Cumartesi Anneleri 1101. haftada Şerif Avşar için adalet istedi
1101. haftada hafıza mekanları olan Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri 32 yıl önce gözaltında katledilen Mehmet Şerif Avşar için adalet isteyerek tüm kayıplar için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Cumartesi Anneleri gözaltında kaybedilen ve katledilenlerin akıbetini sormak ve adalet talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri eylemin 1101. haftasında 32 yıl önce gözaltında katledilen Mehmet Şerif Avşar için adalet istedi. Eyleme katılanlar ellerinde kaybedilenlerin fotoğraflarını ve karanfiller taşıdı.
Basın metnini okuyan kayıp yakını Setenay Yarıcı, Türkiye’nin yakın tarihinde ağır insan hakları ihlallerinin cezasız bırakıldığını, devletin işlediği suçların üstünün örtüldüğünü ve adaletin yerini bulmadığını ifade etti.
‘İFADESİNİ ALIP BIRAKACAĞIZ DEDİLER’
Avşar’ın hikayesinin de bu cezasızlık halkasının bir parçası olduğunu ifade eden Yarıcı, Avşar’ın hikayesini şöyle aktardı: “28 yaşındaki iki çocuk babası Mehmet Şerif Avşar Diyarbakır’da yaşıyor, Yenişehir semtindeki ailesine ait iş yerinde kardeşleriyle birlikte çalışıyordu. 22 Nisan 1994 tarihinde iş yerine gelen sivil giyimli 6 kişi ‘ifadesi var’ diyerek onu götürmek istedi. Ağabeyleri resmi kimlik göstermelerini istedi.
Bunun üzerine birisi dışarı çıkıp ‘Müdürüm’ dediği bir kişiyle döndü. Gelen şahıs, JİTEM’de uzman çavuş olarak görev yapan Gültekin Sütçü’ydü. Askeri kimlik gösterdi. ‘Bir şey olmayacak, ifadesini alıp bırakacağız’ dedi. Aile ikna olmadı. Bunun üzerine silahlar Avşar kardeşlere çevrildi. Tehditler yükseldi.”
‘İŞKENCE İZLERİ TAŞIYAN BEDENİ METRUK BİNADA BULUNDU’
Avşar’ın 7 kişilik JİTEM ekibi tarafından sürüklenerek araca bindirildiğini belirten Yarıcı, şöyle devam etti: “Aile hemen alay komutanlığına başvurup Şerif’i sordu. ‘Biz gözaltı yapmıyoruz, araştıracağız. Siz burada beklemeyin’ denildi. Ama onlar bekledi. Beklerken, Şerif’i götüren kişileri askeriyenin bahçesinde kendi gözleriyle gördüler.
Ailenin, İnsan Hakları Derneği’nin, Uluslararası Af Örgütü’nün tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. İki hafta sonra Mehmet Şerif Avşar’ın ağır işkence izleri taşıyan cansız bedeni Lice yolunda, metruk bir binada bulundu.”
‘BİREYSEL BİR CİNAYET GİBİ DEĞERLENDİRİLDİ’
Mahkeme kararına göre Avşar’ın jandarma komutanlığına kayıtlı araçla gözaltına alındığı, sorgulandığı ve öldürüldüğünü belirten Yarıcı; yargılama sürecinin bunu bireysel bir cinayet gibi değerlendirdiği ve böylece gerçek sorumluların önemli bir kısmı yargı önüne çıkarılmadığına dikkat çekti.
Yarıcı, yıllar süren yargılamalar sonucunda korucu Ömer Güngör’ün 20 yıl, itirafçı Mesut Mehmetoğlu ile korucular Fevzi Gökçen, Yaşar Günbatı, Aziz Elbey ve Zeyat Akçin’in altışar yıl, olaydan 14 yıl sonra da uzman çavuş Gültekin Sütçü’nün 30 yıl hapis cezası aldığını belirtti.
‘ASKERLER GÖZALTI EMRİNİ KİMDEN ALDI?’
Yarıcı, “Faillerden bir kısmının tespit edilmiş ve cezalandırılmış olması yürütülen soruşturma ve yargılamanın tek başına yeterli ve etkin olduğu ve adaleti sağladığı anlamına gelmez. Aradan 32 yıl geçti. Biz hala aynı soruları soruyoruz:
Mehmet Şerif Avşar’ın yaşam hakkı, tüm başvurulara rağmen neden korunmadı?
Onu gözaltına alanlar kimlerden emir aldı?
Bu suçun arkasındaki JİTEM yapılanması neden açığa çıkarılmadı?” dedi.
Adalet talebini yineleyen Cumartesi Anneleri ellerindeki karanfilleri Galatasray Meydanı’na bıraktı.
























































