Bern’de Hüseyin Yeter’in katılımıyla “Kürt Ulusal Mücadelesi ve Görevlerimiz” paneli
İsviçre’nin Bern kentinde AVEG-KON’a bağlı İGİF’in çağrısıyla Kürt Ulusal mücadelesi ve görevlerimiz konulu panel yapıldı. Halep’te Türkiye destekli IŞİD ve Colani çetelerinin barbarca saldırıları sonucu katledilen Kürt halkı şahsında tüm devrim ve sosyalizm şehitleri adına yapılan saygı duruşunun ardından Marksist Teori yazarı Hüseyin Yeter bir sunum yaptı.
Atılım İsviçre
Hüseyin Yeter dünya ulusal mücadeleleri ve Kürt ulusal mücadelesinin tarihsel gelişimi hakkında bilgi vererek bugünkü güncel gelişmeler ve tartışmalara değindi. Türkiye’de devrimcilerin ve komünistlerin uzun süre Kürt sorunu ve çözümü konusunda eksik kaldığını ifade eden Yeter, Lozan’da kasıtlı olarak dört parçaya bölünen Kürdistan’ın bir sömürge olarak kabul edilmesi ile devrimcilerin ve sosyalistlerin gündemine geldiğini belirtti. “PKK’nin ulusal varlık hak mücadelesi de bu eksende devrimci bir çizgide gelişmiştir. PKK’nin bu devrimci mücadelesi sonucu Kürt ulusal varlığı kabul ettirilmiştir” dedi.
Yeter, “Gelinen aşamadaki demokratik barış sürecinde PKK’nin silah bırakması ve kendini fesh etmesi tamamen kendi tasarrufundadır. Ancak bu çağrıyı tüm devrimci, sosyalist, komünist güçlere yapmasını doğru bulmadığını” belirtti. Ayrıca sosyalizmin kazanımlarının bugün hâlâ güncel ve geçerli olduğunu belirtti. Demokratik toplum sosyalizmi uzlaşmacı ve devlet kurmayı öngörmeyeceğini ifade eden Yeter, ulus devlet kavramı burjuvaziye ait bir kavramdır, sosyalizm proletarya diktatörlüğüdür ve devlet ise sınıfın devletidir.” Vurgusunu yaptı.
Sosyalizmin bir gereklilik ve zorunluluk olduğunu ifade eden Yeter, Öcalan’ın “sosyalizmde ısrar insanlıkta ısrar”, Rosa Lüksenburg’un “ya sosyalizm ya barbarlık” sözü bugün de doğru ve günceldir dedi.
Yeter, “Sovyetler Birliği’ndeki sosyalizmin ücretsiz eğitim, sağlık, barınma ve beslenme, sosyal ve kültürel alanda ciddi kazanımları olmuştur. Ve bugün sosyal hak olarak ifade edilen haklar sosyalizmin kazanımıdır. Bugün Marksizm Leninizm ve sosyalizmin kendini geliştirmesi kaçınılmaz ve zorunludur. Bu da komünistlerin bir görevidir. Komünistlerin bu görevi tam anlamıyla yerine getirdiği söylenemez. Ancak Marksizmi değerden düşürme çıkışlarına itiraz etmeliyiz” dedi.
MLKP’nin parti programındaki “Kürt sorununun çözümüne ilişkin emekçi çözüm stratejisine” vurgu yapan Yeter, “Ayrılma hakkı korunmak üzere birleşik devrim stratejisinin olduğunu belirterek, stratejik ittifak olarak mücadele etmeye devam edecektir. Bugün Kürt hareketi ile politik mücadelede ve Kürt halkının demokratik talepleri konusunda birlikte mücadele etmek” gerektiğini söyledi. “Antisömürgeci, antiemperyalist mücadelede ve politik devrimci mücadelede müttefikimizdir ve birlikte mücadele yürütmeye devam etmeliyiz” diyerek konuşmasını bitirdi.
Panel, farklı kurumlar adına söz alan katılımcıların konuşma ve sorularına verilen yanıtların ardından sonlandırıldı.





















































