Kitap

Published on Mayıs 9th, 2026

0

‘’Nazi Toplama Kampları’’ kitabı üzerine kısa bir değerlendirme


Hasan Savaş (Almanya)

Ali Çarman, 12 Eylül darbesinde sonra, zorunlu olarak 1987 yılında Almanya’ya geliyor.. Sanırım, TİS dönemi grev eylemlerinde tanıştım kendisiyle. Tanış olduğumuzdan bu yana bildiğim Ali, siyasi duruşunda hiç ödün vermeyen bir kişilik olarak karşımda durur.

Sadece siyasi çalışmalarıyla değil, iyi bir araştırmacı, gazeteci-yazar, aynı zamanda özellikle göçmen emekçiler konulu zengin bir arşivi var. Bu arşivsel çalışması 2021 yılında ‘’Valizler Dolusu Umut’’ kitabı olarak elimize ulaştı. Belki Türkiye’de yeteri kadar ilgi görmemiş olabilir ama, yurt dışında yaşayan Türkiyeli göçmenler olarak bizim için büyük bir anlam taşıyan güzel bir çalışma.

Kitabın önsözünde Aydın Çubukçu; ‘’Çarman’ın çalışmasında, ilk bakışta kolayca görünmeyen, yada kısıtlı olarak gözlerden gizlenen bir başka hayat daha sergileniyor’’ diyor.

Ali Çarman ‘’Valizler Dolusu Umut’’ kitabında sadece mektupların, resimlerin, pasaportların, fabrikada, meydanlarda emekçilerin dayanışmasını bizlere sergiliyormuş. Daha derin bir araştırma içinde, daha büyük bir arşivinin olduğunu 2025 yılında yayınlanmış ‘’Nazi Toplama Kampları’’ adlı kitabında anlıyoruz.

Siyasi çalışmalarda bulunduğu zamanlarda tanışmış olduğu Nazi dönemine karşı direnişçileriyle yapmış olduğu konuşmalar, toplantılar ve toplama kamplarını ziyaretlerde edindiği izlenimler ile 12 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak karşımıza bir kez daha çıkıyor. Ülkemizde ne kadar ilgi görür, bu konuda kaç kitap yazılmış pek bir bilgim yok ama bildiğim Ali Çarman’ın kitabı hakettiği yeri bulmalı diye düşünüyorum.

Her insan okuduğu kitabın içindekilerin akılda kalmasını istediği ve hoşune giden cümlelerin altını çizer. Genel olarak ben de öyle yaparım. Nedendir bilemem Çarman’ın kitabını okurken hiç bir şeyin altını ne çizebildim ne de işaret koyabildim. Çünkü anlatılan her bir cümle insanlık adına utanç verici şeyler olduğu için, ne bir işaret, ne de bir cümlenin altını çizmek aklımdan geçmedi. Altını işaretleyeceğim her bir şey insanı derinden sarsıyordu. Belki de bundan dolayı çizmemiş olabilirim. Bir çoğumuzun anlatılanları bilmemize rağmen, Çarman’ın kitabındaki anlatılanlar bana bir başka acı verdi.

Zaten kitabın önsözünde bu konuya yer verilmiş. Şöyle diyor Çarman ‘’İnsan gözyaşı dökmeden ağlayabilir mi? Faşizmin eline esir düşmüş tutsaklardan bazıları gözyaşı dökmeden ağlamayı öğrenmek zorunda kaldılar. Yaşamın ölüm ile iç içe geçtiği toplama kamplarında insanların yakıldığı bacalar gece gündüz tütüyordu. Kamplar hakkında belge bırakmak, fotoğraf çekmek yasaktı. Ancak tutsaklar kurşuna dizilmek pahasına Nazilerin yaptıkları hakkında belgeler ve fotoğraflar bırakmaktan geri durmadılar.’’

Çarman

Çarman; Kitabını özgürlük ve barış için mücadele ederken sakınmadan canlarını feda eden isimisiz antifaşist kahramanlara adamış. İyi de yapmış..

Kitabı okuduktan sonra sosyalist August Bebel’in ‘’Sadece geçmişi bilenler bugünü anlayabilir ve geleceği şekillendirir’’ sözü aklıma geldi. Günümüzde yaşanan emperyalizmin saldırgan ve yayılmacı politikalarından bir ders çıkarabilir miyiz? Yoksa, Hitler faşizminin iktidara yürürken, insanların takındığı tavrı takınır, geçmişte olduğu gibi ‘’bananecilikle’’mi olaylara yaklaşırız!

Donald Trump’ı kişilik bozukluğu olan, deli, aptal, gerizekalı biri olarak bir tartışma yürütürsek bizi nereye götürür, hangi dersi çıkarırız bilmiyorum. Ya da olaylara gerçekçi yaklaşıp sorumluluk duygusuyla hareket ederek emperyalist, faşizan saldırılara dur demek için dünya halkları olarak meydanlara dökülürüz.

Ya da Ali Çarman’ın Nazi Toplama Kampları adlı kitabında değindiği papaz Martin Niemöller’in o ünlü sözleri karşımıza çıkar. Ne diyordu Martin Niemöller? ‘’Naziler, komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım çünkü komünist değildim. Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım, çünkü sosyal demokrat değildim. Sonra sendikacılar için geldiler bir şey söylemedim..’’ diyen devam eden sözüne, Bu gün emperyalistler Venezuela’ya çökerken ‘’Ben Venezuelalı değilim’’, bütün bir medeniyet geri dönüşü olmayan bir şekilde ölecek sözüne karşı ben İran’lı değilim diye tarihe böyle bir talihsiz söz düşülmez umarım.

Çarman’ın Nazi Toplama Kampları adlı kitabı, bu ve benzer konularda bizlere yeteri kadar geçmişten örnekler sunuyor. Bu bir okuyucu önerisi, iyi okumalar.

Tags: ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑