şeklinde düzenlenerek giderilmelidir.
SİYASET YASAĞI KABUL EDİLEMEZ
*Kanun Tasarının 3. 6. ve 7. maddelerinde belirtilen yargılama ve mahkumiyet kararlarının ertelenme süresi ile hak yoksunluğu (2 ve 3 yıl siyaset yasağı) süreleri sürecin nihai amacı olan siyasi katılım önünde engel oluşturmaktadır. Silahın yerine ikame edilmek istenen siyasi faaliyetlere katılımın kısıtlanması kabul edilebilir bir tutum değildir. Yasadan yararlanacak olanları siyasetin dışında tutuma çabası başka riskler taşımaktadır. Zaten denetim altında tutulan kişinin ayrıca siyasi faaliyetlerinin de engellenmesi gereksiz ve amaca uygun olmayan bir düzenlemedir.
İZLEME KURULU GENİŞLETİLMELİ
*Kanun Tasarısının 7. maddesinde belirtilen ve TBMM bünyesinde kurulacak olan ‘İzleme Komisyonu’ siyasi katılıma açık olması, aynı zamanda sivil toplum temsilcilerinin ve çatışma çözümünde uzman kişilerin dahil edilmesi barış sürecine olan toplumsal inanç ve güveni artıracağını düşünmekteyiz.
İŞLEMLER RESEN YAPILMALI
*Yasadan yararlanmak için başvuru koşulu silahlı militanlar açısından makul bir düzenleme olmakla birlikte, yurtdışında bulunanlar ve özellikle hapishanede tutulanlar için hiçbir makul gerekçesi bulunmamaktadır. Bu bakımdan yurtdışında olanlar ve hapishanede bulunanlar için adli ve idari işlemlerin başvuru beklenmeksizin resen yapılmasını önermekteyiz.
BARIŞ AKADEMİSYENLERİ VE KHK’LİLER KAPSAMA ALINMALI
*Fikirleri nedeniyle görevlerine son verilen Barış Akademisyenleri ve irtibat ve iltisak nedeniyle kamudan ihraç edilen kamu personelinin yasa kapsamının dışında tutulmuş olması, adalet duygusunu derinden sarsan bir yaklaşımdır. Barış Akademisyenleri ve kamudan ihraç edilen kamu personeli yasanın kapsamına alınmalıdır.” (MA)























































