“Hrant Dink’in katli 1915’in devamıdır”
Soykırım Karşıtları Derneği, Dink’in öldürülmesinin 19. yılında yaptığı açıklamada inkâr ve cezasızlık politikalarının sürdüğünü vurguladı
Soykırım Karşıtları Derneği (SKD), Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinin 19. yılında bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Dink’in yalnızca bir gazeteci değil, farklılıkların bir arada yaşaması için mücadele eden bir demokrasi savunucusu olduğu belirtilerek, “Hrant Dink’in katli 1915’in devamıdır” denildi.
Dernek açıklamasında, Dink’in 19 yıl önce, gün ortasında, Agos gazetesi önünde hedef alınarak öldürüldüğü hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi: Hrant Dink sadece bir gazeteci ve Ermeni kimliğiyle değil, cesur ve başarılı bir demokrasi savunucusu olarak da susturulmak istendi. Ancak ölümü sözlerini silip süpürmedi. Onun sözleri, nefret, milliyetçilik ve eleştiriye tahammülsüz bir sisteme karşı kalıcı bir çağrı haline geldi.
Diyalog ve yüzleşmeye çağırıyordu
Açıklamada Dink’in yaşamı boyunca toplumsal barış ve birlikte yaşam için ısrarla diyaloğu savunduğu vurgulandı. “Kadim topraklarında yok sayılan binlerce yıllık Ermeni tarihi, 1915 soykırımı, kayıplar, sürgün ve toplumsal travmalar hakkında açıkça konuşuyordu” denilen açıklamada, bunun intikam duygusuyla değil, geçmişi inkâr eden bir toplumun geleceğini demokratik biçimde inşa edemeyeceği inancıyla yapıldığı belirtildi.
Dernek, 1915’e yaklaşımın bugün hâlâ demokrasi için bir mihenk taşı olduğunu kaydederek, inkârın ve tanımayı reddetmenin sadece geçmişi değil, bugünü de esir aldığını söyledi. “Devletin dayattığı tabu ve sessizlik, hatıraların suç sayılması, geçmişin çok ötesine uzanan sorunların ifadesidir” denilen açıklamada, Dink’in Edirne’den Kars’a en katı yüreklerde bile insani duygulara yer açabilen diliyle inkarcı ve tekçi zihniyet için tahammül edilmez bir figür haline geldiği ifade edildi.
Aynı zihniyet bugün de sürüyor
Açıklamada, Hrant Dink’e yöneltilen saldırının arkasındaki devlet zihniyetinin günümüzde de Kürt halkının demokratik taleplerine ve Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesine karşı aynı şekilde işlediği vurgulandı. “Burada da toplumsal sorunlar demokratik yollarla değil, güvenlik politikalarıyla ele alınıyor. Haklarını talep eden her kesim hızla devlet için bir tehlike olarak işaretleniyor” denildi.
Dernek, Dink cinayetinin yalnızca bireysel bir suç olarak değil, cezasızlık kültürünün ve inkârcı devlet politikalarının bir sonucu olarak görülmesi gerektiğini belirtti. “Devletin bütün kurumları ve katmanları cinayetten önceden haberdardı. Güvenlik güçleri bilgilendirilmiş, uyarılar yapılmıştı. Buna rağmen cinayet engellenmedi” ifadelerine yer verilen açıklamada, yargı sürecinin de örtbas, geciktirme ve sorumluluğu reddetme üzerine kurulu olduğu kaydedildi.
“Demokratikleşme yüzleşmeden geçer”
SKD, Türkiye’nin demokratikleşmesinin ön koşulu olarak 1915’in tanınması, Kürt meselesinin adil ve siyasi çözüme kavuşturulması ve Alevilerin taleplerinin karşılanması gerektiğini belirtti. Açıklamada, “1915’in tanınması, Kürt sorununun çözülmesi, Alevi toplumunun taleplerinin kabul görmesi toplumsal barışa giden yolun temelidir. Bunlara dokunmadan demokratikleşilemez” denildi.
Demokrasinin küçük toplulukları bir sorun olarak değil, eşit haklara sahip yurttaşlar olarak görmeyi gerektirdiğini belirten SKD, ırkçılık, milliyetçilik ve cezasızlıkla mücadele edilmeden gerçek anlamda demokrasinin kurulamayacağını vurguladı.
“Sessiz kalmayacağız, Ahbarik!”
Açıklama, Hrant Dink’in ve 1915 soykırımı kurbanlarının anısına saygı duruşuyla son buldu. Soykırım Karşıtları Derneği, “Hrant Dink’in anısı önünde, 1915 soykırımı kurbanlarının anısı önünde saygı ile eğiliyoruz. Ve söz veriyoruz: Sessiz kalmayacağız, Ahbarik! Çünkü adalet ve tanınma olmadan gerçek demokrasi olamaz!” ifadelerine yer verdi.
























































