Kosova

Published on Haziran 19th, 2026

0

Reçak Katliamı soruşturmasında yeni gelişmeler

Kosova’da 1999 yılında 45 Arnavut köylünün hunharca öldürüldüğü Reçak soykırımına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında eski sömürgeci Sırp polislerine yönelik operasyonlar ve adli süreç devam ediyor. Yetkililer, soruşturmanın yeni deliller ve şüpheliler üzerinden genişletildiğini açıkladı.

Hüseyin Şenol (Ferizaj)

Kosova Özel Savcılığı ve Kosova Polisi tarafından yürütülen “Reçak II” soruşturması kapsamında, 15 Ocak 1999’da Reçak köyünde işlenen katliamla bağlantılı oldukları iddiasıyla eski Sırp polis mensuplarına yönelik operasyonlar gerçekleştirildi.

Savcılık yetkilileri, uzun süredir devam eden soruşturmalar sonucunda, katliam sırasında Sırp polis güçlerinin özel birliklerinde görev yaptığı belirlenen bazı kişilerin tespit edildiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında toplanan deliller doğrultusunda çeşitli adli işlemler başlatıldı.

Kosova Özel Savcılığı Başsavcısı İlir Morina, Reçak katliamına ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirterek, olayda rol aldığı değerlendirilen kişilerin belirlenmesi için kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğünü ifade etti.

Soruşturma sürüyor

Savaş Suçları Soruşturma Müdürlüğü yetkilileri, Reçak dosyasının Kosova’daki en önemli savaş suçu soruşturmalarından biri olduğunu vurgulayarak, yeni delillerin elde edilmesi ve olası faillerin tespit edilmesi için çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

Operasyonlar sırasında silah, üniforma parçaları, polis ekipmanları, iletişim cihazları ve dönemin sömürgeci Sırbistan İçişleri Bakanlığı’ndaki görevlerini gösteren çeşitli belgelerin ele geçirildiği açıklandı.

Yetkililer ayrıca, soruşturma kapsamında aranan bazı kişilerin henüz bulunamadığını ve çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Siyasi tepkiler

Operasyonlar, sömürge Kosova ve sömürgeci Sırbistan arasında yeni siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi. Sırbistan destekli Sırp Listesi, soruşturma kapsamında gerçekleştirilen gözaltı ve adli işlemlerin Sırp toplumuna yönelik baskı niteliği taşıdığını savundu.

Parti tarafından yapılan açıklamada, savaş suçları dosyalarının siyasi amaçlarla kullanıldığı ve Sırpların toplu biçimde suçlu gösterilmeye çalışıldığı öne sürüldü.

Kosova İçişleri Bakanlığı ise savaş suçları soruşturmalarının hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, savaş döneminde işlenen suçların aydınlatılması konusunda kararlı olduklarını açıkladı.

İçişleri Bakan Vekili Xhelal Sveçla, savaş suçlarıyla ilgili soruşturmaların süreceğini belirterek, Kosova’da işlenen suçlardan sorumlu olan herkesin adalet önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

Arnavut toplumunda adalet beklentisi sürüyor

Reçak katliamı, Kosovalı Arnavutlar tarafından savaş döneminde işlenen en ağır suçlardan biri olarak değerlendiriliyor. Katliamda yaşamını yitiren 45 Arnavut sivilin yakınları ve insan hakları örgütleri, yıllardır olayın tüm sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını talep ediyor.

Kurban aileleri, soruşturmalarda kaydedilen her yeni gelişmenin önemli olduğunu belirtirken, aradan geçen yıllara rağmen adaletin tam anlamıyla sağlanamadığını ifade ediyor. Arnavut kamuoyunda ise savaş suçlarıyla ilgili dosyaların sonuçlandırılması ve faillerin hesap vermesi yönündeki beklenti devam ediyor.

Kosova’daki Arnavut siyasi çevreleri ve sivil toplum kuruluşları da savaş döneminde işlenen suçların aydınlatılmasının toplumsal barış ve yüzleşme açısından önem taşıdığını vurguluyor.

Reçak katliamı

15 Ocak 1999’da Kosova’nın Reçak köyünde Sırp güvenlik güçlerinin operasyonu sırasında 45 Arnavut sivil öldürüldü. Olay, uluslararası gözlemciler tarafından savaş suçu ve katliam olarak nitelendirilirken, Kosova savaşının dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

Reçak’ta yaşananlar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, dönemin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlem misyonu tarafından belgelenmişti. Katliam, NATO’nun Yugoslavya’ya yönelik müdahalesine giden süreçte de önemli gelişmelerden biri olarak tarihe geçti.

Aradan geçen 27 yıla rağmen Reçak katliamı, Kosova’da adalet arayışının ve savaş suçlarının aydınlatılması taleplerinin sembollerinden biri olmayı sürdürüyor.

Reçak Soykırımı hala hafızalardaki yerini koruyor

Reçak, o dönem Sırbistan’ın sömürgesi olan Kosova’da savaş suçlarının ve adalet arayışının sembollerinden biri olmaya devam ediyor. Katliamın yaşandığı köy, her yıl Kosova’nın yanı sıra farklı ülkelerden gelen ziyaretçiler tarafından da ziyaret ediliyor.

Gazetemiz yazarlarından Hüseyin Şenol da Kosova’ya yaptığı ziyaretlerde sık sık Reçak’a giderek katliamın yaşandığı alanı ve anıt mezarlığı ziyaret ediyor. Şenol, Reçak’ı “sömürgecinin suçüstü yakalandığı soykırımlardan sadece biri” olarak tanımlıyor.
Priştine-Ferizaj yolu üzerinde, Ferizaj’a yaklaşık 15 kilometre, Başkent Priştine’nin yaklaşık 30 kilometre güneyindeki Reçak köyü, 15 Ocak 1999’da yaşanan katliam nedeniyle Kosova tarihinin en önemli hafıza mekânlarından biri olarak kabul ediliyor.

Hüseyin Şenol (Reçak 2022)

15 Ocak 1999’da Shtime belediyesine bağlı Reçak köyünde gerçekleştirilen katliamda, genç ve yaşlılardan oluşan 44 Arnavut köylü Sırp polis ve askerleri tarafından öldürüldü. Katliamın ardından bölgeye gelen uluslararası gözlemcilerin hazırladığı raporlar, olayın dünya kamuoyuna duyurulmasında önemli rol oynadı.

Bugün Reçak’taki anıt mezarlık ve müze, yalnızca katledilen sivillerin anısını yaşatmakla kalmıyor; aynı zamanda Kosova’da yaşanan savaş suçlarının unutulmaması ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için bir hafıza mekânı olarak varlığını sürdürüyor.

Şenol’un da vurguladığı gibi, Reçak yalnızca Kosova halkının değil, insanlığın ortak hafızasında yer etmesi gereken bir suçun adıdır. Aradan geçen yıllara rağmen adalet arayışı sürerken, dünyanın tüm sömürgecileri ve halklara karşı suç işleyen tüm devletleri için zaman aşımının olmadığı gerçeği hafızalara kazınmalıdır. Reçak’ta yaşananlar, sömürgeci şiddetin ve cezasızlığın değil, hakikat ve adalet mücadelesinin simgelerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑