Doğan Baş Hamburg’da toprağa verildi
Kurtuluş Hareketi’nin Kuzey Almanya’daki örgütlenmesine önemli katkılar sunan Doğan Baş, Hamburg’da yoğun katılımlı bir cenaze töreniyle toprağa verildi.
Avrupa Demokrat (Hamburg)
Yaklaşık bir yıldır kanser tedavisi gören Doğan Baş, 6 Temmuz 2026 gecesi yaşam mücadelesini kaybetti. Baş için 10 Temmuz’da taziye töreni düzenlendi. Ardından 13 Temmuz 2026 tarihinde Hamburg’da gerçekleştirilen cenaze töreniyle toprağa verildi.
Yoğun katılımla gerçekleşen cenaze törenine başta aile üyeleri olmak üzere, sevenleri, dostları ve bir dönem birlikte mücadele yürüttüğü yoldaşları katıldı.
30 Mart 1948 tarihinde Dersim’in Pertek ilçesinde dünyaya gelen Doğan Baş, 1968 sonrasında İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşlarından etkilenerek politikleşti ve Pertek’te yürütülen politik mücadelede yerini aldı.
Evliliğinin ardından 1973 yılında Almanya’ya gelen Baş, politik mücadelesini burada da sürdürdü. 1979 yılından itibaren uzun yıllar boyunca mücadelesine Kurtuluş saflarında devam etti. Kurtuluş Hareketi’nin Kuzey Almanya’da örgütlenmesi ve varlık göstermesinde önemli katkılarda bulundu.
Suzan Baş ile evli olan Doğan Baş’ın iki kızı, bir oğlu ve altı torunu bulunuyor.
Yoldaşları adına Necati Akın konuştu
Alevi Dedesi Ali Düzgün Gültekin tarafından yürütülen defin töreninde, sağlık sorunları nedeniyle cenazeye katılamayan Doğan Baş’ın yeğeni Musa Şeker’in gönderdiği mesaj Necati Akın tarafından okundu.
Yoldaşları adına da kısa bir konuşma yapan Necati Akın, Doğan Baş’ın ölümünün ardından konuşmanın kendisi için çok zor olduğunu söyledi. Akın, Baş’ın hem dostu, hem yoldaşı hem de manevi babası olduğunu belirterek, buna rağmen yoldaşları adına ona veda etmenin bir görev olduğunu ifade etti.
Doğan Baş’ın iyi bir insan, iyi bir eş, iyi bir baba ve iyi bir yoldaş olduğuna tanıklık ettiğini dile getiren Akın, Hamburg dışında yaşadığı için onun torunlarına nasıl bir dede olduğuna doğrudan tanıklık edemediğini, ancak çok iyi bir dede olduğuna yürekten inandığını söyledi.
Akın, Doğan Baş’ın Kurtuluş Hareketi’nin Kuzey Almanya’da örgütlenmesinde önemli katkılar sunduğunu, evini, olanaklarını ve ilişkilerini yoldaşlarına açtığını belirtti.
Konuşmasının sonunda Doğan Baş’ın anısı önünde saygıyla eğildiğini ifade eden Necati Akın, onun da “unutulmayacaklar kervanına katıldığını” söyledi. Ardından törene katılanları saygı duruşuna davet etti.
Musa Şeker: Sevgili dayımı özlem ve hasretle anıyorum
Doğan Baş’ın yeğeni Musa Şeker’in cenaze törenine gönderdiği mesaj şöyle:
“Doğan Baş, 1948 yılında Dersim’in Pertek kasabasına bağlı Gülbarın köyünde doğmuştur. Köyün adı 1960 yılından sonra Söğütlütepe olarak değiştirilmiştir.
Dedesi, Pilvenk aşiretinin ileri gelenlerinden Aliye Jarık’tır. Aliye Jarık, Elazığ’ın Palu ilçesindeki Kezin Dağı’nda, Şeyh Sait olayları sırasında yaşanan silahlı çatışmada vurulmuştur. Cenazesi, yoldaşları tarafından uzun ve meşakkatli bir yolculuğun ardından Gülbarın köyüne getirilerek defnedilmiştir.
Aliye Jarık adına yakılan türküler dengbejler tarafından söylenirdi. Mazlumları her zaman koruduğu için yörede çok sevilir ve sayılırmış.
Doğan Baş’ın annesi Sultan ise Seyit Rıza’nın çok yakın akrabaları Xece ve Zezek’in kızıdır. Bu nedenle Doğan Baş, Seyit Rıza’nın da yeğeni sayılır.
1968 yıllarındaki gençlik hareketinin yansımaları Dersim’in Pertek ilçesinde de yaşanıyordu. Kasabada genellikle sağcılar hakimdi. Kasabaya gelen Kürtlerle alay ediliyor, yaşlılara, gençlere ve çocuklara yönelik saldırılar yoğunlaşıyordu.
Doğan Baş da tıpkı dedesi Aliye Jarık gibi haksızlıklara karşı verilen mücadelede önemli bir figür oldu. Dersim bölgesine gelen İbrahim Kaypakkaya ve yoldaşlarına yardımcı oldu. Oğlu Ali Haydar’ın ismi de oradan gelmektedir.
Kısacası o dönemde Doğan Baş’ın yumruğu kasabaya sükunet getirirdi. Dedem, başına bir iş gelmesin diye büyük dayım Ali Rıza’ya baskı yaparak onu yengem Zuşan ile evlendirdi ve Almanya’ya gönderdi.
Annem Seme’nin üç kardeşinden ikincisiydi. Hamburg’dan önceki yaşamı kısaca böyleydi. Hamburg’daki yaşamı ise biliniyor.
Sevgili dayımı özlem ve hasretle anıyorum. Işıklarda uyu. Kalbim acı içinde.”


























































