ESP: Ortak mücadele elzem hale gelmiştir
CHP’ye dönük “mutlak butlan” kararına dair bir açıklama yayınlayan ESP, “Ezilenlerin özgürlük cephesini kurmanın olanakları mevcuttur. Asgari bir mücadele programı etrafında ortak mücadele elzem hale gelmiştir” dedi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) CHP’nin 38. Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararına dair “Özgürlüğü sokakta, zaferi birlikte kazanacağız” başlığıyla bir açıklama yayınladı.
Açıklamada, söz konusu kararla, “faşist şeflik rejiminin” yargı eliyle geliştirdiği bir hamleyle CHP’nin meşru yönetimine el koyduğu belirtildi.
Saldırının, yargının verdiği bir karar olarak değerlendirilemeyecek derinlikte olduğuna dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi: “Erdoğan rejimi; hangi dönem, hangi aparat ve yöneleceği hangi hedef, iktidarını uzatma işlevi görecekse, o dönemde onu kullanmış, ona yönelmiştir.
‘AMAÇ AYNI: FAŞİST ŞEFİN BEKASI’
AKP-MHP faşist rejiminin, 10 yılı aşkın bir süredir ezilenlerin tüm toplumsal dinamiklerine karşı uyguladığı saldırı politikaları aynı amaca hizmet etti: Sermaye sınıfının ve onun temsilcisi faşist şefin ve iktidarının bekasının garanti altına alınması.”
Gezi ayaklanması ve Kobane direnişinin ardından 2015 seçimlerinde ilk yenilgisini alan Erdoğan rejiminin, halk hareketinin önünü kesmeye çalıştığı belirtilen açıklamada, “Amed’de miting meydanında, Suruç’ta sosyalist gençliğin Kobane’yi savunma eyleminde, Antep’te, İstanbul’da, Ankara’da barış mitinginde patlatılan bombalar, egemenlerin nasıl bir rejim istediklerini ortaya koydu” denildi.
‘OHAL DEVAM ETTİRİLDİ’
ESP, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL uygulamalarının adları değiştirilerek sürdürüldüğüne dikkat çekti, “Bugünkü ‘butlan’ saldırısının da temel figürü olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, dokunulmazlıkların kaldırılmasında oynadığı özgün rolle birlikte HDP Eş Genel Başkanları ve vekilleri tutuklandı. Kürt siyasetçiler başta olmak üzere özgür basın emekçileri, muhalifler, devrimciler, sosyalistler hedef alındı” diye belirtti.
‘FAŞİZM RIZA İNŞA EDEMEDİ’
Faşizmin baskısının artmasıyla beraber yolsuzluk, yoksulluk, sömürü, kadına yönelik erkek şiddeti, toplumsal çürümenin derinleştiğine dikkat çekilen açıklamada, “Ne var ki faşist rejim gücünü, esas olarak uyguladığı baskı ve zorbalıktan almaktadır. Çünkü faşist rejim, ne toplumsal rızayı inşa edebildi, ne de ona meşruiyet kazandırabildi. Adalet, özgürlük, eşitlik ve barış talepleri egemenlerin korkulu rüyası olmaya devam etti” ifadelerine yer verildi.
İÇ CEPHE TAHKİMATI VURGUSU
İktidarın “sürece” , “iç cephenin tahkimatı” olarak yaklaştığını belirten ESP, açıklamasında şunları belirtti: “Önce Kürt ulusal demokratik hareketini bekleme koridoruna almaya çalıştılar. Partimize dönük siyasi kırım saldırısı başta olmak üzere toplumsal dinamiklerin öncülerine yönelik saldırılar yoğunlaştı. İçinden geçilen sürecin en temel zaafı, rejimin saldırıları değil, bu saldırılar karşısında ortak mücadele programına sahip olunmamasıdır. Ezilenlerin toplumsal dinamikleri bu zaafı bertaraf etmeli; adalet, eşitlik, özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesini ortak bir kanala akıtma hamlesine girişmelidir.”
‘EZİLENLERİN ÖZGÜRLÜK CEPHESİNİ KURULMALI’
Çözümün burjuva muhalefetin çıkarlarının yanında hareket etmekle mümkün olmayacağını ifade eden ESP, “Ezilenlerin özgürlük cephesini kurmanın olanakları mevcuttur. Asgari bir mücadele programı etrafında ortak mücadele elzem hale gelmiştir” dedi ve şu taleplerde bulundu:
“-Siyasi kırım saldırıları son bulmalı, başta Öcalan olmak üzere tüm politik tutsaklar serbest bırakılmalıdır.
-‘Mutlak butlan’ dahil tüm kayyum kararları geri çekilmeli, belediyeler halkın iradesiyle seçilmiş temsilcilere bırakılmalı, meşru seçilmişlerin iradesi tanınmalıdır.
-Söz, örgütlenme, eylem hakkı önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
-Kürt ulusunun demokratik talepleri kabul edilmeli, adil demokratik barış için adım atılmalıdır.
-Cinsel, ulusal ve sınıfsal sömürüye son verilmeli, ‘şüpheli’ kadın ölümleri aydınlatılmalı, failleri yargılanmalıdır.
-Doğanın ve yaşam alanlarının sermayeye peşkeş çekilmesi durdurulmalıdır.
-Gençliğe dönük çürütme ve geleceksizleştirme saldırıları son bulmalıdır.”
























































