Köln’de 25 kurumdan ortak mücadele için ilk adım: Birlikte Güçlüyüz!
Avrupa’da barış, demokrasi, eşitlik ve emek mücadelesini ortaklaştırmak için 17 Ekim’de Köln’de bir araya gelen 25 Türkiyeli ve Kürdistanlı siyasi ve toplumsal kurum toplantı sonuç metnini yayınladı. Sonuç metninde farklı politik ve örgütsel kimlikleri koruyarak ortak bir mücadele zemini oluşturma hedefi duyuruldu.
Avrupa’da faaliyet yürüten 25 siyasi ve toplumsal kurumun temsilcileri, yükselen sağ ve faşist hareketlere, savaş politikalarına ve Türkiye’deki antidemokratik uygulamalara karşı birleşik mücadele olanaklarını değerlendirmek üzere 17 Ekim Cumartesi günü Köln’de toplanmıştı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) merkezinde yapılan toplantının sonuç metnini yayınlayan birlik girişimi, farklı politik ve örgütsel kimlikleri koruyarak ortak bir mücadele zemini oluşturma hedefi duyuruldu.
Toplantı, Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi (ADDKİ), Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB), Antiemperyalist Lig (AIL), Enternasyonal Mücadele Kolektifi (EMK), Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON) ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP Avrupa) tarafından yapılan çağrı üzerine düzenlendi.
Sonuç metnine göre katılımcılar iki ana başlıkta tartışmalar yürüttü: Dünya, Avrupa ve Türkiye’deki siyasal gelişmeler karşısında halkların çıkarlarının nasıl savunulacağı ve geçmiş ortak mücadele deneyimlerinden hareketle birlikte hareket etmenin hangi örgütlenme ve siyaset yapma biçimleriyle sürdürülebileceği.
“Süreklilik taşıyan dayanışma ve koordinasyon”
Katılımcılar, Avrupa’da yaşayan Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmen halkların ortak sorunlarına karşı birlikte mücadele etmenin ve dayanışmayı büyütmenin gerekli olduğu konusunda uzlaştıklarını belirtti. Metinde, oluşturulması planlanan ortak zeminin kurumların kendi politik kimliklerini, örgütsel yapılarını ve mücadele programlarını ortadan kaldıran bir birlik olarak görülmediği vurgulandı.
Açıklamada, ortak hareketin yalnızca ortak bildirilerle sınırlı kalmaması; kurumlar ve mücadele alanları arasında süreklilik taşıyan dayanışma ve koordinasyon kurulması gerektiği ifade edildi. Birlikteliğin siyasal perspektifi, örgütsel biçimi ve işleyişinin önümüzdeki dönemde yapılacak görüşmelerle netleştirilmesi planlanıyor. İlk adım olarak toplantıya katılan kurumların yer alacağı ortak bir iletişim grubu kurulması kararlaştırıldı.
Toplantıda ABDEM, HDK-Avrupa ve ADGB gibi geçmiş ortak mücadele deneyimleri de ele alındı. Katılımcılar, bu deneyimlerden çıkarılacak derslerin yeni ortak çalışma zemininin oluşturulmasına katkı sunmasını hedefliyor.
Savaş, yükselen sağ ve toplumsal mücadeleler
Sonuç metninde, dünya genelinde yayılan savaş ve çatışmaların yeni ve daha büyük savaşların önünü açtığı değerlendirmesi yapıldı. Silahlanmaya ayrılan kaynakların yoksulluğu derinleştirdiği ve halkların temel ihtiyaçlarını geri plana ittiği belirtilirken, savaş politikalarının bedelini halkların, emekçilerin, kadınların ve doğanın ödediği kaydedildi.
Metinde ayrıca Avrupa’da ve dünyada güç kazanan sağ ve faşist hareketlerle militarizm, ırkçılık, cinsiyetçilik, göçmen ve mülteci düşmanlığı ile doğa düşmanlığı arasında bağ kuruldu. Bu politikalara karşı mücadele eden emekçilerin, göçmenlerin, kadınların, LGBTİ+’ların, ezilen halkların ve inanç topluluklarının kriminalize edildiği ileri sürüldü.
Katılımcılar, Hindistan’dan Fransa’ya, Amerika’dan Yemen’e ve Rojava’ya uzanan direniş deneyimleri arasında bağ kurulması ve enternasyonal dayanışmanın geliştirilmesi gerektiğini savundu. Sonuç metninde, yerel mücadelelerin ortak deneyim paylaşımıyla güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Türkiye’deki gelişmeler ve Kürt sorununun çözümü
Toplantıda Türkiye’deki siyasal gelişmeler de gündeme alındı. Sonuç metninde AKP-MHP iktidarının muhaliflere, emekçilere ve demokratik kurumlara yönelik baskıları artırdığı; Alevilerin ve Kürtlerin eşit yurttaşlık taleplerinin, kadınların ve LGBTİ+’ların eşit ve özgür yaşam taleplerinin karşılanmadığı yönünde değerlendirmelere yer verildi. Katılımcılar, bu gelişmeleri Türkiye’yle sınırlı görmediklerini; Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerindeki mücadelelerle dayanışmanın ortak görev olduğunu belirtti.
Kürt sorununun demokratik çözümü toplantının özel olarak ele alınan başlıklarından biri oldu. Metinde, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan sürecin siyasi tutsakların özgürleşmesi, silahlı mücadele yürütenlerin demokratik siyasete katılımının önünün açılması ve sürgündeki siyasetçilerin dönüşü bakımından önem taşıdığı ifade edildi. Kürtlerin anadil, kimlik, kültür ve örgütlenme özgürlüğü gibi kolektif haklarının güvence altına alınmasının Türkiye’deki bütün halkların ve emekçilerin yararına olacağı savunuldu.
Katılımcılar, barış ve demokratik toplum arayışlarının iktidarın ve devletin siyasi hesapları doğrultusunda araçsallaştırılmasına karşı çıktıklarını bildirdi. Barış, demokrasi ve eşit yurttaşlığın egemenlerin lütfuyla değil, birleşik mücadeleyle kazanılabileceği görüşünü dile getirdi.
21 kurum kurucu, dört kurum gözlemci olacak
Sonuç metninde 21 kurum ortak mücadele zemininin kurucu bileşeni olma iradesini açıkladı: Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP Avrupa), Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON), Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), Mor Kızıl Kolektif, Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB), Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi (ADDKİ), Enternasyonal Mücadele Kolektifi, Yeşil Sol Parti Avrupa, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB Avrupa), Avrupa Devrimci Komün Meclisleri (ADKM), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), Avrupa Özgürlük ve Barış Forumu (EFFP), Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (YJAD), Yeni Kadın ve Türkiye İnsan Hakları Derneği (TÜDAY).
İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR), Avrupa Emek-Özgürlük Cephesi, Antiemperyalist Lig (AIL) ve Roter Bund ise sürece şimdilik gözlemci olarak katılacaklarını ve çalışmaları aktif biçimde takip edeceklerini bildirdi.
Toplantıyı düzenleyen kurumlar, önümüzdeki dönemde Avrupa’daki Türkiyeli, Kürdistanlı ve göçmen ilerici, devrimci ve demokratik kurumlarla görüşmeleri sürdürerek katılımı genişletmeyi hedefliyor. Sonuç metni, bu kurum ve kişileri ortak mücadele zemininin kuruluş sürecine katılmaya çağırıyor.

























































