Güncel

Published on Kasım 5th, 2026

0

HDP’ye yönelik siyasi kırım saldırısının 10. yıldönümü

4 Kasım siyasi kırım saldırısının 10. yıldönümünde Kandıra, Edirne, Sincan hapishaneleri ve Diyarbakır Adliyesi önünde açıklamalar yapıldı. AİHM ve AYM kararlarının uygulanması çağrısı yapılan açıklamalarda, 10 yıldır tutsak olan Yüksekdağ ve Demirtaş başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların bir an önce serbest bırakılması istendi.

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik 4 Kasım 2016’da gerçekleşen siyasi kırım operasyonunun üzerinden 10 yıl geçti. Aralarında HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da olduğu 108 kişinin yargılandığı davada 24 siyasetçiye hapis cezası verildi. “Kobanê kumpas davası” adıyla 8 yıl süren dava, gerekçeli karar yazılmasına rağmen halen tamamlanmadı. İstinaf Mahkemesi’ne gönderilen dosya iki yıldır beklemede tutuluyor. Bu süre zarfında çok sayıda hak ihlali kararı verilen dosyada, dönemin Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ile MYK ve parti üyeleri Ali Ürküt, Alp Altınörs, Bülent Parmaksız, Aynur Aşan, Dilek Yağlı, Pervin Oduncu, Cihan Erdal, Günay Kubilay, İsmail Şengül, Nazmi Gür, Zeki Çelik, Zeynep Kahraman hala tutsak.

DEM Parti, siyasi kırım operasyonunun 10. yıldönümü dolayısıyla Figen Yüksekdağ’ın tutuklu bulunduğu Kandıra Hapishanesi, Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olduğu Edirne Hapishanesi ve diğer siyasetçilerin tutuklu bulunduğu Sincan Hapishanesi önünde açıklama yaptı.

BAKIRHAN: ARKADAŞLARIMIZ BİZİMLE SİYASET YAPMALILAR

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 4 Kasım siyasi kırım saldırısının 10. yıldönümü nedeniyle Kandıra Hapishanesi’nde tutsak edilen Figen Yüksekdağ’ı ziyaret etti.

Ziyaret sonrasında hapishane önünde yapılan açıklamada, “Barış ve demokrasi için siyasi tutsaklara özgürlük” pankartı açıldı. “Siyasi tutsaklara özgürlük”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” ve “Bijî berxwedana zîndanan” sloganları atıldı. ESP, EHP, EMEP, YSP temsilcilerinin ve DEM Parti İstanbul, Kocaeli il örgütlerinin katıldığı açıklamada ilk konuşmayı DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan yaptı.

Bakırhan, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması çağrısı yaparak konuşmasına başladı. Bakırhan, “10 yıldır bu cezaevlerinin kapılarında dolaşıyoruz. 10 yıldır açıklamalar yapıyoruz. Yetmedi mi artık? 11’inci yılda artık arkadaşlarımız bizimle birlikte demokratik siyaset yapmalılar. Figen Yüksekdağ barış konusunda ortaya koymuş olduğu iradeyi artık dışarıda göstermeli. Selahattin Demirtaş artık kendi halkıyla, yoldaşlarıyla birlikte siyaset yapabilmelidir. Bu sadece bir barış süreci değil. Bu aynı zamanda bir demokratikleşme sürecidir. Cezaevlerinin boşalması, Türkiye’nin demokratikleşmesi için dün olduğu gibi bugün de Kandıra Cezaevi’nin önünde söz veriyoruz. Daha demokratik bir Türkiye için hep birlikte mücadele ederek Türkiye’nin hukuka, adalete, demokrasiye kavuşması için elimizden gelen bütün çabayı ortaya koyacağımızı söylüyoruz. Figen’lerin, Selahattin’lerin, Can’ların, Selçuk’ların, Kavala’ların, Bekir Kayaların, Ayşe’lerin, Gökhan’ların, Leyla Güven’lerin yeri artık cezaevleri değil; halkının, toplumunun, yoldaşlarının yanıdır” dedi.

ESP: ÖZGÜRLÜKLER ÖNÜNDEKİ ENGELLER ORTADAN KALDIRILMALI

Tutsakların özgürlüğü için mücadelenin kesintisizce sürdüğünü söyleyen Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Yardımcısı Sezin Uçar şöyle konuştu: “Geride kalan 10 yıl içerisinde kimi zaman cezaevi önlerinden, kimi zaman da cezaevlerinin içerisinden seslendik. Ancak 10 yıl boyunca faşizme karşı yürüttüğümüz mücadele ve siyasi tutsakların özgürlüğü için verdiğimiz mücadele asla son bulmadı. Bugün de bunun için bir aradayız. Kobanê tutsaklarına özgürlük istiyoruz. Gezi tutsaklarına özgürlük istiyoruz. Söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğümüzü kazanmadan barışı kazanamayız, demokrasiyi inşa edemeyiz. Bu nedenle tüm siyasi tutsakların serbest bırakılmasını, Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılmasını ve söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Tüm siyasi dava tutsaklarının özgürlüğü için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, barış ve özgürlük çağrılarını yinelediklerini söyledi.

Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk de “Mademki bir süreç başladı, mademki ilk adımlar atıldı, bunun devamı getirilmelidir. Artık bundan sonra yapılanların gereği yerine getirilmelidir. Arkadaşlarımız bir mahkeme kararı sonucunda buradaki cezaevine konuldular. Ancak haksız yere içerideler serbest bırakılmalılar” dedi.

HATİMOĞULLARI: TEK BİR MAPUS KALMAYANA DEK MÜCADELEMİZ SÜRECEK

Edirne Hapishanesi önünde yapılan açıklamada öncesinde DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti. Ziyaret sonrasında yapılan açıklamada konuşan Hatimoğulları, 4 Kasım siyasi kırım saldırısından sonra ülkede “kayyum rejimi”nin hayata geçirildiğini belirtti. Hatimoğulları şöyle devam etti: “Kayyum, Kürt ileriyle sınırlı kalmadı tüm muhalefete yayıldı. Sadece HDP geleneğinde değil ancak burada başlayan yöntem, tüm muhalefete uygulandı. Şu an İstanbul’un seçilmiş başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ve birçok seçilmiş belediye başkanı tutuklu bulunuyor. Bu, 4 Kasım’da başlayan rejimin tüm Türkiye’ye yayıldığını gösteriyor. Kayyım rejimini kabul etmiyoruz. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve bütün Kobanê tutsakları derhal serbest bırakılmalıdır.”

Figen Yüksekdağ’ın ve Selahattin Demirtaş’ın dimdik durduklarını söyleyen Hatimoğulları, “Bütün siyasi mahpuslar özgür olana dek mücadele devam edecek. İçerideki arkadaşlarımız mücadelelerini sürdürüyor, biz de dışarıda bir demokratik inşa için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir tek siyasi mahpus kalmayana dek mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

Açıklamaya katılan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, barışın tesis edilmesi için siyasi tutsakların serbest bırakılması, kayyum uygulamalarına son verilmesi ve Kürt halkının eşit koşullarda bir arada yaşamasını sağlayacak adımların atılması gerektiğini belirtti.

DEM Parti İstanbul Milletvekili ve SODAP sözcüsü Kezban Konukçu da Kürt halkının taleplerini hatırlattı. Konukçu, “Sürecin tekrar ilerleyebilmesi için birlikte mücadele zeminlerimizi büyütmemiz, mücadelenin ve müzakerenin dengesini kurarak çok daha fazla bir araya gelmemiz gerekiyor. Çünkü bu ülkede halkın ekmeğinin büyüyebilmesi, kadınların özgürlüğü, yaşam hakkımız ve Kürt halkının barışı elde edebilmesi için mücadeleyi büyütmeliyiz. Bu talepler birbirinden kopmaz bağlarla bağlıdır” dedi. Türkiye sol ve sosyalist kamuoyuna da seslenen Konukçu, “Amasız ve fakatsız Kürt halkının barış talebi sahiplenin” dedi.

Açıklamada, “Bê serok jîyan nabe”, “Bijî berxwedana zîndanan”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.

TÜRKOĞLU: HAPİSHANELERDE UYGULANAN DÜŞMANLIK HUKUKUDUR

Sincan Hapishanesi önünde yapılan açıklamada DEM Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu konuştu. AİHM kararlarının uygulanmasını ve tüm tutsakların serbest bırakılmasını isteyen Halide Türkoğlu, siyasi davalar üzerinden yürütülen baskı politikalarının sürece zarar verdiğini söyledi. Sincan Kapalı Kadın Hapishanesi’nde 34 yıllık tutsak Nedime Yavlak’ın tahliyesinin 7. kez ertelendiğini hatırlatarak, “Burada uygulanan düşmanlık hukukudur” tepkisinde bulundu.

Sincan Hapishanesi’nde tutsak bulunan Ayşe Yağlı ve Zeynep Karaman’ı ziyaret eden Türkoğlu konuşmasının ardından Zeynep Karaman’ın mesajını paylaştı. Zeynep Kahraman mesajında şu ifadeleri kullandı: “Kobane Davası’nın onuncu yılındayız. Davanın kendisi, Kürt sorununun yaşanan yüzyıllık çözümsüzlüğünün ifadesiydi. Kürt sorununu demokrasi ve özgürlükler temelinde değil, inkar ve kırım mantığıyla güvenlik mahkemelerine havale etmenin örneklerinden biridir. Bizler hak ettiğimiz yaşamlar için mücadele ediyoruz. Kobani Davası, bu mücadeleye engel olanların açtığı bir davadır. Davamız özgürlük, demokrasi ve Kürt sorununun kalıcı barış ile sonuçlanması davasıdır. Onurluyuz, mücadelemizdeyiz. Özgürlük ve demokrasi kazanacak.”

Açıklamaya, Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) İl örgütü, EMEP temsilcileri de katıldı.

AMED’DE ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Amed’deki demokratik kitle örgütleri, meslek örgütleri ile bölge baroları, Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklamada, Kobanê Davası tutsaklarının fotoğrafları ile “Hukukun gereği, demokrasinin ihtiyacı: Özgürlük. AİHM kararları uygulansın, demokratik siyasetin önü açılsın” pankartı açıldı.

Amed Baro Başkanı Sertaç Buluttekin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen ihlal kararlarına karşın Türkiye’nin kararları hala uygulamadığına dikkat çekti. Buluttekin, Kobanê Davası’nı süreç açısından önemli bir mihenk taşı olarak gördüklerini belirtti.

Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlik, Dersim, Amed, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van baroları ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Amed Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı Amed Temsilciliği’nin imzacı olduğu basın metni, İHD Amed Şubesi Eşbaşkanı Ercan Yılmaz tarafından okudu. Dava sürecine dair hatırlatmanın yer aldığı açıklamada, “Devletin yıllarca sürdürdüğü hukuk dışı uygulamalar ile siyasi davalar, Kürt meselesinin daha da derinleşmesine neden olmuş; bu antidemokratik yöntemler yaşamın her alanına sirayet ederek hak ihlallerini sürekli hale getirmiştir. Biz her yerde barışı haykırırken, hükümet tarafından hala bir adım dahi atılmamıştır. Kobanê dosyasındaki tüm tutuklular siyaseten tutuklandı, siyaseten bırakılmaları için önlerinde hiçbir engel yok” denildi.

‘DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ MİLYONLARIN İRADESİDİR’

HDK Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş da konuşmasında “Demokratik siyasetin yolu Yüksekdağ ve Demirtaş içeride olduğu sürece açılmış kabul edilemez. Demirtaş ve Yüksekdağ milyonların iradesidir. Arkadaşlarımız rehindirler. Yüksekdağ ve Demirtaş’ın özgürlüğü sürecin samimiyet testidir. Bu davadan tutuklu olan ve siyasi sebeplerle içeride olan arkadaşlarımızın özgürlüğünü derhal istiyoruz” ifadelerini kullandı.


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑