Aykol son yolculuğuna uğurlandı: Yolun yolumuzdur, Rêya te rêya me ye
Özgür Basın’ın “devrimci çınarı” Hüseyin Aykol, ardında mücadeleyle örülmüş bir yaşam, binlerce öğrenci ve unutulmayacak bir miras bıraktı.
Hayatını kaybeden Kürt basının önemli isimlerinden Gazeteci Hüseyin Aykol için bugün Ankara’da cenaze töreni düzenlendi.
Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde yapılan törene, Aykol’un ailesi, çalışma arkadaşları, gazeteciler, siyasetçiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.
MA ve JinNews’in aktardığı bilgilere göre, tedavi gördüğü hastaneden tören salonuna getirilen Hüseyin Aykol’un cenazesini meslektaşları omuzlayarak sahneye taşıdı. Aykol’un tabutunun üzerine kırmızı karanfiller bırakıldı. Salona, “Özgür Basın’ın devrimci çınarı, seni unutmayacağız” yazılı pankart asıldı.Törende Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Selman Çiçek, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MGK) üyeleri, Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş) Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivisti Sebahat Tuncel ve çok sayıda milletvekili yer aldı.
Özgür Basın emekçilerinin mesajı okundu
Törende Özgür Basın emekçilerinin Hüseyin Aykol için kaleme aldığı mesajı gazeteci Reyhan Hacıoğlu okudu. Mesajda Aykol, “mamoste”, “hoca” ve “yoldaş” olarak anıldı; yaşamını halkların eşitliği, özgürlük ve hakikat mücadelesine adadığı vurgulandı.
Mesajda, Aykol’un işkencehanelerde ve cezaevlerinde dahi savunduğu değerlerden vazgeçmediği, dışarı çıktığında ise hem içeridekilerin hem de ezilenlerin sesi olduğu ifade edildi. Hapishanelerden gelen mektupları her sabah ilk iş olarak okuduğu, “İçeriden” köşesiyle zindanların sesini kamuoyuna taşıdığı hatırlatıldı.
Özgür Basın emekçileri mesajda, Hüseyin Aykol’un 37 yıl boyunca özgür basın geleneği içinde baskılara, tutuklamalara, gazete binalarının bombalanmasına rağmen geri adım atmadığını vurguladı. Yazılarında yoldaşlarına duyduğu özlemi ve mücadele kararlılığını her zaman hissettirdiği belirtildi.
Mesajda ayrıca Aykol’un genç gazetecilere yaklaşımı da anlatıldı. Eleştiriyi “bir çiçeği yaşatmak” metaforuyla anlatan Aykol’un, dengeyi ve yoldaşça tutumu öğrettiği vurgulandı. “70 özgür basın emekçisinin yükünü taşıyorum” sözleri hatırlatılarak, bu mirasın şimdi binlerce gazetecinin omuzlarında olduğu ifade edildi.
Mesaj, “Yolun yolumuzdur, Rêya te rêya me ye” sözleriyle sona erdi.
Nuray Çevirmen: “Ona veda etmiyorum”
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajının okunmasının ardından Hüseyin Aykol’un yol arkadaşı Nuray Çevirmen söz aldı. Çevirmen, Aykol’un tedavi sürecinde 80 gün boyunca onunla konuştuğunu ve onu duyduğuna olan inancını hiç kaybetmediğini söyledi.
Özgür Basın emekçilerinin bu süreçte kendisini hiç yalnız bırakmadığını vurgulayan Çevirmen, Aykol’a Sadi Şirazi’den dizelerle seslendi. Şiirde özlem, yarım kalan umutlar ve bekleyiş duygusu öne çıktı.
Tuncer Bakırhan: “Biz sana borçluyuz”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, törende yaptığı konuşmada Hüseyin Aykol’u uzun yıllardır tanıdığını belirtti. Aykol’un mütevaziliğine, disiplinine ve işine duyduğu bağlılığa dikkat çeken Bakırhan, Aykol’un her gün büroyu ilk açan kişi olduğunu vurguladı.
Bakırhan, Hüseyin Aykol’un “Ben Kürt halkına borçluyum” sözlerini hatırlatarak şunları söyledi:
“Ben de bir Kürt olarak diyorum ki Hüseyin yoldaş, sen bize değil biz sana borçluyuz. Bu borcu özgür, demokratik ve eşit bir ülke yaratarak ödeyeceğiz. Sana, Apê Musa’ya, Gurbetelli Ersöz’e, Nagihan’lara ve Nazım’lara sözümüzdür.”
“Onurunu lekeleyecek hiçbir şeyi kabul etmedi”
Aykol’un arkadaşı Aytunç Altay, Hüseyin Aykol’un gençlik yıllarındaki mücadelesine, tutuklanmasına ve 45 gün süren işkencelere dikkat çekti. Cezaevinden çıkar çıkmaz mücadeleye devam ettiğini söyleyen Altay, “Onurunu lekeleyecek hiçbir şeyi kabul etmeyen bir yoldaşımızdı” dedi.
Altay, Aykol’un Kürt Özgürlük Hareketi ile tanıştığı döneme ve ardında bıraktığı genç yoldaşlara işaret ederek konuşmasını “Yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm” sözleriyle tamamladı.
“Hüseyin Aykol tarihsel bir kişiliktir”
Gazeteci ve yazar Haydar Ergül ise Hüseyin Aykol’un 70 yıllık mücadele yaşamına dikkat çekti. Aykol’un sosyalist kimliğiyle öne çıktığını belirten Ergül, onun Kemal Pir ve Haki Karer geleneğinin bugünkü temsilcilerinden biri olduğunu söyledi.
Ergül, Hüseyin Aykol’u “çok sakin akan ama geçtiği yeri değiştiren bir nehir”e benzetti. Aykol’un binlerce tutsağın gözü, kulağı ve sesi olduğunu, aynı zamanda güçlü bir hafıza ve beleğe sahip bulunduğunu vurguladı. “Yeni süreci inşa ederken kişiliğinden öğreneceğimiz çok şey var” dedi.
Caravansary ile uğurlandı
Konuşmaların ardından Hüseyin Aykol’un çok sevdiği, Kitora’ya ait Caravansary türküsü çalındı. Törenin sonunda Aykol’un cenazesi, meslektaşlarının omuzlarında Karşıyaka Mezarlığı’na götürüldü ve defnedildi.
(bianet-EMK)
Rêya te rêya me ye – Senin yolun bizim yolumuzdur

























































