Sömürgecilik

Published on Åžubat 14th, 2022

0

Avukatlar: İmralı tecridi kaldırılmalı!

İmralı’daki tecride tepki gösteren ÖHD’li avukatlar, “Öcalan’la temasın saÄŸlanması toplumsal krizlerin son bulması için bir adım niteliÄŸi teÅŸkil edecektir” dedi.

Özgürlük İçin Hukukçular DerneÄŸi (ÖHD), Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tutsaklar Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi AktaÅŸ üzerindeki tecrit ve avukat görüş yasağına dair Amed’deki adliye önüne açıklama yaptı. Çok sayıda avukat cübbeleriyle açıklamaya katıldı.
ÖHD üyesi Muhittin MuÄŸuç, “Geride bıraktığımız 23 yıllık zaman dilimi Kürt sorununun çözümünden ziyade kangrenleÅŸerek büyümesine ve baÅŸkaca kriz halleri üretmesine sebep olmaktadır” dedi.

‘SUÇ NİTELİĞİNDE’

“Sayın Öcalan, 23 yıldır askeri yasak bölge olarak dizayn edilen kiÅŸiye özel, yasal alt yapıdan yoksun İmralı Cezaevi’nde dış dünyadan yalıtılmış ÅŸekilde tutulmaktadır” diyen MuÄŸuç, Abdullah Öcalan’dan 25 Mart 2021 tarihinden bu yana hiçbir ÅŸekilde haber alınamadığını vurguladı. MuÄŸuç, ÅŸunları söyledi:
“Bir mahpusun en temel haklarından yoksun bırakılması kabul edilemeyeceÄŸi gibi maddi ve manevi varlığı hususunda muhataplarının 11 ay boyunca habersiz bırakılması suç niteliÄŸindedir. Ulusal ve uluslararası mevzuata aykırılığı kesin olmakla birlikte vicdani ve ahlaki olarak kabul edilemez bu durumun sürdürülebilirliÄŸi ancak ÅŸovenist duygular empoze edilerek toplumun ayrıştırılması ile mümkün olmaktadır. Åžovenizmin beslediÄŸi militarist politikalar ÅŸiddet atmosferini büyütmekte, cins kırımını ve ekolojik kıyımı da tetiklemektedir. Ekonomik kaynakların ranta kurban edilmesini denetimsiz bırakan bu politikalar nihayetinde toplumun büyük kesimini sefalete ve açlığa mahkum etmektedir. Çok sıradan ve basit bir akıl yürütmenin ürünü olarak kabul edilebilecek bu deÄŸerlendirmeler maalesef tarihsel veri olduÄŸu gibi güncel gerçekliÄŸimizi de ortaya koymaktadır. Bugün toplumun her kesimini cenderesine alan içinde bulunduÄŸumuz kriz durumu sürdürülemez noktaya gelmiÅŸtir.”
MuÄŸuç, Abdullah Öcalan üzerindeki ayrımcılığa iÅŸaret ederek, “Sayın Öcalan’ın politik kimliÄŸi sebebiyle Türkiye’deki tüm tutuklu ve hükümlülerden farklı olarak tabi tutulduÄŸu ayırımcı infaz rejimi, temel hukuk prensipleri olan EÅŸitlik ilkesi ve Kötü Muamele Yasağı kapsamında İnfaz Yasasına, Anayasaya, Tutuklu ve Hükümlü Hakları Asgari Standart Kurallarına ve AİHS’ne aykırıdır. Uygulanan ayırımcı infaz rejiminin çeÅŸitli yasal düzenlemelerle hukuksal zeminine oturtulmaya çalışılması, ulusal hukukun ÅŸekillenmesi ve uygulanmasında belirleyici rol oynamıştır. Sayın Öcalan’a özgü geçekleÅŸtirilen negatif yasal düzenlemeler mahpuslar baÅŸta olmak üzere bütün ülke yurttaÅŸları için gerici ve baskıcı bir hukuk anlayışına maruz kalma sonucunu doÄŸurmuÅŸtur” dedi.

 ‘CEZAEVLERİNDEKİ UYGULAMALAR KAYNAÄžINI TECRİTTEN ALIYOR’

MuÄŸuç, cezaevlerindeki uygulamaların kaynağını İmralı’daki tecrit sisteminden aldığını vurguladı. MuÄŸuç, “Yüksek güvenlikli cezaevlerinin faaliyete geçirilmesinden, uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ve ağırlaÅŸtırılmış müebbet hapis cezaları nedeni ile öne çıkan ‘Umut Hakkı’ kapsamında verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının varlığına, belirli mahpus grubunun ömür boyu cezaevinde tutulacak olmasından, havalandırma haklarına, ziyaret ve iletiÅŸim haklarına getirilen sınırlamalardan, 20 Temmuz 2016 sonrası hayata geçirilen infaz rejimlerine kadar kaynağını ve genele uygulanabilirliÄŸini İmralı tecrit sisteminden almıştır” diye belirtti.
Daha önce ortaya çıkan barış ve çözüm iradesinin her seferinde boÅŸa çıkarıldığına dikkat çeken MuÄŸuç, ÅŸunları söyledi: “1999 yılından bugüne, geliÅŸen İmralı süreci bunun en bariz ve en yakın örneklerini teÅŸkil etmiÅŸtir. Dış dünyaya yansıdığı kadarıyla Sayın Öcalan’ın 23 yıldır barışın inÅŸası ve demokrasinin geliÅŸimi için çaba içinde olduÄŸu, yoÄŸun istek ve niyet taşıdığı kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bu çaba ve isteÄŸin karşılık bulması için ihtiyaç duyulan koÅŸulların hukuki çerçevede yaratılması, toplumsal menfaatin gerekliliÄŸidir.”
MuÄŸuç, konuÅŸmasının devamında ÅŸu çaÄŸrıda bulundu: “İmralı’daki uygulama ve düzenlemeler toplumsal barışı hedef almış, hak ve özgürlüklerin yok edilmesi noktasına gelmesine temel referans yapılmıştır. Sayın Öcalan’ın, ailesi ve avukatlarıyla temasının saÄŸlanması baÅŸta olmak üzere yasal haklarının uygulanması anayasa ve ulusal mevzuatın gereÄŸi ve aynı zamanda mevcut toplumsal krizlerin son bulması için bir adım niteliÄŸi teÅŸkil edecektir. İlgilileri evrensel hukuk ilkelerine baÄŸlı kalmaya ve anayasal sorumluklarının gereÄŸini yerine getirmeye davet ediyoruz.” (ANF)

Tags: , , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑