Söyleşiler

Published on Ağustos 17th, 2026

0

İbrahim Çiçek: Çerçeve Yasa tasfiye sürecinin hukuki zeminini oluşturuyor

Marksist Teori dergisi yazarı İbrahim Çiçek, Özgür TV’de Serpil Arslan’ın sunduğu Özgür Haber programında çerçeve yasa ve sonrasındaki süreci değerlendirdi. Yasanın esas olarak gerillanın silahsızlandırılması, sürgündekilerin dönüşü ve tutsaklara ilişkin düzenlemeleri kapsadığını belirten Çiçek, “Kürt ulusal sorunu çözülmüş olmuyor” dedi.

Marksist Teori dergisi yazarı İbrahim Çiçek, Özgür TV’de Serpil Arslan’ın sunduğu Özgür Haber programında çerçeve yasa ekseninde yaşanan gelişmeleri ve Kürt ulusal demokratik hareketinin geldiği son aşamayı değerlendirdi.

Çerçeve yasanın iktidar tarafından tarihsel bir dönemin başlangıcı ve “büyük bir kapı” olarak sunulmasına karşın, içeriğinin bu iddiaları karşılamadığını belirten Çiçek, yasanın esas olarak gerilla ve PKK’nin tasfiyesi, Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerinde bulunan sürgündeki kadroların dönüşü ve hapishanelerdeki PKK’li tutsaklara ilişkin düzenlemeleri kapsadığını söyledi.

Çiçek, “Yasanın hangi tarihsel açılımı yaptığı, yasanın hangi ilk adım olduğu, hangi sorunun çözümünün önünü açtığı, nasıl bir kapı olduğu gerçekten meçhul” dedi.

‘TASFİYENİN HUKUKİ KOŞULLARI OLUŞTURULUYOR’

Çerçeve yasanın temel işlevinin gerillanın silahsızlandırılmasının hukuki ve pratik koşullarını oluşturmak olduğunu belirten Çiçek, sürecin esas olarak Kürt özgürlük hareketinin askeri gücünün tasfiyesi ekseninde ilerlediğine dikkat çekti.

Çiçek, “Yasa esas olarak silah bırakacak gerillanın nasıl silah bırakacağı, bu prosedürün nasıl işleyeceği, bunun için gerekli olan altyapının ne olduğu, hangi örgütsel biçimlerle bunun yönlendirileceğini kapsıyor” ifadelerini kullandı.

Yasanın “kök yasa” olarak tanımlanmasına da tepki gösteren Çiçek, “Neyin kökü olduğu belli değil. Bunun üzerine hangi meyvenin, hangi çiçeğin, bitkinin yetişeceği de belli değil. Kök yasa denebilecek bir yasa da söz konusu değil” dedi.

Çiçek, gerillanın silah bırakma konusunda zaten kendi kararını oluşturduğunu belirterek, yasanın bu süreci kolaylaştıracak hukuki zemini hazırladığını söyledi. Ancak bunun “devletin teslimiyetçi stratejisinin bir yansımasından başka bir şey olmadığını” ifade etti.

‘PKK YENİLMEDİ, KARA PROPAGANDA YÜRÜTÜLÜYOR’

Çiçek, süreç üzerinden yürütülen “PKK yenildi” propagandasının da Kürt halkının mücadele iradesini kırmayı hedefleyen bir psikolojik savaş olduğunu belirtti.

“Devlet PKK’yı yenemedi. Yenemediği için Öcalan’ın ayağına gitti ve bir uzlaşma yapma arayışına girdi” diyen Çiçek, bugün yandaş medya üzerinden farklı bir tarih anlatısının kurulmaya çalışıldığını söyledi.

“PKK’nin yenildiğinin kara propagandası yapılıyor” diyen Çiçek, bu propagandanın amacını şöyle açıkladı:

“Bu kara propagandanın esas hedefi Kürt halkının moralini bozmak, gerillanın kırk yıllık yürüttüğü mücadeleyi ve Kürt halkımızın büyük fedakarlıklarını, büyük mücadele karşısında yaptıkları büyük özverilerini değersizleştirmek; bir psikolojik savaş yöntemi olarak işliyor.”

Çiçek, PKK’nin suçlu ilan edilmesinin Kürt halkının siyasi mücadelesinin de suçlu ilan edilmesi anlamına geldiğini belirterek, Kürt halkının ulusal varlığı ve hakları için yürüttüğü mücadelenin suç ilan edilmesine karşı durulması gerektiğini belirtti.

‘BİNLERCE YILLIK KARDEŞLİK DEĞİL, EŞİTSİZLİK VAR’

İktidar çevrelerinin çerçeve yasayı anlatırken öne çıkardığı “bin yıllık Türk-Kürt kardeşliği” söylemini de eleştiren Çiçek, birlikte yaşama tarihinin eşitlik anlamına gelmediğini belirtti.

“Bin yıllık halklar arasında birlikte yaşama kültürü var. Fakat bin yıllık kardeşlik var mı?” diye soran Çiçek, kardeşliğin ancak eşit haklar temelinde anlam kazanabileceğini söyledi.

“Kardeşlik demek eşitlenmek demek” diyen Çiçek, Kürt halkının Cumhuriyet tarihi boyunca inkar, asimilasyon ve sömürgeci baskıyla karşı karşıya bırakıldığını belirtti.

Çiçek, “bu anlamda Türk ve Kürt tarihin hiç bir anında kardeş olmadı” diyerek Kürt halkının ulus olmaktan kaynaklı hakları başta olmak üzere; dilini, kültürünü geliştirme ve söz-eylem-örgütlenme hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

‘ERDOĞAN’IN SARAYINDAN DEMOKRASİ GELMEZ’

PKK Gerillasının silahsızlandırılması ve tasfiyesinin ardından devletin demokratikleşeceği yönündeki beklentilerin mücadele açısından ciddi bir risk taşıdığını belirten Çiçek, iktidarın bugüne kadar demokrasi isteyen güçlere yönelik faşist baskı politikalarını sürdürdüğünü söyledi.

“Erdoğan’ın sarayından Türkiye’ye demokrasi gelmez. Kimse hayale kapılmasın” diyen Çiçek, gerillanın silahsızlandırılması ve tasfiyesinin faşist şeflik rejiminin baskıyı arttırmak ve imha savaşı için alan açma tehlikesine vurgu yaptı.  

Çiçek, “Daha sert mücadeleler bizi bekliyor” diyerek, devrimci ve ilerici güçlerin yeni dönemin mücadele görevleri ve zorluklarına karşı hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ: FAŞİST ŞEFLİK REJİMİNİ SAĞLAMLAŞTIRMAK İSTİYORLAR

Programda anayasa değişikliği tartışmalarını da değinen İbrahim Çiçek, bu gündemin AKP ve MHP’nin siyasal ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiğini belirtti.

“Anayasa değişikliğinin birinci temel sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kalıcılaştırılması, sağlamlaştırılması” diyen Çiçek, ikinci hedefin ise faşist şef Erdoğan’ın iktidarının devamını güvence altına almak olduğunun altını çizdi.

Çiçek, “Erdoğan’ın beş yıl daha Cumhurbaşkanlığında şeflik mevkiinde, faşist şef olarak devam etmesini sağlayacak” düzenlemeleri gündeme getirilebileceğini belirtti.

Çerçeve yasanın Meclis’ten geçirilmesiyle oluşan siyasi mutabakatın anayasa değişikliği açısından da kullanılabileceğini belirten Çiçek, sürecin egemen sınıfların siyasal iktidarlarını güvence altına alma arayışının bir parçası olduğunu ifade etti.

‘KÜRT ULUSAL SORUNU ÇÖZÜLMÜYOR’

Çiçek, tasfiye sürecinin Kürt ulusal sorununun çözümü anlamına gelmediğinin özellikle altını çizdi.

“Kürt sorunu, Kürt ulusal sorunu çözülmüş olmuyor. Hatta Kürt ulusal sorununun çözümü yönünde herhangi bir ciddi adım da atılmış olmuyor” diyen Çiçek, sorunun kaynağının gerilla ya da tutsaklar olmadığını belirtti. “Kürt ulusal sorununun kaynağı inkarcı sömürgeciliktir” diyen Çiçek, çerçeve yasada Kürt halkının ulusal demokratik haklarına ilişkin herhangi bir güvence bulunmadığını vurguladı. Bu nedenle devrimcilerin Kürt ulusunun varlığını, örgütlenme özgürlüğünü ve kendi kaderini tayin hakkını savunmaya devam etmesi gerektiğini sürecin ana görevlerinden birisinin bu olduğunu ifade etti.

‘LEGALİZM VE PARLAMENTARİZM HAYALLERİ TIRMANACAK’

Gerillanın silahlı mücadeleden çekilmesiyle emekçi sol içerisinde legalizm, parlamentarizm ve reformizm eğilimlerinin güçlenebileceği uyarısında bulunan Çiçek, devrimci hareketin bağımsız çizgisini korumasının önemine dikkat çekti.

“Önümüzdeki dönem hem parlamenterist hayallerin hem legalist hayallerin hem reformist hayallerin tırmanışa geçeceği bir süreç olacaktır” diyen Çiçek, devrimci güçlerin bu yönelimlere karşı da mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

İşçi sınıfının, kadınların, gençliğin, çevre hareketlerinin ve Kürt halkının mücadelelerinin ortaklaştırılması gerektiğini belirten Çiçek, “Bütün bir cepheleşme çalışması, birleşik bir mücadelenin örgütlenme çalışması”nın önümüzdeki dönemin temel görevlerinden biri olduğunu ifade etti.

‘YENİ İNKARCI SÖMÜRGECİ SÜRECE GİRİYORUZ’

Çiçek, programın sonunda özellikle tasfiye sürecinin ardından Kürt halkını bekleyen tehlikelere dikkat çekti.

“Kürt halkının üzerinde gitgide ve bu yasadan sonra daha da artacak bir asimilasyon baskısı olacak” diyen Çiçek, Kürt halkının mücadele içerisinde yarattığı dil, kültür, ulusal bilinç ve kurumsal kazanımların faşist şeflik rejimi tarafından hedef alınabileceğini belirtti.

Çiçek, “Yeni bir inkarcı sömürgeci sürece girdiğimizin altını kesin kalınca çizmek” gerektiğini söyledi.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde temel görevin, Kürt halkının ulusal demokratik taleplerini savunmakla sınırlı kalmayıp işçi sınıfının, kadınların, gençliğin ve ezilenlerin mücadelelerini ortaklaştırmak olduğunu belirten Çiçek, tasfiye sürecinin yaratacağı yeni koşullara karşı birleşik devrimci mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Özgür TV’deki programın tamamına buradan ulaşabilirsiniz. (etha)

Tags:


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑