Köln’de 145. dayanışma nöbeti
Dayanışma’nın Sesi Derneği, 8 Temmuz’da Köln’de düzenleyeceği 145. dayanışma nöbetinde gazeteciler Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polat için özgürlük talebini dile getirecek.
Dayanışmanın Sesi – Köln Nöbeti Derneği (Stimmen der Solidarität – Mahnwache Köln e.V.), 145’inci dayanışma nöbetinin 8 Temmuz’da saat 18.00’de Köln Merkez Tren Garı önündeki meydanda (Bahnhofsvorplatz) gerçekleştirileceğini duyurdu.
“Gazetecilik suç değildir” sloganıyla düzenlenecek etkinlik öncesinde yapılan açıklamada, Kölnlü gazeteci Eva-Maria Michelmann’ın 150 günlük tutukluluğun ardından serbest bırakılarak Almanya’ya dönmesinin sevindirici bir gelişme olduğu belirtildi.
Açıklamada, Michelmann’ın özgürlüğüne kavuşmasının, sokaktaki dayanışmanın, düzenlenen nöbetlerin ve kamuoyu baskısının önemini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
Dayanışmanın önemi vurgulandı
Dernek tarafından yapılan açıklamada, Eva-Maria Michelmann’ın serbest bırakılmasının umut verici olduğu belirtilirken, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hâlâ çok sayıda gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakıldığına dikkat çekildi.
Açıklamada, “Eva-Maria Michelmann’ın serbest bırakılması umut veriyor. Ancak bu durum, gazetecilik yaptıkları için tutuklu bulunan çok sayıda gazeteciyi de hatırlatıyor. Bu nedenle sessiz kalmamalıyız” denildi.
Ahmet Polad için özgürlük çağrısı
Dayanışmanın Sesi – Köln Nöbeti Derneği, Michelmann’ın serbest bırakılmasının ardından şimdi de gazeteci Ahmet Polad’ın özgürlüğü için dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini belirtti.
Etkinlik çağrısında, “Eva artık özgür. Şimdi Ahmet Polad’ın ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu bulunan tüm gazetecilerin özgürlüğünü talep ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Basın özgürlüğü için çağrı
Yayımlanan afişte, çeşitli gazeteci ve aydınların fotoğraflarına yer verilirken, “Gazetecilik suç değildir” ve “Eva Maria Michelmann ile Ahmet Polad’a özgürlük” mesajları öne çıkarıldı.
Dernek, tüm demokratik kamuoyunu 8 Temmuz’daki dayanışma nöbetine katılmaya çağırarak, basın özgürlüğü, insan hakları ve gazetecilik faaliyetleri nedeniyle baskı gören herkesin özgürlüğü için ortak ses yükseltme çağrısında bulundu.

























































