İşçi Sınıfı

Published on Ekim 1st, 2026

0

IG BAU’da yeni yönetim ve mücadele kararları

Almanya’da IG BAU’nun Kassel’de düzenlenen 24. Kongresi, dört gün süren görüşmelerin ardından sona erdi. Carsten Burckhardt yeni başkan seçilirken, Zeynep Biçici yönetim kuruluna girdi. Kongrede ırkçılık ve faşizme karşı mücadele, sosyal hakların korunması, sekiz saatlik iş gününün savunulması ve zorunlu askerliğe karşı çıkılması yönünde kararlar alındı.

İnşaat, Tarım ve Çevre İşkolu İşçileri Sendikası IG Bauen-Agrar-Umwelt (IG BAU) 24. Kongresi, Almanya’nın çeşitli kentlerinden seçilen delegelerin katılımıyla Kassel’de gerçekleştirildi. İnşaat, temizlik, tarım, çiçekçilik ve ormancılık gibi alanlarda çalışan işçilerin örgütlü olduğu, Almanya Sendikalar Birliği’ne (DGB) üye sendikanın kongresine, Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF) üyesi delegeler de katıldı.

Göçmen kökenli işçilerin yoğun biçimde örgütlü olduğu sendikanın kongresi, rap müzisyeni E BON’un dinletisiyle başladı. Sanatçının parçalarında Filistin ve Kürdistan’daki mücadelelere yer vermesi dikkat çekti. İşçilerin mücadelesini anlattığı parçası da delegeler tarafından coşkuyla karşılandı. Dinleti sırasında IG BAU Gençliği, güncel gelişmelere ilişkin hazırladığı pankart, döviz ve bayraklarla sahnede bir gösteri gerçekleştirdi.

Kongre, dönemin IG BAU Başkanı Robert Feiger’in açılış konuşmasıyla devam etti. Feiger, sendikalarda ırkçılığa, insanların birbirine karşı kışkırtılmasına ve aşırı sağa yer olmadığını vurgulayarak, “Sağcılar ayrıştırmadan yana, biz sendikacılar birlikten ve dayanışmadan yanayız. Sendikacılar olarak diyoruz ki ırkçılara, sağcılara ve faşistlere el verilmez. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bu hakları kazanmak için çok mücadele ettik, onları koruyacağız” dedi.

Sosyal hakları korumak ve planlanan kısıtlamalara karşı çıkmak için kongreden bir gün önce sokakta olduklarını hatırlatan Feiger, önümüzdeki dönemde hem işçiler hem de gençler için mücadeleyi yoğunlaştırmaları gerektiğini söyledi. Kongrenin yalnızca geçmişi değerlendirmeyeceğini, gelecek dönemi de örgütleyeceğini belirten Feiger, tüzük tartışmaları ve yönetim seçimlerinin önemine dikkat çekerek demokratik biçimde seçilen delegeleri selamladı.

Kongreye DGB Başkanı Yasmin Fahimi’nin yanı sıra ver.di, IGBCE, polis, demiryolu ve ulaşım, gıda, metal ve eğitim sendikaları ile Almanya Baca Temizlikçileri Birliği gibi çeşitli örgütlerden temsilciler katıldı. Ukrayna’dan ve Avrupa’daki çeşitli sendikal birliklerden gelen temsilciler de IG BAU ile dayanışmalarını ifade etti. İşveren örgütlerinin temsilcileri ile Federal Konut, Kentsel Gelişim ve İnşaat Bakanı da kongrede yer aldı. Fahimi, yaptığı konuşmada sendikaya mücadelesinde başarılar diledi.

Konuşmaların ardından RABAZZ adlı grup, müzik eşliğinde gerçekleştirdiği gösteriyle kongreye coşku kattı.

Kongrede Georg Leber Sivil Cesaret Ödülü, Sachsen-Anhalt’ta ırkçılığa karşı yürüttüğü mücadele nedeniyle Max Schnelle’ye verildi. Ödülün Natalie Pawlik tarafından açıklanması ve Schnelle’nin sahneye çağrılması, delegeler tarafından ayakta alkışlandı. Alkışlarla aynı zamanda ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı ortak bir tutum ortaya konuldu.

Schnelle, konuşmasında kendisine destek veren annesine teşekkür ederek, yaptıklarının herkesin yerine getirmesi gereken bir sorumluluk olduğunu söyledi. Almanya tarihini öğrenirken Holokost ve faşizmle yüzleştiğini belirten Schnelle, bu geçmişi inkâr edenlere karşı tavır almak gerektiğini vurguladı.

Sachsen-Anhalt’taki seçim sonuçları ve AfD’nin aldığı oylar üzerinden diğer partilerin tutumunu eleştiren Schnelle, “Biz yeniden 1933’ü yaşamak istemiyoruz. Güzel konuşmak bize yardımcı olmuyor; tavır almak ve sorumluluk üstlenmek önemlidir. Sınır dışı etmelere ve ırkçılığa karşı çıkarak bu sorumluluk yerine getirilebilir” dedi.

Hükümetin çalışma hayatına ilişkin politikalarını da eleştiren Schnelle, insanların zaten çok çalıştığını, buna rağmen ücretlerinin geçimlerine yetmediğini belirtti. “Bunun sorumlusu sınır dışı edilmek istenen mülteciler ya da Müslümanlar değildir. Bir köyde otobüs zamanında gelmiyorsa, doktordan aylarca randevu alınamıyorsa bunun sorumlusu göçmenler değil, mevcut yönetim ve hükümettir” sözleriyle konuşmasını sürdürdü. Schnelle’nin konuşması, delegeler tarafından defalarca ayakta alkışlandı.

Yeni yönetim seçildi

Kongrenin ikinci gününde uluslararası dayanışma, ırkçılıkla mücadele ve işçi hakları öne çıktı. İnşaat ve Ağaç İşçileri Enternasyonal Birliği (BHI) Genel Sekreteri Ambet Yuson, dünyadaki gelişmelerin işçiler açısından kolay olmadığını, ırkçılık ve ayrımcılığın yaygınlaşmasıyla gelecek kaygısının büyüdüğünü söyledi.

Katar’daki Dünya Kupası’na yönelik kırmızı kart kampanyasını hatırlatan Yuson, IG BAU’nun kampanyaya verdiği desteğe dikkat çekti. Sendikalı, güvenli ve işçi haklarının toplu sözleşmelerle güvence altına alındığı bir çalışma hayatı talep ettiklerini belirterek, hakların çeşitli adlar altında güvencesizleştirilmesine karşı çıkılması gerektiğini vurguladı.

Yuson, “Dünya çapında işçiler arasında ırkçı ve cinsiyetçi ayrımcılığa karşı mücadele etmeliyiz. Gücümüz, sınırları aşan dayanışma ve güçlü sendikal mücadeledir. Hangi ülkede olursa olsun, herhangi bir sendikaya yapılan saldırıyı hepimize yapılmış bir saldırı olarak görüp dayanışmayı büyütmeliyiz” dedi.

Ardından yönetim kurulunun dört yıllık faaliyet raporu sunuldu. Yönetim kurulu üyeleri, sorumlu oldukları alanlara ilişkin sözlü raporlarını aktardı. Sendika Konseyi ve Denetim Komisyonu da raporlarını sundu. Delegeler söz alarak görüşlerini, eleştirilerini ve sorularını dile getirdi. Yönetim kurulu üyelerinin yanıtlarının ardından faaliyet raporu çoğunluk oyuyla onaylandı.

Tüzük değişikliği önerilerinin görüşüldüğü bölümde en yoğun tartışma, yönetim kurulunun kaç kişiden oluşacağı üzerine yaşandı. Görüşmeler sonucunda beş kişilik yönetim kurulu seçilmesine karar verildi.

Kongreye katılan Sol Partili siyasetçi Heidi Reichinnek de işçi ve emekçilerin mücadelesine destek verdi. Almanya’da yükselen ırkçılığa ve hükümetin reform adı altında sosyal haklara yönelik saldırılarına dikkat çeken Reichinnek, emeklilik tartışmalarında 63 yaşında emekli olanların hedef gösterilmesini eleştirdi.

Reichinnek, “Hükümet yalan söylüyor. Çünkü 63 yaşında emekli olanlar ya 45 yıl çalışmış ya da sağlık koşulları nedeniyle zorunlu olarak emekli olmuştur. Almanya sanayisi güçlü bir ülke olmasına rağmen insanlar emekliliklerinde çöpten şişe toplayarak geçinmeye çalışıyorsa bu utanç vericidir” dedi.

Merz hükümetinin halkı tembellikle ve çalışmak istememekle suçladığını söyleyen Reichinnek, sekiz saatlik iş gününün de hedef alındığını belirtti. Temizlik işçilerinin toplu sözleşme görüşmelerinde saat ücretlerine 2 Euro zam yapılmasını ve ücretlerin 17 Euro’ya çıkarılmasını talep ettiğini hatırlatarak, bu talebin bile yoksulluk sınırında kaldığını, buna rağmen işverenler tarafından yüksek bulunduğunu ifade etti. Reichinnek’in konuşması delegeler tarafından ayakta alkışlandı.

Yönetim kurulunun beş kişiden oluşması kararının ardından başkan, iki başkan yardımcısı ve iki yönetim kurulu üyesinin seçimine geçildi. Başkanlığa tek aday olarak gösterilen Carsten Burckhardt, 305 delegeden 216’sının oyunu alarak IG BAU’nun yeni başkanı seçildi.

Başkan yardımcılıklarına Nicole Simons ve Christina Beck oy çoğunluğuyla seçildi. Yönetim kurulu üyeliğine ise 159 oy alan Zeynep Biçici ile Lars Dieckmann seçildi. ATİK Online’ın aktardığına göre Biçici’nin seçilmesiyle sendika tarihinde ilk kez Türkiye kökenli bir işçi yönetim kurulunda yer aldı.

Irkçılığa ve sosyal hak gasplarına karşı kararlar

Kongrenin son iki gününde tüzük değişikliklerinin yanı sıra güncel gelişmelere ilişkin çok sayıda önerge tartışılarak karara bağlandı.

Kabul edilen önergeler arasında, faşizmin yenilgiye uğratıldığı 8 Mayıs’ın tatil günü ilan edilmesinin talep edilmesi, AfD’nin yasaklanması için yürütülen kampanyanın desteklenmesi ve AfD ile diğer faşist örgütlere üye olan ya da bu örgütlerin propagandasını yapan işçilerin IG BAU üyeliğinden çıkarılması yer aldı. Meslek eğitimi gören gençlerin ırkçılığa karşı birliğinin desteklenmesi de kararlaştırıldı.

Hükümetin silahlanmaya ayırdığı kaynakların sosyal alanlara aktarılması talep edilirken, askerî harcamalar için öngörülen yüzde 5 hedefi reddedildi. Zorunlu askerliğe karşı çıkılması ve bu konuda yürütülen mücadelenin desteklenmesi yönündeki önerge de kabul edildi.

Tarım alanında haksız rekabete karşı çıkılması, devletin kendi üreticilerini desteklemek yerine başka ülkelerden tarım ürünleri almasının eleştirilmesi, tarım işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ücretlerinin yükseltilmesi için çalışmaların yoğunlaştırılması yönünde önergeler görüşüldü. Doğanın ve ormanların korunmasına ilişkin öneriler de karara bağlandı.

Sosyal hakların korunması, emeklilik hakkına yönelik kısıtlamalara karşı çıkılması ve 63 yaşında emeklilik hakkının savunulması yönündeki öneriler kabul edildi. Yükseköğrenim gören gençlerin taleplerinin sendika tarafından dikkate alınması ve desteklenmesi, gençlerin sendikal çalışmalara katılımının artırılması ve bölgesel sendika merkezlerinin gençlerin kullanımına daha fazla açılması da alınan kararlar arasındaydı.

Almanya’da günlük çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin tartışmalar karşısında sekiz saatlik iş gününün savunulması yönündeki önerge oybirliğiyle kabul edildi. IG BAU Gençliği adına kongreye katılan delegelerin, özellikle ırkçılığa ilişkin önergelerde yoğun tartışmalar yürütmesi dikkat çekti.

Kongrede sendikal mücadelenin en yüksek ödülü olarak tanımlanan Hans Böckler Madalyası, Doris Hammes ve Manfred Schmitt’e verildi. İşçilerin hak ve özgürlükleri için mücadelede önemli sorumluluklar üstlenen üyelerin bu ödüle layık görüldüğü belirtildi.

Temmuz 1988’den bu yana sendika üyesi olan Hammes’in çeşitli örgütlenmelerde görev aldığı, özellikle temizlik işçisi kadınların mücadelesine önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Meslek eğitimi sırasında, 1964’te sendikaya üye olan Schmitt’in ise sonraki yıllarda çeşitli görevler üstlendiği aktarıldı. Uzun süre işçi temsilciliği başkanlığı yapan Schmitt’in, bu görevi çalışma yükümlülüğünden muaf tutulmadan yürüttüğü ve bugün de yaşadığı kentte sendikal çalışmalara destek verdiği belirtildi.

ATİK Online’ın kongreye ilişkin değerlendirmesinde, dört günlük görüşmelerde işçi ve emekçileri yakından ilgilendiren sorunların yanı sıra tüzük ve sendikanın iç işleyişine ilişkin tartışmaların geniş yer tuttuğu ifade edildi. Sendikanın üye kaybı, işçilerin sorunlarından uzaklaşması, gençleri örgütlemekte zorlanması ve hükümetin uygulamalarına karşı mücadelede yetersiz kalması, öne çıkan eleştiri başlıkları arasında sıralandı.

Delegelerin yaş ortalamasının yüksek olduğu kongrede, gençlerle ileri yaştaki delegelerin yaklaşımları arasındaki farklılıkların belirginleştiği aktarıldı. Buna karşılık, işyerlerinden gelen gençlerin kongreye en iyi hazırlanan kesim olduğu belirtildi. Genç delegelerin yeni tasarruf paketlerine karşı mücadele, ırkçılık ve ayrımcılığın devlet politikalarıyla ilişkisi ve AfD’nin kapatılması talebinin ötesinde daha aktif bir antifaşist mücadele yürütülmesi konularında yoğun tartışmalar yaptığı kaydedildi.

Değerlendirmede, tüzük değişikliklerine ilişkin tartışmaların işyerlerindeki sorunlara nasıl yanıt verileceği sorusunun önüne geçtiği savunularak, bu durum sendika yönetimindeki bürokratlaşmayla ilişkilendirildi. Yeni yönetimin belirlenmesi konusunda kongreden aylar önce başlayan tartışmaların kongreye de yansıdığı, yönetim seçimlerinde iki grup arasındaki rekabetin çoğunlukla açık olmayan biçimlerde yürütüldüğü ifade edildi.

Göçmen kökenli işçilerin yoğun olarak örgütlü olduğu IG BAU’nun kongresinde, göçmenlerin sorunlarının yeterince gündeme getirilmemesi de eleştirildi. ATİK Online, bunun hem sendika bürokrasisinin yaklaşımından hem de göçmen üyelerin kendi sorunlarını gündeme taşımakta yetersiz kalmasından kaynaklandığını belirtti. Delegeler arasında göçmenlerin sayısının az olması da bu sorunun bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Yeni yönetimin önümüzdeki dört yılda uygulaması gereken önemli kararlar bulunduğu vurgulanırken, delegelerin bu kararların hayata geçirilmesini ne ölçüde denetleyeceğinin gelecek dönemde görüleceği ifade edildi. Yeni başkan Carsten Burckhardt, dört yıllık görev döneminde sendikanın üye sayısını 200 bine çıkarma sözü verdi. Kapanış konuşmasında da bu hedefini yineleyen Burckhardt’ın vaadini yerine getirip getiremeyeceğini, önümüzdeki dönemde yürütülecek çalışmalar gösterecek. (ATİK Online)


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑