İnsan Hakları

Published on Eylül 28th, 2026

0

Deniz Göktaş’a iki suçtan hapis cezası, 88 gün sonra tahliye

Komedyen Deniz Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle üç ayrı suçlamayla yargılandığı davanın ilk duruşmasında savcı üç suçtan ceza istedi ancak hükümle birlikte tahliye talebinde bulundu. Mahkeme toplam 18 ay 35 gün ceza verdi ve Göktaş’ı tahliye etti.


Hikmet Adal – bianet

Komedyen Deniz Göktaş, hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarıyla açılan davada bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Göktaş hakkında ilk duruşmada mahkumiyet ve tahliye kararı verildi.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Göktaş, tutuklu bulunduğu Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirildi.

Saat 10.00’da başlaması planlanan duruşma yaklaşık 1 saat 20 dakikalık gecikmeyle 11.20’de başladı.

Duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi önündeki meydan ve adliye girişleri kapatıldı. Adliyeye yalnızca avukatların, duruşması bulunanların ve dilekçe verecek kişilerin girişine izin verildi.

Mahkemenin bulunduğu kat bariyerlerle çevrilirken bariyerlerin arkasında çevik kuvvet polisleri konuşlandırıldı. Duruşma salonunun bulunduğu bölüme ise yalnızca avukatlar, milletvekilleri ve gazeteciler alındı.

Salona girmek isteyenlerle görevliler arasında tartışma yaşanmasının ardından mahkeme, karşıdaki salonu açarak duruşmanın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden izlenmesine olanak sağladı.

İddianamede Göktaş’ın üç suçtan toplam 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

“88 gündür kuyu tipi cezaevindeyim”

Kimlik tespiti ve hakimin iddianameyi özetlemesinin ardından savunmasına başlayan Göktaş, 3 Temmuz’dan bu yana tutuklu olduğunu söyledi:

“Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, kamuoyundaki ismiyle bir kuyu tipi cezaevinde 88 gündür tutukluyum.

3 Temmuz’dan bugüne günlerim bu cezaevinde güneş almadan, hiçbir tutuklu veya hükümlü ile görüşmeden geçti. Ailemle haftada 10 dakika görüşebildim.

Gösteride sarf ettiğim dört cümle nedeniyle 88 gündür tutukluyum. Komedyen olarak cümlelerimin etkisini görmek onur verici ama Türkiye’nin ifade özgürlüğü açısından endişe verici. Sandığımdan daha etkili bir iş yaptığımı da görmüş oldum böylelikle.”

“Aynı esprileri 197 kez yaptım, kimse şikayetçi olmadı”

Göktaş, davaya konu edilen esprileri Türkiye’nin çeşitli kentlerinde defalarca yaptığını söyledi:

“Suçlamalara konu esprileri 197 kez Türkiye’nin her yerinde yaptım. Gösterileri 100 binden fazla kişi izledi. Kimse şikayet konusu görmedi, şikayet etmedi. Tek şikayet gösterilere bilet bulunamamasıydı.”

İlk gösterisini Ekim 2023’te yaptığını ve Temmuz 2026’da tutuklanıncaya kadar gösterilerine devam ettiğini belirten Göktaş, sorunların gösterinin YouTube’da yayımlanmasının ardından başladığını anlattı.

“Şakaların başını sonunu kesip paylaşmaya başladılar”

Göktaş, ‘Ölüdeniz’ gösterisini Youtube’ta yayınladıktan sonra sosyal medyada kendisine yönelik bir kampanya yürütüldüğünü söyledi:

“Gösteriyi YouTube’da yayınlayana kadar hiçbir problem olmadı. Yayınlandıktan sonra trolllerin hedefi oldum.

Şamil Tayyar trolü bana ‘Kitap okumamış’ dedi, ‘zıpır’ dedi. Tutmadı, istediği etkiyi yaratmadı. Sonra şakalarımın başını sonunu kesip eş zamanlı olarak paylaşmaya başladılar. CİMER’den şikayet ettiler.

Bu gösterinin varlığından rahatsız oldular. Tamamen kişisel bir saldırıya geçtiler. Yalan haberler yapmaya başladılar.”

Göktaş, dava dosyasındaki 185 CİMER şikayetinin büyük bölümünün gösterinin yayımlanmasından hemen sonra değil, sosyal medya paylaşımlarının ardından yapıldığını ekledi.

Savunmasında, gösterinin YouTube’da ilk 3 günde yaklaşık 4 milyon kez izlendiğini ancak bu sürede yalnızca bir CİMER şikayeti yapıldığını, diğer şikayetlerin ise daha sonra başladığını anlattı. Şikayetlerin önemli bölümünün gösterinin tamamından değil, sosyal medya hesaplarının paylaştığı kesilmiş videolardan kaynaklandığını anlattı.

“Yani halkın bir şikayeti yok. Ben gösterilerde yüz yüze gördüm hepsini. YouTube’da yorumları okudum. Buradaki şikayetlerin çoğu YouTube’daki gösterinin gerçek kaynağından gelmiyor. Operasyonel hesapların yaptığı, başı sonu kesilmiş video parçalarından geliyor.”

“Polis bana ‘Aptal mısın, neden Türkiye’ye döndün?’ dedi”

Göktaş, soruşturmayı öğrendikten sonra yurt dışından Türkiye’ye döndüğünü belirterek kaçma şüphesiyle tutuklanmasına da itiraz etti.

Yurt dışında da gösteriler yaptığını ve orada kalma imkanı bulunduğunu söyleyen Göktaş, buna rağmen soruşturmayı öğrenmesinin ardından Türkiye’ye geldiğini anlattı. Savunmasında, “Polis bana ‘Aptal mısın, neden Türkiye’ye döndün?’ dedi. Polisin bile Türkiye’den gitmemi istemesine üzüldüm” dedi.

Göktaş, hakkındaki temel delilin zaten internette yayımlanan gösterinin videosu olduğunu belirterek delil karartma şüphesine de karşı çıktı.

Tutukluluk sürecinde hakkında önce bazı suçlamalardan tahliye yönünde karar çıktığını, ardından yeni suçlamalarla yeniden tutuklandığını anlatan Göktaş, kısa süre içerisinde üç farklı suçtan tutuklama kararıyla karşılaştığını söyledi.

“Kılıçdaroğlu ile neden görüştürüldüm, anlamadım”

Göktaş savunmasında, gözaltında elleri kelepçeliyken mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürülmesini de gündeme getirdi:

“Ellerim kelepçeliyken, tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilmişken neden bir parti başkanıyla, Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüştürüldüm? Hala anlam veremiyorum.”

“‘Diktatör’ ifadesi hakaret değildir”

Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki “utangaç diktatör” sözünün politik mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:

“Eğer politik mizah yasak değilse şakalarımın ifade özgürlüğü içinde kalması gerek. ‘Utangaç diktatör’ün geçerli bir şaka olduğunu düşünüyorum.”

“Diktatör” ifadesinin tek başına hakaret olmadığını savunan Göktaş, Cumhurbaşkanının aynı zamanda AKP Genel Başkanı olduğunu ve uzun yıllardır ülkeyi yöneten bir siyasi aktör olarak sert eleştiri ve mizaha açık olması gerektiğini belirtti:

“Diktatör ifadesi bir hakaret değil. Siyasi bir niteleme. Başka bir sanatçı üretiminde ‘otokrat’ diyebilir, bir komedyen kendi şakasına göre ‘diktatör’ diyebilir. Metnin ve sanatçının kurduğu yapıya göre seçilen kelimeler değişebilir.”

Göktaş, politik mizahın tarih boyunca iktidarları eleştirdiğini belirterek Nasreddin Hoca’dan Ferhan Şensoy’a, mizah dergilerinden kabare geleneğine kadar çeşitli örnekler verdi:

“Bir şakadan rahatsız olursanız vereceğiniz cezalar bellidir: Gülmemek, gösteriye gitmemek, komedyeni seyircisiz bırakmak, şakaları aynı sertlikte eleştirmek. Bunlar verilebilecek cezalardır. Ama sahneye çıkan kişiye verilecek cezalar içinde sansürün, yasağın ve tutuklamanın yeri olmamalı.”

Göktaş, politik mizah yapan sanatçıların güç sahiplerine ve öfkeli kalabalıklara karşı yargı tarafından korunması gerektiğini de ekledi.

“Dini değerleri aşağılama niyetim yok”

Göktaş, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasına dayanak yapılan dini içerikli esprilerini de tek tek açıkladı.

“Oruç tutan canlı bombalar” ifadesinin bağlamından koparıldığını belirten Göktaş, şakanın tamamında sokakta korktuğu şeyleri sıraladığını söyledi:

“Çevik kuvvet, oruç tutan otobüs şoförleri, canlı bombalar… Sonra ‘Ama en çok da oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum’ diyorum. Burada basit bir kelime oyunu var.”

Bu ifadeyle oruç tutmak ile canlı bombalar arasında bir ilişki kurmadığını savunan Göktaş, “Yalnızca açlıktan gelen sinir ile ‘patlama’ kelimesini birleştiren basit bir şaka. Dini değerlere yönelik aşağılama niyeti ve iması mevcut değildir” dedi.

Kutsal kitaplara ilişkin şakasını da açıklayan Göktaş, “yazar” kelimesini kullanmasının dini terminoloji açısından alışılmadık bulunabileceğini ancak bunun aşağılayıcı bir anlam taşımadığını söyledi.

“Kelime seçimi hatalı, alışılmadık, kulağı tırmalayıcı bulunabilir. Bu, saygısızlık ya da aşağılama olduğu anlamına gelmez.”

Haşema değil “dalgıç” şakası

Göktaş, iddianamede yer alan bir diğer esprisinin ise anlamının tam tersine yorumlandığını savundu.

2023 seçimlerinden sonra tatile giden muhalif ve seküler bir karakteri canlandırdığı bölümde denizden çıkan, saçları görünmeyen ve tüm vücutlarını kapatan siyah giysili kişileri tarif ettiğini anlattı.

Seyircinin kendisinin “haşemalı kadınlar” diyeceğini düşündüğünü, ancak bunun yerine “dalgıçlar” dediğini belirten Göktaş, şakanın amacının tam da seyircinin önyargısını açığa çıkarmak olduğunu söyledi.

“Seyirci benim ‘haşemalılar’ diyeceğime emin oluyor. Ben ‘dalgıçlar’ dediğimde herkes ters köşede kalıyor.”

Göktaş’a göre espri, haşema giyen kadınları hedef almak yerine bu kadınlara yönelik önyargıyı eleştiriyordu.

“Burada suçlandığım şeyin tam tersini söylüyorum. Haşemalılara dair herhangi bir ayrımcılık yok. Tam tersine, ayrımcı bakış açısına sahip insanları tuzağa düşürdüğüm ve onların önyargısını eleştirdiğim bir şaka.”

Stand-up gösterisinin yalnızca yazılı metin üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyleyen Göktaş, ses tonu, duraksamalar ve seyirci tepkisinin de esprinin anlamını oluşturduğunu vurguladı.

Hakim: “Bir buçuk saattir konuşuyorsun”

Göktaş’ın savunması uzun süre devam etti.

Hakimin, “Bir buçuk saattir konuşuyorsun, toparla artık” demesi üzerine Göktaş, “88 gündür hücredeyim, tabii ki konuşacağım” karşılığını verdi.

Göktaş, suçlamaları kabul etmediğini belirterek beraatini ve tahliyesini talep etti. Savunmasını tamamlamasının ardından salondakiler Göktaş’ı uzun süre alkışladı.

Göktaş’ın savunması salondaki izleyiciler tarafından en az gösterisindeki kadar eğlenceli bulundu.

Daha sonra avukatların beyanlarına geçildi.

Savcı üç suçtan ceza istedi

Avukatların beyanlarının ardından duruşma savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Savcı, Göktaş’ın “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından cezalandırılmasını istedi.

Savcı ayrıca, hükümle birlikte Göktaş’ın tahliyesine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme mütalaanın ardından duruşmaya bir saat ara verdi.

Mahkeme, Göktaş’a Cumhurbaşkanına hakaretten 11 ay 20 gün, dini değerleri aşağılamaktan da 7 ay 15 gün hapis cezası verdi.

Suçu ve suçluyu övme suçundan ise beraatına hükmetti.

Kararla birlikte Göktaş tahliye edilecek.

(bianet – HA)


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑