Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi 1100. haftada
ICAD Enternasyonal Büro, Cumartesi Anneleri’nin 1100. hafta eylemi öncesinde yaptığı açıklamada, gözaltında kayıpların akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması için mücadelenin büyütülmesi çağrısı yaptı.
Avrupa Demokrat Haber Merkezi
Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Komite (ICAD) Enternasyonal Büro, Cumartesi Anneleri’nin 25 Nisan 2026’da gerçekleştireceği 1100. hafta eylemi öncesinde yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, 27 Mayıs 1995’te başlatılan oturma eylemlerinden bu yana süren 31 yıllık mücadeleye dikkat çekilerek, kayıpların akıbetinin açıklanması ve faillerin yargılanması talebi bir kez daha vurgulandı. “1100 haftadır ısrarla ve aynı kararlılıkla kayıpların akıbetini sormakta, faillerin yargılanmasını istemekteler” denilen açıklamada, tüm baskı ve yasaklara rağmen mücadelenin sürdüğü ifade edildi.
Gözaltında kayıplar ve adalet arayışı
Açıklamada, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da özellikle 1980 askeri darbesi sonrası ve 1990’lı yıllarda gözaltında kaybetmelerin sistematik bir devlet politikası haline geldiği belirtilerek, binlerce insanın kaybedildiği hatırlatıldı. Hayrettin Eren, Hüseyin Morsümbül, Maksut Tepeli, Cemil Kırbayır, Hüseyin Toraman, Ayşenur Şimşek ve Kenan Bilgin gibi isimlerin akıbetinin hâlâ açıklanmadığı vurgulandı. Cumartesi Anneleri’nin İstanbul’da 1099 haftadır, kayıp yakınlarının ve insan hakları savunucularının ise Amed’de 897, Batman’da 733 haftadır adalet talebiyle alanlarda olduğu ifade edildi.
1995 yılında Hasan Ocak’ın gözaltında kaybedilmesi ve yürütülen mücadele sonucunda bedenine kimsesizler mezarlığında ulaşılması, bu sürecin dönüm noktalarından biri olarak gösterildi. Aynı süreçte Rıdvan Karakoç’un da bedenine ulaşıldığı hatırlatılarak, Hasan Ocak’ın 17 Mayıs’ta Gazi’de uğurlanmasının ardından 27 Mayıs’ta Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine başladığı aktarıldı.
31 yıllık mücadele ve uluslararası dayanışma
Cumartesi Anneleri’nin Türkiye’deki en uzun soluklu adalet mücadelelerinden birini yürüttüğüne dikkat çekilen açıklamada, yıllar içinde birçok kayıp yakınının adalet sağlanmadan yaşamını yitirdiği belirtildi. Emine Ocak, Berfo Kırbayır, Elmas Eren, Gülezar Altunışık, Fatma Morsümbül, Asiye Karakoç, Zeynep Güney ve Meryem Baskın gibi isimler anılarak, bu mücadelenin yeni kuşaklar tarafından sürdürüldüğü ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, mücadelenin Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası bir boyut kazandığına işaret edildi. ICAD’ın Latin Amerika’dan Asya’ya, Ortadoğu’dan Afrika’ya kadar birçok ülkeden kayıp yakınlarını bir araya getirdiği, deneyim paylaşımı ve ortak mücadele zeminleri yarattığı belirtildi.
Mücadeleyi büyütme çağrısı
ICAD Enternasyonal Büro, açıklamasının sonunda Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini selamlayarak, “Mücadelesi mücadelemiz, talepleri taleplerimizdir” dedi. Gözaltında kayıpların akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebinin güncelliğini koruduğu vurgulanarak, “Mücadeleyi büyütelim. Gözaltında kayıpları unutmayacak, katilleri affetmeyeceğiz” çağrısı yapıldı.









![“Şark meselesi [Türkiye] ve Marksizm” kitabı ile “Süreç” üzerine | Mustafa Yavuz](https://www.avrupademokrat9.com/wp-content/uploads/2026/04/mustafa-yavuz-1-136x78.jpg)














































