Politik tutsaklar paneli
Köln’de 1-6 Eylül haftasında “Rheinmetall’i Silahsızlandırın” Kampında politik tutsaklara dair ortak bir panel gerçekleştirildi.
2 Eylül’de “İstanbul’dan Stammheim’a ve İran’a – Tüm Siyasi Tutsaklara Özgürlük” başlığı altında yapılan panele, politik tutsaklarla dayanışma örgütleri olan Tutsakların Sesi Platformu (TSP), “Solikreis für Daniela Klette” (Daniela Klette Dayanışma Çemberi) ve “Prisoners Dialoge”den sunumlar yapıldı. Her üç örgüt, uluslararası düzeyde tutsakların siyasi durumuna dair aktarımlarda bulundu.
Daniela Klette Dayanışma Çemberi, Daniela Klette’nin durumu, tutukluluk koşulları ve davaları da dahil olmak üzere Almanya’daki güncel yargı süreçlerinden bilgiler aktardı. Panele katılan iki konuşmacı, Budapeşte Kompleksi ve ULM 5‘in mevcut davalarına ışık tutarak, bu vakayı Almanya’da genel olarak artan baskıların bir parçası olarak ele aldı. Dayanışma Çemberi konuşmacılarından biri, “Ceza Kanunu’nun 129. Maddesi (suç örgütü üyeliği) kapsamındaki siyasi yargılamalar bu kriminalizasyonun temelini oluşturuyor” dedi. ULM 5 davasında, kriminalizasyonun asıl motivasyonunun Almanya’nın “devlet aklı” (Staatsräson) olduğunun açıkça görüldüğünü; aksi takdirde bir mala zarar verme davasının sıradan bir sulh ceza mahkemesinde karara bağlanacağını belirtti.
Ardından TSP temsilcisi söz alarak Suriye’de bulunan gazeteciler Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad‘ın davası hakkında bilgi verdi. Konuşmada, Ocak ayında Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) tarafından başlatılan büyük saldırının siyasi arka planı, Eva Michelmann’ın aktarımları üzerinden tutukluluk süreci ve önümüzdeki görevler anlatıldı. Bu bağlamda, özellikle Türkiye’deki siyasi tutsakların durumu ve Ahmet Polad’ın Türk devletine iade edilmesi halinde karşılaşacağı kriminalizasyon tartışıldı. Konuşmacının şu sonucu vurgulaması merkezi bir önem taşıyordu: “Eva Maria Michelmann’ın özgürlüğü için verilen mücadele, siyasi tutsaklar için mücadele ettiğimizde kazanabileceğimizi kanıtlıyor. Aynı durum, Ahmet Polad için, hukuka aykırı bir şekilde Macaristan’a iade edilen Maja T. için ya da iade edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Fransa’daki antifaşistler Gino ve Zaid için kendimizi konumlandırdığımızda da geçerlidir.”
Son olarak, Prisoners Dialoge örgütünden iki konuşmacı İran’daki siyasi tutsakların hapishane koşulları hakkında bilgi verdi. Konuşmanın odağında özellikle devlet eliyle gerçekleştirilen idamlar yer aldı. Konuşmacılara göre, 2025 yılında resmi olarak belgelenmiş 2100’den fazla idam gerçekleşti. Bu doğrultuda, siyasi tutsakların gerçekleşen idamlara karşı çıkmak ve hapishanede de siyasi mücadelelerini sürdürmek amacıyla 130 haftadan uzun süredir her salı günü açlık grevine gittikleri “Salı Eylemleri”ne vurgu yaptılar.
Panel, dinleyicilerden gelen sorular ve militarizm, savaş ile siyasi tutsaklar için yürütülen mücadele arasındaki bağların ele alındığı ortak bir tartışmayla sona erdi.
























































