Makaleler

Published on Haziran 27th, 2026

0

NATO’ya selam, gözaltına devam! | Umur Talu


NATO devleti, NATO zirvesinde, belki NATO’ya karşı olan ama başkaca da suçu olmayan vatandaşlarını “muhtemel terörist” sayarak NATO’nun şeyini korumakta!

Son maçta, son nefeste, elvedada ABD’yi yeniyorsun… oradaki taraftarın seviniyor, buradakiler “bir teselli” alıyor… Nihayet açılan, hücum oynayan (liderliği garanti) bir rakip bulunca fena da oynamamışsın.

Ama aslında yeniksin! Ruhunda kara, karanlık bir şeyler var; ülkenin damarlarında akıyor.

NATO Zirvesi, ki esasen ABD’dir (veya öyleydi) “önüne geleni “toplatıyor. Gözaltılar, gözaltılar, gözaltılar. “Türkiye’yi terörle anılan bir ülke olarak göstermek isteyebilirler”miş.

“NATO’ya karşı olmak” terör mü, teröristlik mi? Cumhurbaşkanı da, başbakanken de sonrasında da, NATO’yu defalarca eleştirdi. Mecbur mu herkes “NATO kafa” olmaya!

“Tepeden tırnağa bir yargı kararı devleti” “demokrasi görünümlü Şahin”i rektifiye edip duruyor. Ana muhalefeti dinamitle, seçilmişleri içeri al, korkuttuklarını transfer et, muhalifleri topla, gazetecilik yapmaya çalışanlara gözdağı ver… bu arada “sessiz millet çoğunluğu”nun haklarını, sofrasını, çocuklarının geleceğini, tarlasını, ormanını gasp et!

Sizin gurur duyduğunuz Demokrat Parti iktidarı nasıl NATO’ya yanaşmak için Kore’ye asker gönderip onca evladın cenazesini almışsa, protesto etmek de haktır, özgürlüktür.

O DP iktidarı nasıl “Barış” diyenleri, o savaşa karşı çıkanları toplamışsa, yarım asrı çoktan geçmiş bir Türkiye’de aynısını yapan bir iktidar var. Zirveye ev sahipliği hakkınızsa, bu ülkenin kimi “ev sahibi”nin buna ve NATO’ya karşı çıkması da haktır.

Bir zamanlar çok sevgili bir muhabir arkadaşımız vardı; Emniyet’i, karakolları arar, “Muhtemel bir vukuat var mı?” diye sorardı. Onunki yine zararsız; ama iktidar yargısının yaptığı şu: İşlenmemiş bir suç isnat ederek, “muhtemel bir vukuat” varsayımıyla, insanları evlerinden toplatıyor.

Trump “Erdoğan’a saygımdan ötürü NATO zirvesine katılıyorum” demiş… Daha ne desin, ülkesinde insanları özel timlerle, “rengi koyu, bu kaçak göçektir, suç işler” diye toplatan biri!

Yazının burasında yıllar yıllar önceki bir “NATO’ya saygı” yazımı “gözaltınıza” alayım:

Ben de çok sevindim: Türkiye NATO’nun prestijini korumuş!

En yüksek düzeyden devlet bunu beyan ediyor… Ve mutlu olmamız isteniyor.

NATO’nun prestijini koruduk, diye.

Oysa daha somut bir şeyle gurur duyun, duyabiliyorsanız. Topraklarınızda, NATO’nun (esasta ABD’nin) 90 adet nükleer bombası, “bir elinde cımbız, bir elinde ayna” yatıyor!

60 yıldır, Kore’den askeri darbelere, Gladio’lardan işkencehanelere, Soğuk Savaş’tan Afganistan ve Irak işgalinde koalisyon ortaklığına; “NATO’nun prestijini koruyan” bir devlet üstünde nasıl da mutabık kaldı bizimkiler!

Hiç fark etmedi… Demokrat mı, 27 Mayıs darbecisi mi, Adalet mi, CHP mi, 12 Mart balyozcuları, 12 Eylül “bizim çocukları” mı, milliyetçi, ulusalcı, muhafazakar mı, liberal mi, hiç fark etmedi!

Bir devlet düşünün… Topraklarında, başta komşularına karşı kullanılmak üzere… En az yarısından fazlası fiili denetimi dışında… 90 kadar “atom bombası” bulunduruyor… Ve bu konuda kendi halkına, kendi çocuklarına, kendi Meclis’ine, kendi vicdanına karşı en ufak bir hesap şu yana, bir kelime izahat bile vermiyor!

Bir devlet düşünün… Daha kendi topraklarını işgal etmiş 90 nükleer başlığın kime karşı kullanılabileceği konusunda sessiz, mahcup; sivil ve askeriyle işbirlikçi, müstakbel suç ortağı kalmış… Sonra gidip yoksul dünyaya karşı zengin dünyanın robot ruhuna kalkan edilecek projelerde “itibar” kovalıyor!

Baş aşağı bir dünya bu: Elinde zaten nükleer silahların babası olanlar, nükleer silah edinmesi muhtemel aday adaylarına karşı kalkan kuşanıyor.

Kılıç zaten elinde olanlar, muhtemel kılıca karşı kalkan ediniyor!

Tarihte atom bombası atmış, yüz binlerce insanı, çoluk çocuk ya o anda katletmiş, ya onlarca yıl bedenlere yapışacak hastalıklara batırmış tek devlet var. Ama o da falancanın nükleer bomba geliştirme ihtimaline karşılık herkesi peşine takıp “kalkan” şey ediyor!

Ortadoğu’da nükleer silaha fiilen sahip tek devlet var: Ama o İsrail, “kalkancılar”ın öncelikle korumak istediği özel çocuk! Ortadoğu’ya nükleer silah yığmış bir, iki devlet var: Başta ABD, onlar “kalkancı” başı.

Ortadoğu’nun yanı başında nükleer silaha sahip iki “yoksul” devlet var: Hintliye, Pakistanlıya birbirine karşı nükleer yığınak yaptıranlar da aynı “zengin kalkancılar”.

Ortadoğu’da, işgal altında olmadığı ve çoook bağımsız olduğu halde, yıllardır komşularına karşı nükleer silah deposu haline sokulmuş tek devlet, “son Türk devletiniz” var: O da NATO’nun prestijini korumakta!

Bugün olan da şu: NATO devleti, NATO zirvesinde, belki NATO’ya karşı olan ama başkaca da suçu olmayan vatandaşlarını “muhtemel terörist” sayarak NATO’nun şeyini korumakta!


Seçtiklerimiz: Umur Talu – T24 – 27.06.2026


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑