Açık Mektup: Al-Sharaa Berlin’de hoş karşılanmıyor!
30 Mart 2026 Pazartesi günü, Federal Hükümet, Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmet al-Sharaa’yı (eski adıyla al-Jolani) Berlin’de bir devlet ziyaretinde ağırlayacak.
Aralık 2024’te Beşar el-Esad’ın devrilmesinden sonra kendini cumhurbaşkanı ilan eden Al-Sharaa, yıllarca El Kaide ile yakın bağları olan İslamcı milis Hay’at Tahrir al-Sham (HTS) örgütünün önde gelen kadrosu olarak görev yaptı. Bugün uluslararası alanda – Batı başkentlerine yaptığı devlet ziyaretlerinden BM Genel Kurulu’ndaki konuşmalarına kadar – büyük ilgi görse de, bu onun iktidarının gerçekliğini değiştirmez: Bu iktidar, İslamcı milislerin politikasıdır.
2025 yılında, onun geçici hükümeti altında Aleviler, Dürziler ve Kürtlere yönelik katliamlar yaşandı ve binlerce insan öldürüldü. 6 Ocak 2026’dan itibaren Suriye ordusu, demokrasi, kadın özgürleşmesi ve halkların birlikte yaşaması konusunda örnek bir bölge olan Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ne (DAANES/Rojava) karşı bir saldırı başlattı. Suriye ordusunun saldırısında yüzlerce kişi katledildi. Çatışan taraflar bir anlaşmaya varmış olsalar da, Rojava’nın ilerici projesinin geleceği şu anda belirsiz ve Suriye’deki ortam gergin. Bu bağlamda, özellikle kadınların kazanımları vurgulanmalı ve savunulmalıdır.
Saldırının başlamasından bu yana, kuzeydoğu Suriye’den binlerce kişi kaçırıldı ve hala HTŞ’nin elinde. Kayıp sayısı, hükümetin itiraf ettiği esir sayısından çok daha fazladır. Geçiş hükümeti, bugüne kadar kaçırılanların derhal serbest bırakılmasını ve geri dönmelerini reddediyor.
18 Ocak 2026’da Alman gazeteci Eva Maria Michelmann ve meslektaşı Ahmet Polad, Rakka’da Geçici Hükümet güçleri tarafından kaçırıldı. Bu kaçırma olayı, basın özgürlüğüne yönelik büyük bir darbe niteliğindedir. Bir Alman vatandaşı al-Sharaa’nın güvenlik güçlerinin elinde tutulurken, Federal Hükümet onun liderini kollarını açarak karşılıyor.
Bu devlet ziyareti çok kötü bir mesaj veriyor: Alman dış politikası, azınlıkları katleden, demokratik haklara saldıran, sivilleri ve gazetecileri kaçıran bir hükümetin temsilcisini davet ediyor. Federal Şansölye Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanlığı temsilcilerini, Pazartesi günü Alman vatandaşı Eva Maria Michelmann’ın kaçırılışını gündeme getirmeye ve durumuna dair açıklık talep etmeye çağırıyoruz.
Talebimiz:
- Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad’ın yanı sıra Kuzeydoğu Suriye’den kaçırılan tüm kişilerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması.
- Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve insan hakları örgütlerine, Geçici Hükümet tarafından kaçırılan ve alıkonulan kişilerle görüşme yapmalarının sağlanması.
- Suriye halkını baskı altında tutan, katliamlar yapan ve insanları kaçıran bir rejimle ilişkilerin daha fazla normalleştirilmemesi.
İmza sahipleri:
Kaçırılan gazeteci Eva Michelmann’ın ailesi
Cansu Özdemir, Alman Federal Meclisi Milletvekili, Die Linke
Katrin Langensiepen, Avrupa Parlamentosu Üyesi (Yeşiller/EFA)
Katrin Schmidberger, Berlin Eyalet Meclisi Üyesi, Konut ve Kira Sözcüsü, Yeşiller
Özlem Alev Demirel, Avrupa Parlamentosu Üyesi, Die Linke
Zozan Gül, Die Linke Duisburg
Betty Lerche, Film Yapımcısı
Dîlan Karacadag, gazeteci
Civan Akbulut, IAKR Başkanı
Düzen Tekkal, HÁWAR.help kurucusu ve başkanı
Esra Gültekin, Foto muhabiri
Mariam Claren, İran aktivisti ve eski siyasi tutuklu Nahid Taghavi’nin kızı
Avin Hummitzsch, People’s Bridge sözcüsü
“Eva Nerede?” İnisiyatifi
Dayanışmanın Sesi, Mahnwache Köln e.V.
TSP – Tutsakların Sesi Platformu

























































