Makaleler

Published on Şubat 15th, 2026

0

Uluslararası bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü: Cinsiyet Eşitsizliği | Ali Arayıcı


Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’nün amacı, bilim dünyasındaki kadın ve kızlar için, farkındalık yaratmak, başarılarını görünür kılmak ve önyargıları yıkmak; bilimsel kariyer yapmalarını sağlamak, cesaretlendirmek ve ödüllendirmek. 2026 Uluslararası Kadınlar ve Kızlar için Bilim Günü’nün teması “yapay zeka (AI), sosyal bilimler, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) ve finansın sinerjisi: Kadınlar ve kızlar için kapsayıcı bir gelecek inşa etmek”tir.

            Toplumsal yapılar artan eşitsizliklerle mücadele ederken, AI, sosyal bilimler, STEM ve finansın entegrasyonu, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmayı hızlandırmak için; 4 temel yaklaşım olarak ortaya çıkıyor. AI, veri analizi, sağlık teşhisi, iklim modellemesi ve daha fazlası için, güçlü araçlar sunuyor. Ancak, hedefe yönelik müdahaleler olmadan, bu araçların faydaları kadınlar ve kızlar tarafından göz ardı edilme riskini de taşıyor.

            Sosyal bilimsel iç-görüler, eşitlikçi politikaların, topluluk katılım stratejilerinin tasarımına rehberlik ederek STEM ve AI yeniliklerinin marjinal gruplara ulaşmasını sağlıyor. STEM disiplinleri, AI çözümlerini geliştirmek ve uygulamak için, gerekli teknik becerileri sağlarken, cinsiyet dengeli araştırma ekiplerini de teşvik ediyor. Etki yatırımı, karma finansman ve cinsiyet eşitliğine duyarlı fonlar gibi finansal mekanizmalar, kadınların öncülüğündeki yenilikleri ölçeklendiriyor.

            Aynı zamanda, STEM bileşenleri eğitimi ile araştırma ve geliştirmeyi (Ar-Ge) sürdürülebilir bir şekilde finanse etmek için sermaye sağlıyor. Bu 4 alanın sinerjisi, dijital becerilerdeki cinsiyet uçurumlarını kapatarak, kadınların öncülüğündeki start-up’ları katalize ediyor. Cinsiyete duyarlı AI yönetişimini ilerletip sosyal içermeyi bir performans ölçütü olarak benimseyen finansmanı harekete geçiriyor. Kalıcı engelleri ortadan kaldırmaya yardımcı olabiliyor.

            CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ

            11 Şubat 2026’da, UNESCO’nun bilim alanındaki kadınları onurlandıran küresel etkinlikte, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarını yeniden tanımlayarak cinsiyet uçurumunu kapatmayı amaçladı. Günümüzde, kadınlar hala dünyadaki araştırmacıların 3’te 1’inden azını oluşturuyor. Cinsiyetler arası uçurumu kapatmak, sadece eşitlik açısından değil; aynı zamanda bilim, teknoloji ve inovasyonun kalitesi, alaka düzeyi ve etkisi açısından da önemlidir.

            UNESCO’nun 2024 tarihli “Bilimde cinsiyet uçurumunu kapatmak” başlıklı eylem çağrısı ve 2025 tarihli “Bilimde daha fazla kadının olduğu bir dünya hayal edin #Bilimde-Her-Ses” kampanyasının önemini burada belirtmekte yarar var. Bundan yola çıkan 2026 Uluslararası Bilim Kadınları ve Kızları Günü, mevcut iyi uygulamaları daha kapsayıcı STEM eko-sistemleri oluşturmak için; somut çözümleri öne çıkarmak üzere düşünceyi bir adım öteye taşıdı.

            Bu karma etkinlik, 11 Şubat 2026’da Paris’te UNESCO Genel Merkezi’nde, Zoom üzerinden çevrimiçi katılımla “Vizyondan Etkiye: STEM’i Yeniden Tanımlayarak Cinsiyet Uçurumunu Kapatmak” temasıyla gerçekleştirildi. Kadınlar@Dijital ile işbirliği içinde düzenlenen etkinlik, STEM alanındaki yeni, gelişmekte olan teknolojilerin rolüne ve bunların cinsiyet uçurumu üzerindeki etkisine özel olarak odaklandı.

            Bu kutlama, üye devletleri, önde gelen ve gelecek vaat eden bilim insanlarını (L’Oréal-UNESCO Kadınlar ve Bilim Programı ve Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Bilimde Kadınlar Örgütü (OWSD) şubeleri dahil); kamu-özel sektör temsilcilerini, ilgili bilimsel kurumları, gazetecileri ve öğrencileri bir araya getirdi. Bu yılki etkinlik, kişisel deneyimler ve verilerle desteklenen tartışmalar aracılığıyla; kapsayıcılığın olumlu etkisini vurguladı.

            Farklı alanlardaki konuşmacılar, 4 temel alanda cinsiyet uçurumunu azaltmada etkili olduğu kanıtlanmış somut önlemleri paylaştı. Sağlık araştırmaları, siber güvenlik, yapay zeka (AI) ve bilimsel girişimcilik olarak belirlendi. Bu başarıları mümkün kılan koşulların yanı sıra, son derece önemli bu uygulamaları başka bağlamlara uyarlamak için gerekli araçları da ele alındı.

            KADINLARIN EĞİLİMLERİ

            UNESCO İstatistik Enstitüsü’nün. 2025 Yeni Gözlemler ve Sektörel Perspektifler ile ilgili bilgi notunda, UNESCO’nun “Bilimde Cinsiyetler Arası Uçurum: Durum ve Eğilimler” (2024) yayınındaki sonuçları özetlendi. Bilim alanında çalışan kadınların eğitim ve çalışma alanlarına ilişkin, daha ayrıntılı bir genel bakış açısı sunuyor. Bu yayındaki bilgiler, kamu-özel, yüksek öğretim ve dernekler gibi sektörlere göre ayrıştırılmış verilere dayanıyor.

            Bu bilgi notu, 2025 yılı için öncelikli konular olan kuantum bilimleri ve su bilimlerinde kadınları ön plana çıkardı. Üstelik, UNESCO’nun eylem çağrısına açıktan tam olarak destekte verdi. UNESCO İstatistik Enstitüsü tarafından koordine edilen, Haziran 2025’te eksikliklere genel bir bakış ile ilgili çalışmada; UNESCO’ya üye devletlerin, bilimde cinsiyet uçurumunu kapatmakla ilgili veri serileri, cinsiyetler arasında 3 büyük uçurumun olduğunu ortaya koydu:

            1- Küresel ölçekte, kadınların erkeklere göre yükseköğretime kayıt olma olasılıkları daha yüksek. Kadınların %46’sı ve erkeklerin %40’ı lise eğitimini tamamladıktan sonraki 5 yıl içinde yükseköğretime kaydoluyor. Genel olarak, bilim dalında mezun olanların sadece %35’ini kadınlar oluşturuyor.

            2- Bilimsel araştırmacılar arasında kadınların oranı düşük kalmaya devam ediyor. Kadınlar özel sektördeki araştırmacıların %45’inden azını oluşturuyor. Küresel ölçekte, her 3 araştırmacıdan sadece 1’inin kadın olduğu söylenebilir.

            3- Dünyada 86 ülkede, kadınlar akademik ve kamu sektöründeki araştırma kadrosunun daha büyük bir bölümünü oluşturur, erkekler ise özel sektörde bu çoğunluğu koruyor. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) mezunlarının sadece %35’i kadındır.

            UÇURUMU KAPATMAK

            UNESCO, 2024 Uluslararası Bilim Kadınları ve Kızları Günü vesilesiyle, Şubat 2024’te Bilimde Cinsiyet Uçurumunu Kapatmak adlı Eylem Çağrısını başlattı. Kadınlar, dünya bilim camiasının yalnızca 3’te 1’ini oluşturuyor. Bazı ülkelerde, araştırmacıların 10’da 1’inden azı kadın. Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında yönetici pozisyonlarında çalışan kadınların sayısı daha da azdır.

            Bu uçurum, eşitsizlik ve dengesizlik, giderek fikir üretme ve araştırma çeşitliliğini olumsuz etkiliyor ve sınırlıyor. Bilimsel çalışmalara da, önyargı getiriyor. Bu durumda, küresel zorlukların üstesinden gelmek için, gerekli olan önemli bakış açılarının gözden kaçmasına neden oluyor.

            UNESCO’nun bu eylem çağrısında: Bilimde cinsiyet eşitsizliğini, dengesizliğini, uçurumunu kapatmak ve bilimde cinsiyet eşitliğini teşvik etmek için; somut önlemler alınmasının gerekli olduğuna işaret edildi. Bu çağrı, hükümetleri, kurumsal yapıları, kamu-özel sektörü ve sivil toplumsal örgütleri bir araya getirerek birlikte harekete geçmelerini sağlıyor.

            Bu çağrının, bilimde cinsiyet uçurumunu kapatmak, 2023 Dünya Forumu’nda “Bilim alanında kadınlar ve kızlar için gelecek” konulu tartışmaların kesin sonuçlarına dayandığını söylemek olanaklı. Uluslararası kuruluşlardan akademi dünyasına, kamu-özel sektörden çeşitli aktörlerin katkılarıyla beslenen bu çağrı; bilimde cinsiyet eşitliğinin önündeki başlıca engelleri belirliyor, ortaya koyuyor ve bu uçurumun temel nedenlerini ele almak için birçok öneriler sunuyor.


* Ali Arayıcı/Paris – 15.02.2026

Tags:


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑