Faşizm

Published on Mayıs 6th, 2026

0

Bolşevik Partizan’dan 8 Mayıs açıklaması

Bolşevik Partizan, Nazi Almanyası’nın yenilgisinin 81. yıldönümüne ilişkin yayımladığı açıklamada, 8 Mayıs 1945’in dünya halklarının faşizme karşı zaferi olduğunu vurguladı. Açıklamada günümüzde yükselen militarizm, emperyalist rekabet ve Almanya’daki faşistleşme eğilimlerine dikkat çekilerek “kalıcı barış için emperyalizme karşı mücadelede birleşme” çağrısı yapıldı.

Avrupa Demokrat Haber Merkezi

Bolşevik Partizan tarafından yayımlanan açıklamada, İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük yükünü Sovyetler Birliği halklarının taşıdığı belirtilerek, faşizme karşı zaferin esas mimarının Stalin önderliğindeki Kızıl Ordu olduğu ifade edildi.

Açıklamada, Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası’na karşı verdiği mücadelenin savaşın seyrini değiştirdiği belirtilirken, özellikle Stalingrad direnişinin dönüm noktası olduğu kaydedildi. Batılı müttefiklerin ikinci cepheyi geciktirdiği savunulan açıklamada, Sovyet halklarının büyük bedeller ödeyerek Nazizmi yenilgiye uğrattığı vurgulandı.

Stalingrad vurgusu

Açıklamada, Nazi Almanyası’nın 22 Haziran 1941’de Sovyetler Birliği’ne saldırısıyla başlayan süreçte, savaşın belirleyici cephesinin Doğu Cephesi olduğu ifade edildi. 1942 yılında Alman ordusunun büyük bölümünün Sovyetler Birliği’ne karşı savaştığı belirtilirken, Stalingrad’daki yenilginin ardından Kızıl Ordu’nun Avrupa’ya ilerlemeye başladığı kaydedildi.

Sovyetler Birliği’nin savaş öncesinde İngiltere ve Fransa ile ortak hareket arayışına girdiği ancak bunun karşılık bulmadığı ifade edilen açıklamada, 1939’daki saldırmazlık paktının Sovyetler Birliği’ne zaman kazandırdığı savunuldu.

“Zafer dünya halklarınındır”

Metinde, Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zaferin yalnızca askerî değil, aynı zamanda ideolojik bir zafer olduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:

“İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zafer, öncelikle SSCB halklarının ve faşizme karşı direnen dünya halklarının zaferidir.”

Açıklamada, savaş boyunca 27 milyon Sovyet yurttaşının yaşamını yitirdiği, binlerce şehir ve köyün yıkıldığı hatırlatıldı. Sovyet halklarının direnişinin dünya halklarına moral verdiği ifade edilirken, Berlin’de Reichstag’a çekilen kızıl bayrağın faşizme karşı zaferin simgesi olduğu belirtildi.

Emperyalizm ve savaş eleştirisi

Metinde, emperyalist sistemin savaş üreten karakterine dikkat çekilerek, iki dünya savaşının da emperyalist paylaşım mücadelelerinin sonucu olduğu savunuldu. Günümüzde yeniden sertleşen küresel rekabetin yeni savaş tehlikelerini büyüttüğü belirtilen açıklamada, vekâlet savaşlarının giderek büyük güçlerin doğrudan çatışmasına dönüşebileceği ifade edildi.

Açıklamada, “Emperyalizm savaş demektir” denilerek, kalıcı barışın ancak emperyalist sistemin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağı savunuldu.

Almanya’daki gelişmelere dikkat çekildi

Açıklamanın geniş bölümünde Almanya’daki siyasal gelişmelere de yer verildi. Alman emperyalizminin yeniden silahlandığı, savaş bütçelerini artırdığı ve zorunlu askerliği yeniden gündeme getirdiği ifade edildi.

Irkçılık ve göçmen düşmanlığının sistemli biçimde körüklendiği savunulan açıklamada, yalnızca Almanya İçin Alternatif (AfD) gibi açık faşist partilerin değil, düzen partilerinin de faşistleşme sürecinde rol oynadığı ileri sürüldü.

Açıklamada ayrıca, Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği’nin “iki totaliter rejim” olarak eşitlenmesine karşı çıkılarak, bunun anti-komünist propaganda olduğu ifade edildi.

“Gerçek barış emperyalizmin yıkılmasıyla mümkündür”

Açıklamanın sonunda, yeni savaşların engellenebilmesi için emperyalizme karşı uluslararası mücadelenin büyütülmesi çağrısı yapıldı. Faşizme ve kapitalizme karşı devrimci mücadele vurgusunun öne çıktığı açıklama şu sloganlarla sona erdi:

“Kalıcı barış için emperyalist sisteme karşı mücadelede birleşelim.”

“Faşizme ölüm – tek yol devrim.”


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑