Paris’te kadınlar şiddete karşı mücadeleyi büyütüyor
Paris’te kadınlar, cinsiyetçi ve cinsel şiddete karşı mücadele ve bütünlüklü yasa talebiyle sokaklara çıktı. Kadınlar, ışıklarla gerçekleştirdikleri eylemde şiddete karşı seslerini yükseltti; yürüyüş boyunca söyledikleri şarkılarla dayanışmayı ve mücadele kararlılığını büyüttü. Fransa Ulusal Meclisi, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel ve cinsiyetçi şiddetle mücadeleyi güçlendirmeyi amaçlayan yasa teklifini kabul etti.
Atılım Paris
Fransa’nın başkenti Paris’te kadınlar, şiddete karşı mücadeleyi büyütüyor.
Parlamento önünde oturma eylemi de gerçekleştiren kadınlar, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması ve faillerin cezasız kalmaması için somut adımlar atılmasını talep etti. Eylemler, bütünlüklü yasa teklifinin Mecliste görüşüldüğü ve oylama sürecine girdiği dönemde gerçekleştirildi.
Fransa Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) de eyleme katılarak kadınların eşitlik, özgürlük ve şiddetsiz bir yaşam mücadelesinde yerini aldı.
Kadınlar ışıklarıyla, şarkılarıyla ve örgütlü mücadeleleriyle sokaklarda.
FRANSA’DA ŞİDDETE KARŞI KAPSAMLI YASA TEKLİFİ MECLİS’TEN GEÇTİ
Fransa Ulusal Meclisi, kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel ve cinsiyetçi şiddetle mücadeleyi güçlendirmeyi amaçlayan yasa teklifini kabul etti. Senato’ya gönderilecek düzenlemede mağdurların korunması ve soruşturmaların iyileştirilmesi için önemli adımlar yer alırken, finansman ve yabancı mağdurların hakları tartışılmaya devam ediyor.
Fransa’da “kapsamlı yasa” olarak anılan teklif, 13 Ekim’de Ulusal Meclis’te 503 kabul oyuyla, karşı oy olmadan ilk okumada kabul edildi. Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) grubu çekimser kaldı. Teklifin yürürlüğe girebilmesi için yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor.
140’tan fazla feminist ve çocuk hakları örgütünün çalışmalarından beslenen düzenleme, şiddetin önlenmesi, mağdurların desteklenmesi ve faillerin yargılanmasını kapsayan bütünlüklü bir yaklaşım oluşturmayı hedefliyor. Lyhanna adlı çocuğun öldürülmesinin ardından düzenlenen pazartesi eylemleri, kapsamlı bir yasal düzenleme talebini yeniden gündemin merkezine taşıdı.
SORUŞTURMALARA ASGARİ STANDART GETİRİLİYOR
Teklifin temel maddeleri arasında, şiddet şikâyetlerinin yeterince araştırılmadan kapatılmasını önlemek üzere asgari soruşturma işlemlerinin belirlenmesi bulunuyor. Uzmanlaşmış polis birimleri ve yargı yapılanmalarının oluşturulması da öngörülüyor.
Ensestin Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç olarak düzenlenmesi ve tanımının birinci dereceden kuzenleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, teklifin dikkat çeken hükümlerinden biri. Çocukların maruz kaldığı şiddeti tespit etmek amacıyla okul görüşmelerinin aşamalı olarak yaygınlaştırılması ve 2032’den itibaren her yıl yapılması planlanıyor. Ayrıca çocuk mağdurlar için psikolojik travmanın tedavisini kapsayan bir sağlık hizmeti süreci öngörülüyor.
MAĞDURLARA ÜCRETLİ İZİN HAKKI YENİDEN KABUL EDİLDİ
Meclis görüşmelerinde 9 Ekim’de reddedilen mağdurlara özel izin maddesi, 13 Ekim’de yeniden oylanarak metne eklendi.
Düzenleme, cinsel saldırı, cinsel taciz veya cinsiyetçi davranış mağduru çalışanların adli, tıbbi, psikolojik ve idari işlemlerini yapabilmeleri için ücret kaybı olmadan izin kullanmasını öngörüyor. Özel sektörde toplu sözleşme bulunmadığında izin süresi on gün olacak; toplu sözleşmelerle bu süre artırılabilecek. Kamu çalışanları için ise en fazla on iş günü özel izin öngörülüyor.
OTURUM İZNİ OLMAYAN ŞİDDET MAĞDURLARINA KORUMA SAĞLAYACAK MADDE ÇIKARILDI
Teklifte, cinsel şiddete uğradığını polise bildiren yabancı mağdurlar hakkında ülkeyi terk etme kararı verilmesini engelleyen bir madde bulunuyordu. Bu koruma özellikle oturum izni olmayan kişiler açısından önemliydi. Ancak madde Meclis görüşmelerinde çıkarıldı. Böylece bu kişilerin, şiddeti şikâyet etseler bile oturum durumları nedeniyle sınır dışı edilme riski devam ediyor.
Maddenin kaldırılması, aşırı sağcı Ulusal Birlik’in yanı sıra merkez ve sağ grupların sunduğu değişiklik önergeleriyle kabul edildi. LFI, teklifin yabancı kadınlar başta olmak üzere en kırılgan kesimler için yeterli koruma sağlamadığını belirterek nihai oylamada çekimser kaldı.
Dijital ortamdaki cinsel sömürü de görüşmelerde tartışıldı. Kabul edilen düzenleme, ücretli çevrim içi cinsel hizmetlerden yararlanan kişilerin cezalandırılmasını, cinsel sömürü durumunun bulunması koşuluna bağlıyor. Hüküm, OnlyFans gibi platformlara yönelik genel bir yasak içermiyor.
ÜÇ İLA DÖRT MİLYAR EURO’LUK KAYNAK İHTİYACI
Yasanın uygulanması için gerekli finansman, sürecin en önemli belirsizliklerinden biri olmaya devam ediyor. Hükümet, Meclis görüşmeleri sonunda önlemlerin maliyetini üç ila dört milyar Euro olarak hesapladı. Kadın-Erkek Eşitliği Bakanı Aurore Bergé, 2027 bütçesinde bu alana kaynak ayrılması için çaba gösterileceğini açıkladı.
Teklifin bir sonraki durağı Senato olacak. Meclis’te kabul edilen koruyucu düzenlemelerin nihai metinde korunup korunmayacağı ve uygulama için ne kadar kaynak ayrılacağı, bundan sonraki görüşmelerin başlıca gündemini oluşturacak.

























































