Birçok kentte ‘Barış için adım at’ yürüyüşü
DEM Parti; Amed, İstanbul, Ankara ve Van’da gerçekleştirdiği yürüyüşte iktidara adım atma çağrısında bulunarak, “Süreç, özgür, eşit ve demokratik yaşamı inşa etme ve kazanma sürecidir. Yaşasın mücadelemiz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Kürt Ulusal Demokratik Hareketi Lideri Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınması başta olmak üzere müzakere süreci kapsamında yasal ve hukuki adımların atılması talebiyle “Gavek ji bo Aştiyê/Barış İçin Adım At” şiarıyla birçok kentte yürüyüş gerçekleştirdi.
ANKARA
Aralarında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın da olduğu, il ve ilçe örgütleri ile çok sayıda siyasi parti, sivil toplum örgütü ile kişinin katıldığı kitle, Yüksel Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. Kitle sloganlar eşliğinde yürüyüşünü Sakarya Meydanı’na kadar gerçekleştirdi.
Yürüyüşün ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan konuştu.
‘TÜRKİYE TARİHİ BİR DÖNEMEÇTE’
Bakırhan, barış için yürüdüklerini belirterek, Türkiye’nin tarihi bir dönemeçte olduğunu söyledi. Bakırhan, şunları söyledi: “Tek taraflı çok ciddi adımlar da atıldı. Sayın Öcalan’ın çağrısıyla birlikte çok önemli tarihi günler yaşıyor Türkiye. Bir buçuk yıldır devam eden ama henüz tek taraflı adımları aşmayan bu süreçte burada halklarımızla birlikte, kadınlarla, gençlerle, öğrencilerle Türkiye’nin demokratik kitle örgütleriyle siyasi partilerle birlikte artık iktidara, devlete, yürütmeye adım at diyoruz.”
Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması çağrısı yapan Bakırhan, toplumsal mücadelenin önemine dikkat çekerek, “Bizler bu alanları binlerle, on binlerle doldurabilirsek cezaevlerinde tek bir siyasi tutsak kalmaz. Tek bir belediyede kayyım kalmaz. Tek bir doğamız, çevremiz katledilmez. Tek bir insanımız düşüncelerini ifade ettiği için cezaevlerine koyulmaz. Onun için hep birlikte bugünden sonra daha güçlü bir şekilde alanları doldurarak, bir buçuk yıldır sessizliğini koruyan, barış süreci için gerekli olan adımları atmayan bu yürütmenin, bu iktidarın adım atmasını sağlayabiliriz” dedi.
VAN
Van AVM arkasından başlayan yürüyüşe kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. AVM arkasında bir araya gelen kitle, kadınlar ve gençler öncülüğünde yürüyüşe başladı. Kitle, “Ciwan Rebêrê xwe dixwaze” yazılı pankartla Musa Anter Parkı’na yürüdü. Kitle yürüyüşte sıklıkla, “Bijî Serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe”, “Rojava Rojhilate Kurdistan yek welat e” sloganları attı.
Yürüyüş sonrası Musa Anter Parkı önünde yapılan açıklamada konuşan DEM Parti İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt, “Bu süreçte samimi adımlar atılmalı. Hala tutsaklarımız var. Siyasi tutsaklar bir an önce serbest bırakılmalı, kayyımlar geri çekilmelidir. Yüz yıllardır aynı politikalara karşı Kürt halkı diz çökmedi, çökmeyecek” dedi.

AMED
Bağlar’da bulunan 5 No’lu Hapishane önünden başlayan yürüyüşe, binlerce kişi katıldı. Yürüyüşte “Şimdi özgür Önderlikle buluşma zamanı” ve “Hemen şimdi özgürlük hemen şimdi barış” pankartları açılırken, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî aşitî” sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından açıklama gerçekleştirildi.
Ardından söz alan Tülay Hatimoğlulları, Barış Anneleri’ne hitaben, “Asla barış demekten vazgeçmediniz, barış tülbentlerinizle Ankara’ya gittiniz, vazgeçmediniz. Beyaz tülbentlerinizle, ‘Barış için adım at’ dediniz. Barış Anneleri’ne binlerce kez selam olsun. Amed’den Ankara’ya, İstanbul’, Wan’a, Hakkari’ye, Türkiye’nin dört bir yanında barış sevdalıları, ‘Barış için adım at’ yürüyüşünde. Şu an yürüyüşte olan herkese binlerce kez selam olsun” dedi.
İSTANBUL
DEM Parti İstanbul İl Örgütü Kadıköy’de bulunan Boğa Heykeli’nden iskeleye yürüyüş gerçekleştirildi. “Gavek ji bo aştiye/Barış için adım at” ve “Demokratik toplum ile demokratik ulusa” pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana zindana” ve “Bê Serok jiyan nabê” sloganları atıldı.
İlk olarak DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar söz aldı. İktidarın halklar inançlar arasında ayrımcılık yaparak duvarlar ördüğünü dile getiren Arife Çınar, bunun nedeninin iktidarın tarihsel olarak yürüttüğü politikalar olduğunu kaydetti.
ORTAK AÇIKLAMA
Yürüyüşlerde okunan ortak basın açıklaması şu şekilde: “Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının üzerinden tam 15 ay geçti. Hem bölgesel hem de küresel düzeyde büyük bir yankı uyandıran bu çağrı, yüz yılı bulan Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için başta Kürt halkı olmak üzere tüm Türkiye halklarında büyük bir umut yarattı.
HUKUKSUZLUĞA DUR DEMEK İÇİN ADIM ATIYORUZ
15 aylık süreçte bu komisyon raporu dışında somut bir tek adım dahi atılmış değildir. Hasta ve siyasi tutsaklar hala cezaevinde, özgürlük yasalarına ilişkin net bir söylem dahi kurulmamakta, kayyım rejimi hala yürürlükte, baş müzakereci Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsü henüz yasal bir çerçeveye kavuşturulmuş değil. Siyasi iktidar, süreci bekletmeye ve geciktirmeye dönük bir pratik sergilemekte.
‘EŞİTLİK, ADALET, DEMOKRASİ İÇİN ADIM ATIYORUZ’
Kürt meselesinin demokratik çözümü için, eşitlik adalet ve demokrasi için, kayyım rejimine son verilmesi için, hasta ve siyasi tutsakların özgürlüğü için, anadilinde eğitim hakkı için, antidemokratik, hukuksuz tüm uygulamalara dur demek için bugün adım atıyoruz.
‘SÜREÇ KAZANMA SÜRECİDİR’
Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir tarafından siyasi iktidara sesleniyoruz, meydanlara, sokaklara, caddelere taşan bu barış iradesine ses verin. Sorumluluk alın. Barış için adım atın. Çünkü barış şimdi aldığımız nefes kadar bir ihtiyaçtır. Zaman, kapsayıcı ve bütüncül yasal düzenlemelerle demokratik siyasete nefes aldırma zamanıdır. Süreç, özgür, eşit ve demokratik yaşamı inşa etme ve kazanma sürecidir. Yaşasın eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelemiz!” (etha)

























































