Almanya

Published on Eylül 8th, 2026

0

DİDF: Aşırı sağın göçmen düşmanlığını kopyalamak çözüm değildir

DİDF, Saksonya-Anhalt seçimlerinde AfD’nin açık ara birinci çıkmasının ardından yaptığı açıklamada, aşırı sağın göçmen ve mülteci karşıtı politikalarını taklit etmenin AfD’nin yükselişini durdurmadığını belirtti. Federasyon, aşırı sağla gerçek mücadelenin sosyal kısıtlamalara, silahlanmaya, savaşa, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı ortak mücadeleden geçtiğini vurguladı.

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF), Saksonya-Anhalt eyaletinde pazar günü yapılan seçimlerin ardından yazılı bir açıklama yayımladı. AfD’nin açık ara birinci çıkmasının Almanya’da yaşayan göçmenler açısından tedirginliği artırdığı belirtilen açıklamada, diğer partilerin aşırı sağın göçmen ve mülteci politikalarını kopyalamasının çözüm olmadığı ifade edildi.

DİDF Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, AfD’nin seçimlerden önce iktidara gelmesi halinde ilk 100 günde uygulayacağını duyurduğu “Remigration” (Tersine Göç) politikasına dikkat çekildi.

Aşırı sağın güçlenmesinin yalnızca göç politikaları üzerinden ele alınamayacağı belirtilen açıklamada, ekonomik ve sosyal sorunlar, sosyal haklarda yapılması planlanan kısıtlamalar, silahlanma ve savaş politikalarının da aşırı sağın güçlenmesine zemin hazırladığı kaydedildi.

DİDF, Türkiye kökenli göçmenlere de ırkçılık, ayrımcılık, sosyal kısıtlamalar ve savaşa karşı yürütülen mücadelede daha aktif yer alma çağrısı yaptı.

DİDF’nin açıklaması şöyle:

“Pazar günü Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimlerde aşırı sağcı, ırkçı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin açık arayla birinci çıkması, az bir farkla da olsa salt çoğunluğu kaçırması bir kez daha Almanya’da yaşayan biz göçmenleri tedirgin etmiştir. Eyalette iktidara geleceği ilk 100 günde yapacaklarını daha önce ilan eden AfD, göçmenler ve mültecilere karşı ‘Remigration’ (Tersine Göç) planını hayata geçireceğini, nefreti körükleyeceğini açık olarak ilan etmişti.

Saksonya-Anhalt’ta ortaya çıkan sonuç, aşırı sağın göçmenler ve mülteciler politikasını taklit etmenin, kopyalayarak seçim programına yazmanın çözüm olmadığını bir kez daha açıkça göstermiştir. Hem federal hem eyaletler düzeyinde bundan vazgeçmediği takdirde önümüzdeki seçimlerden de farklı bir tablo çıkmayacaktır. Bu nedenle kendisine ‘demokrat’ diyen partilerin acil şekilde yapması gerekenlerin başında, aşırı sağın göçmenler ve mülteciler konusunda yaptığı demagojileri boşa çıkaracak bir söylem ve eylem içinde olması geliyor.

Aşırı sağın yükselişine neden olan, onu var eden ekonomik, sosyal, toplumsal sorunlar çözülmeden kısa sürede bir düşüşün olmasını beklemek hayaldir. Üstelik, iş başındaki hükümet ‘reform’ adı altında sağlık, bakım, emeklilik başta olmak üzere pek çok alanda ilan ettiği sosyal kısıtlamaların halkın yaşam koşullarını zorlaştırdığı, gelecek endişesini büyüttüğü açıktır. Sosyal saldırı programlarının altına imza atanlar, silahlanma ve savaş için devasa bütçeler ayıranlar aynı zamanda aşırı sağın güçlenmesine davetiye çıkardıklarını bilmelidir. Bu nedenle aşırı sağla gerçek anlamda mücadelenin yolu sosyal kısıtlamalara, silahlanmaya ve savaşa karşı çıkmaktan geçiyor.

Son seçimlerle birlikte öncesine göre daha fazla tedirgin hale gelen Türkiye kökenli göçmenler olarak bu nedenle ırkçılığa, ayrımcılığa, sosyal kısıtlamalara ve savaşa karşı verilen mücadele içinde yer almamız gerekiyor. Yaşadığımız ülkede ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı güçlü bir mücadelenin olduğunu unutmamız gerekiyor. Bu nedenle yükselen aşırı sağa karşı verilen mücadelenin parçası olduğumuz takdirde hep birlikte yükselen ırkçılığı ve milliyetçiliği püskürtmemiz mümkün.”


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑