Türkiye’de sosyalist kurumlara geniş çaplı operasyon: 96 gözaltı
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve çok sayıda kurum emekçisine yönelik 3 Şubat sabahı düzenlenen operasyonları kınadı. Gözaltılar arasında siyasi parti yöneticileri, gazeteciler, sendikacılar ve avukatlar da yer aldı.
3 Şubat sabahı Türkiye’nin 21 kentinde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Antalya, Adıyaman, Urfa, Rize, Bursa, Van, Tekirdağ, Gaziantep, Samsun, Dersim, Malatya, Diyarbakır, Kocaeli, Yalova, Balıkesir, Denizli, Ankara, İzmir, Sakarya, Adana ve Mersin’de gerçekleştirilen ev ve kurum baskınlarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisi (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Etkin Haber Ajansı (ETHA), DİSK/Limter-İş, Polen Ekoloji, BEKSAV ve diğer bazı yapıların çalışanlarından oluşan toplam 96 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar arasında ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, ESP MYK üyesi Okan Danacı, SKM Sözcüsü Tanya Kara, ETHA editörlerinden Pınar Gayip, Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Özlem Gümüştaş ve DİSK/Limter-İş Genel Sekreteri Beycan Taşkıran da bulunuyor.
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) konuya dair yaptığı açıklamada, söz konusu operasyonun Rojava’daki gelişmelerle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Açıklamada, Türk devletinin bir yandan Suriye’de HTŞ ile iş birliği içinde Kürtlere, Alevilere ve Dürzilere yönelik saldırılar düzenlediği; diğer yandan ise ülke içinde bu saldırılara karşı çıkan demokratik kurumlara, gazetecilere ve siyasetçilere yönelik baskı ve gözaltıları yoğunlaştırdığı ifade edildi.
ATİK, Rojava’da katliamları durdurmak ve halkın direnişine destek vermek için gerçekleştirilen yürüyüşlere polisin saldırdığını, eylemlere katılanların ise şiddete maruz kaldığını ve gözaltına alındığını belirterek, 3 Şubat’ta gerçekleştirilen operasyonun bu sürecin bir parçası olduğunu vurguladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Rojava’yı destek eylemlerinde aktif yer alan, onun haberini yapan, kamuoyu oluşturmaya çalışan kurum temsilcilerinin ve gazetecilerin gözaltına alınması, kitle eylemlerine verilen bir gözdağıdır. Fakat biz biliyoruz ki; ne kadar gözaltına alınsa da, işkenceler yapılsa da direnen ezilen halkların mücadelesi bastırılamaz.”
ATİK, Rojava’da HTŞ’nin, Filistin’de İsrail Siyonizmi’nin, İran’da Molla rejiminin ve Hindistan’da Modi hükümetinin kendi halklarına dönük saldırılarının emperyalist güçler tarafından desteklendiğini ifade ederek, bu saldırılara karşı dünyanın dört bir yanında halkların sokaklara çıkarak direnç gösterdiğini hatırlattı.
“Yaşasın ezilen halkların meşru mücadelesi” ve “Yaşasın enternasyonal dayanışma” çağrısıyla açıklamasını sonlandıran ATİK, Avrupa’da yaşayan yerli ve göçmen işçileri, emekçileri ve tüm demokratik güçleri bu baskılara karşı çıkmaya, sokak eylemleriyle ezilen halkların mücadelesine ses olmaya çağırdı.
























































