Hatimoğulları: ESP’li yoldaşlarımız derhal serbest bırakılmalı
ESP ve sosyalist kurumlara yönelik 3 Şubat siyasi kırım saldırısının 200. gününde Silivri’de hapishane önünde açıklama yapıldı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni’yi ziyaret etti, “ESP’li yoldaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve sosyalist kurumlara yönelik 3 Şubat’ta yapılan siyasi kırım saldırısının 200. gününde Silivri Hapishanesi’nin önünde basın açıklama yapıldı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, açıklama öncesinde ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ile Van Büyükşehir Belediyesi eski eş başkanı Bekir Kaya ve siyasi tutsak Nasrullah Kuran’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından ESP ve DEM Parti bileşenleriyle birlikte basın açıklaması gerçekleştirildi.
Açıklamaya Barış Anneleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Tanya Kara ve çok sayıda kişi katıldı.
‘ESP’Lİ YOLDAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR’
Hapishane çıkışında konuşan Hatimoğulları, 3 Şubat siyasi kırım saldırısında 110 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldığını, 84 sosyalistin tutuklandığını ve aralarında ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni’nin de bulunduğu 47 sosyalistin halen tutsak olduğunu söyledi.

ESP’ye yönelik saldırının 200’üncü gününde tutsakların serbest bırakılması çağrısını yineleyen Hatimoğulları, sosyalistlerin neden tutuklandığını şu sözlerle anlattı: “ESP’liler, sosyalistler, devrimciler, yurtseverler neden gözaltına alındı, neden tutuklandı? Çünkü Türkiye’de adil ve demokratik bir düzen istedikleri için. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin son bulmasını talep ettikleri için. Türkiye’de artan işsizlik ve yoksulluğa karşı işçinin, emekçinin, yoksulun, çiftçinin, esnafın hakkını savundukları için şu an hapishanedeler.”
Hatimoğulları, sosyalistlerin kayıplarını arayan ailelerle dayanışma kurdukları, 10 Ekim ve Suruç Katliamında yaşamını yitirenler için adalet mücadelesi verdikleri için tutuklandığını belirtti.
‘YASA DEMOKRATİKLEŞMENİN ÖNÜNÜ AÇABİLİR’
Hatimoğulları, Meclis’te kabul edilen Çerçeve Yasa’ya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Yasayı, Kürt sorununu “terör” parantezine alan anlayışa karşı atılmış ilk adım olarak değerlendirdiklerini belirten Hatimoğulları, yasanın tek başına Türkiye’yi demokratikleştirmeyeceğini ancak demokratikleşmenin önünü açabileceğini savundu.
Hatimoğulları, bu süreçte siyasi tutsakların özgürlüğünün de önemli olduğunu belirterek Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve Kobane Davası’ndaki diğer tutsakların yanı sıra Gezi Davası’ndan tutuklu bulunan Osman Kavala, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Tayfun Kahraman’ı hatırlattı.
“Barış ve demokratikleşme sürecinin başladığı ve diyalogların sürdüğü bu dönemde iyi niyet adımları olarak AİHM kararları bir an önce hayata geçirilmeli, hem Kobane hem Gezi Davasındaki bütün mahpuslar acilen serbest bırakılmalı” diyen Hatimoğulları, siyasi ve seçilmişlere yönelik yargı operasyonlarının sona ermesi çağrısında bulundu.
‘SİYASİ MAHPUSLAR HAPİSHANEDEYKEN DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ’
Kayyım politikalarına da tepki gösteren Hatimoğulları, seçilmişlerin tutuksuz yargılanması ve görevlerine iade edilmesi gerektiğini söyledi.

ESP’li tutsakların özgürlüğünün “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” açısından da önemli olduğunu belirten Hatimoğulları, “Başta Murat Çepni Eş Başkanımız olmak üzere bütün ESP’li yoldaşlarımız serbest bırakılmalıdır. Onların ve diğer siyasi tutsakların özgürlüğü tam da bu sürecin ruhunu ileriye taşıyacak, geliştirecek bir adım olacaktır” dedi.
Hatimoğulları, siyasi tutsakların özgürlüğü sağlanmadan demokratikleşmeden söz edilemeyeceğini belirtti ve ekledi: “Siyasi mahpuslar bu ülkede kaldıkça; aydınlar, yazarlar, gazeteciler hapishanede o soğuk duvarların arasında kaldıkça Türkiye’de gerçek bir demokrasiden, gerçek bir demokratikleşme sürecinden bahsedemeyiz.”
Hatimoğulları ayrıca Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ndeki rolünün önemli olduğunu belirterek, DEM Parti’nin önümüzdeki dönemdeki yeniden yapılanma sürecinde Öcalan’ın görüş ve değerlendirmelerinin kıymetli olacağını söyledi.
Açıklama, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “Bijî berxwedana zindanan”, “İnanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganlarıyla son buldu. (etha)
























































