İnsan Hakları

Published on Ekim 26th, 2026

0

Köln’de 7. Dayanışma Festivali: Barışın, özgürlüğün ve insan haklarının sesi yükseldi

Almanya’nın Köln kentinde 22–25 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 7. Dayanışma Festivali, “Barış” temasıyla siyaset, insan hakları, gazetecilik, edebiyat, müzik ve fotoğraf sanatını bir araya getirdi. Dört gün süren festivalde Orta Doğu’daki çatışmalar, Almanya’nın siyasi sorumlulukları, Türkiye’deki barış süreci, insan hakları ihlalleri ve savaş bölgelerinde gazetecilik gibi konular ele alındı.

Dayanışmanın Sesi Derneği (Stimmen der Solidarität) tarafından düzenlenen 7. Dayanışma Festivali, 22 Ekim Perşembe günü Köln-Mülheim’daki Bürgerhaus MüZe’de gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Bu yıl ana teması “Barış” olarak belirlenen festival, dört gün boyunca farklı ülkelerden siyasetçileri, gazetecileri, insan hakları savunucularını, yazarları, sanatçıları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.

Festivalin açılışına 120’den fazla kişi katıldı. Açılışta Dayanışmanın Sesi Derneği Yönetimi adına Georg Krautkrämer, Bürgerhaus MüZe adına Prof. Dr. Kemal Bozay, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu Başkan Yardımcısı Berivan Aymaz ve Köln Belediye Başkan Yardımcısı Derya Karadağ konuklara hitap etti. Açılışta yapılan konuşmalarda, toplumsal dayanışmanın, insan haklarının ve farklı kesimler arasında diyalog kurulmasının önemi öne çıktı.

Bu yıl “Barış” teması etrafında şekillenen programda, barışın yalnızca silahların susmasıyla sınırlı olmadığı; insan haklarının korunması, adaletin sağlanması, özgürlüklerin güvence altına alınması ve farklı toplumsal kesimler arasında diyalog kurulmasıyla mümkün olabileceği vurgulandı.

“Yaşam güneşten koparıldığında”

Festivalin açılış programının ardından Kürt şair İlhan Sami Çomak, edebiyat araştırmacısı ve eski Köln Belediye Başkanı Angela Spizig’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide okurlarla buluştu. Çomak’ın cezaevinde geçirdiği uzun yıllar, edebiyatla ilişkisi ve şiirin insan yaşamındaki yeri üzerine yapılan söyleşi, katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Söyleşinin Almanca çevirisini Çiler Fırtına üstlendi.

Otuz yılı aşkın süre cezaevinde kalan ve bu süreçte şiir kitapları yayımlayan Çomak’ın deneyimleri, edebiyatın baskı koşullarında dahi bir ifade ve direnme alanı olabileceğini ortaya koydu.

Açılış programına derneğin kurucu üyelerinden Anke Brunn, DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, eski milletvekili Nursel Aydoğan, Arif Ünal, müzisyen Udi Yervant, Hasan Sağlam ve KON-KURD Başkanı Ruken Akça’nın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

Udi Yervant ve Collectif Medz Bazar’dan müzik buluşması

Festivalin ikinci gününde, Köln’deki Kulturbunker’da düzenlenen konser 150 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Udi Yervant ve Collectif Medz Bazar’ın sahne aldığı gecede farklı müzik gelenekleri bir araya geldi.

Programın açılışında Dayanışma’nın Sesi Derneği temsilcileri konukları selamlayarak Dayanışma Festivali’nin amaçları ve bu yılki teması hakkında bilgi verdi. Ardından sahneye çıkan Udi Yervant, ud eşliğinde seslendirdiği geleneksel ezgilerle dinleyicilere duygusal anlar yaşattı.

Gecenin devamında sahne alan Collectif Medz Bazar, farklı coğrafyaların müzikal mirasını çağdaş yorumlarla buluşturan performansıyla izleyicilerin beğenisini kazandı. Konserin sonunda iki sanatçı ve müzik grubu birlikte çeşitli eserler seslendirdi.

Farklı dillerin ve kültürlerin müzik aracılığıyla buluştuğu konser, festivalin kültür ve sanat boyutunun öne çıkan etkinliklerinden biri oldu.

“Heimatlos: Göç ve Sürgün Arasında” fotoğraf sergisi

Festivalin üçüncü günü, “Heimatlos: Zwischen Migration und Exil” başlıklı fotoğraf sergisinin açılışıyla başladı. Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu tarafından, Karşı Sanat Çalışmaları’nın desteğiyle hazırlanan sergi; göç, sürgün, kayıp, aidiyet, hafıza ve umut temalarını ele aldı.

Serginin küratörü Adil Okay, açılışta yaptığı konuşmada çalışmaların önemine ve siyasi tutuklularla dayanışmanın gerekliliğine dikkat çekti. Sergide, tutuklu yazarların, şairlerin ve sanatçıların eserlerine de yer verildi.

Dayanışmanın Sesi Derneği Başkanı Adil Demirci ise serginin her yıl festival kapsamında açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu’na teşekkür etti. Demirci, derneğin siyasi tutuklularla dayanışma amacıyla yürüttüğü yıllık kartpostal kampanyasının önemini de vurguladı.

Sergi, sanatın yalnızca bireysel deneyimleri aktaran bir ifade biçimi olmadığını, aynı zamanda hak ihlallerine dikkat çekmek ve toplumsal hafızayı canlı tutmak için de önemli bir araç olduğunu ortaya koydu.

Orta Doğu’da barış ve Almanya’nın siyasi sorumluluğu tartışıldı

Festivalin üçüncü gününde gerçekleştirilen “Orta Doğu’da Barış: Almanya’nın Sorumlulukları, Eleştiriler ve Siyasi Hareket Alanları” başlıklı panelde, Almanya’nın bölgedeki gelişmeler karşısındaki politikası ele alındı.

Prof. Dr. Kemal Bozay’ın moderatörlüğünde düzenlenen panele Yeşiller Milletvekilli Max Lucks, Solparti Millletvekilli Lea Reisner, SPD’li Ren Vestfalya Eyalet Milletvekilli Carolin Kirsch ve insan hakları kurumu hawar help’ın temsilcisi Mariam Claren katıldı. Panelde İsrail, Filistin, İran, Suriye ve Türkiye’deki gelişmeler değerlendirilirken Almanya’nın dış politika tercihleri ve bölgesel barışın sağlanmasındaki rolü tartışıldı.

Özellikle İran’daki farklı siyasi ve toplumsal hareketler, bu hareketlerin talepleri ve ülkenin geleceğine ilişkin perspektifler üzerinde duruldu. Tartışmada, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi, insan haklarının korunması ve kalıcı barışın koşulları gibi başlıklar öne çıktı.

Panel, Almanya’nın uluslararası gelişmeler karşısındaki siyasi sorumluluklarının ve insan hakları konusundaki tutumunun farklı perspektiflerden değerlendirilmesine olanak sağladı.

Türkiye’de barış süreci ve artan siyasi baskılar ele alındı

Festivalin Türkiye’deki gelişmelere ayrılan panelinde gazeteci Faik Bulut, avukat Meral Hanbayat Yeşil ve DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan bir araya geldi. Derneğin üyesi Uğur Yeşiltepe’nin moderatörlüğünü yaptığı söyleşide Türkiye’deki güncel barış süreci, insan hakları ve muhalif kesimlere yönelik baskılar ele alındı.

Katılımcılar, barış sürecinin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaşırken Türkiye’de muhalif siyasetçiler, toplumsal hareketler ve hak savunucularının karşılaştığı baskılar üzerine görüşlerini dile getirdi.

Panelin ardından izleyicilerin de katıldığı soru-cevap bölümünde Türkiye’deki siyasi gelişmeler, demokratik haklar ve kalıcı barışın koşulları üzerine tartışma yürütüldü.

Kriz bölgelerinde gazetecilik ve insan hakları çalışmaları

Festivalin dördüncü ve son gününde “Kriz Bölgelerine İlk Elden Bakış: Orta Doğu’da Eleştirel Gazetecilik ve İnsan Hakları Çalışmaları” başlıklı panel düzenlendi.

Afganlı Gazeteci ve aktivist Sadaf Zahedi, Suriye’de tutuklu kalan gazeteci Eva-Maria Michelmann ve Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Parlamentosu üyesi Gönül Eğlence’nin katıldığı paneli Derneğin yöneticisi Said Boluri yönetti.

Konuşmacılar, kriz ve savaş bölgelerindeki deneyimlerini aktararak bağımsız gazeteciliğin karşılaştığı zorluklara, insan hakları ihlallerine ve sahadan doğru bilgiye ulaşmanın önemine dikkat çekti. Gazetecilerin güvenliği, bağımsız haber üretiminin koşulları ve kriz bölgelerinde yaşananların uluslararası kamuoyuna aktarılması da tartışılan konular arasında yer aldı.

Adil Okay şiirleriyle, Irmak Karaca ve Dilvan Roni türkülerle festivale renk kattı

Festivalin son gününde yazar, şair ve insan hakları savunucusu Adil Okay’ın şiirleri, müzisyen Irmak Karaca ve Dilvan Roni dinleyicilerle buluştu.

Dayanışma Festivali’nin son günü, yazar, şair ve insan hakları savunucusu Adil Okay’ın şiirleri ile müzisyenler Irmak Karaca, Dilvan Roni ve Samson Kidane`nin seslendirdiği türkülerle sona erdi. Şiir ve müziğin bir araya geldiği programda sanatçılar, festivalin bu yılki teması olan barış ve dayanışma mesajlarını sanat aracılığıyla dinleyicilerle paylaştı.

Adil Okay, program boyunca şiirlerini dinleyicilere aktarırken Irmak Karaca ve Dilvan Roni de ayrı ayrı sahne alarak kendi yorumlarıyla türküler seslendirdi. Şiir dinletisi ve müzik performansları, katılımcılara duygu yüklü anlar yaşattı.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑