Barış

Published on Ocak 11th, 2026

0

Barış Akademisyenleri’nden 10. yıl kampanyası: Barış talebimizden vazgeçmedik

Akademisyenler “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisinin 10. yılında, yaşadıkları hak ihlallerini ve mücadelelerini görünür kılmaya çalışıyor.

Barış Akademisyenleri, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı Barış Bildirisi’nin 10. yılı dolayısıyla 9-11 Ocak tarihleri arasında #BarışBildirisiOnuncuYıl etiketiyle sosyal medya kampanyası yürüteceklerini duyurdu.

Bu bağlamda, son 10 yılda yaşanan hak ihlalleri ve barış talebi etrafında yürütülen mücadele kamuoyuyla paylaşılıyor.

Kampanya kapsamında, bu süreçte yaşamını yitiren akademisyenler hatırlanırken; intihara sürüklenen Mehmet Fatih Tıraş ve Barış Akademisyenleri’yle her daim dayanışma gösteren David Graeber de ayrıca anıldı.

Tutuklu akademisyenler Aslı Aydemir ve Tayfun Kahraman’ın serbest bırakılması talebi ise bir kez daha yinelendi.

Bildirinin 10. yılı kapsamında Türkiye’nin farklı kentlerinde ve yurt dışında da çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Programda, 11 Ocak’ta İstanbul Barosu’nda “Barış Akademisyenleri ve Yargı Süreçleri” paneli, Berlin’de “Barışa Çağrı” etkinliği ve Kocaeli’de basın toplantısı yer alıyor.

12 Ocak’ta Ankara ve İzmir’de basın açıklamaları yapılacak; 15 Ocak’ta ise Kocaeli’de “Artık Yeter: Barış Akademisyenleri Hem Barış Hem Adalet İstiyor” başlıklı panel düzenlenecek.


Barış Akademisyenleri hakkında

Kürt kentlerinde 2015’te başlayan sokağa çıkma yasakları sırasında yaşanan devlet şiddetini protesto eden akademisyenler, 11 Ocak 2016’da “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladı.

Toplam 1128 akademisyenin imzasıyla yayınlanan bildirinin ardından AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) açıklamaları geldi.

Yarım porsiyonluk aydınlık, aynı çevreler hiç değişmedi. Bu lümpen çevreler bir kez daha gerçek yüzlerini gösterdiler. Yüzlerindeki maskeyi sıyırdılar. Yıllardır dolaylı yollardan yürüttükleri terör örgütü propagandasını yayınladıkları bildiriyle doğrudan gösterdiler. Bir hukuk devleti olan Türkiye’de akademisyenlerin suç işleme imtiyazı yoktur. İstedikleri kadar debelensinler, çırpınsınlar. Koskoca ülkeyi, koskoca milleti, bir avuç kerameti kendinden menkul seçkinin, kendine aydın, akademisyen diyen lümpenin yönettiği eski Türkiye artık yok.” (Erdoğan, 19. Muhtarlar Toplantısı, 20 Ocak 2016).

Akademisyenlere öğrencilerden gazetecilere, feministlerden LGBTİ+ derneklerine, sanatçılardan sivil toplum örgütlerine kadar geniş destek verildi. Kampanya 20 Ocak 2016’da tamamlandığında bildiriyi Türkiye’den 2212, yurt dışından 2279 akademisyen imzalamış oldu.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilân edilen Olağanüstü Hâl (OHAL) kapsamında çıkarılan KHK’lerle, barış bildirisine imza atan 406 akademisyen, “örgüt propagandası” yaptıkları iddiasıyla kamu görevlerinden ihraç edildi.

822 akademisyen aynı iddiayla ağır ceza mahkemelerinde yargılandı, 15-36 ay arasında değişen hapis cezaları aldı.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bildirinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna karar vermesinin ardından davalar beraatle sonuçlansa da 406 akademisyenin ihraç edildiği süreçte, bugüne kadar yalnızca dört akademisyen hakkında verilen iade kararı kesinleşti. (bianet – TY)


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑