Avrupa

Published on Nisan 14th, 2026

0

ATİK 28. Kongresi gerçekleştirildi


Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) 11-12 Nisan tarihlerinde Almanya’nın Frankfurt kentinde 28. Kongresini gerçekleştirdi. Kongre, “Değişen Göçmenlik Gerçekliğinde Yeni Yönelim” tartışması ve “Emperyalist Savaşlara, Faşizme ve Sömürüye Karşı Mücadeleyi Büyütelim” siyasi taslak tartışmaları ile yapıldı. Ülke Federasyonları, Ülke Komiteleri, Yeni Demokratik Gençlik ve Yeni Kadın tarafından belirlenen ve çoğunluk sayısına ulaşılan 84 delegenin katılımı ile başlayan kongrede, saygı duruşunun ardından Divan seçimi gerçekleştirildi. Önerilen gündemler okunarak delegelerin onayına sunuldu. Gündemlerin kabul edilmesi ile devam eden kongrede yapılan açılış konuşmasında, özellikle yeni yönelim tartışmasının tüm kurumlarda tartışılmasının oldukça önemli olduğu dile getirildi. Kongrenin bu tartışma ile tarihi bir noktada durduğu, tarihsel süreç içerisinde Türkiyeli kitlenin; misafir işçi, yabancı işçi ve göçmen işçi olarak süren yolculuğunun yeni bir evreye girdiği belirtildi. Kongrenin kalıcı göçmen gerçekliğini ortaya koyması ve bundan sonraki faaliyet sürecinin bu gerçeklik ışığında örgütlenmesinin önünü açmasının önemine değinildi.

Yeni Yönelim tartışması delegelerin söz hakkı alması başladı. Ortaya konan taslak üzerindeki belirleme ve önerilere yönelik dile getirilen düşüncelerde, göçmenlik olgusunun varlığını devam ettirdiği ancak hali hazırda Avrupa’da bulunan kitlenin kalıcı olarak bu ülkelerde yaşamlarını idame ettirme amacı taşıdığının ve ATİK açısından, göçmen kitlesinin gelmiş olduğu coğrafya ile ilişkilerinin hala devam etmesine rağmen, yaşadıkları Avrupa coğrafyasındaki kalıcılaşma eğiliminin özellikle genç nüfus tarafından hakim hale geldiğinin altı çizildi. Gerek enternasyonal ilişkiler gerekse de bulunulan ülkelerdeki işçi sınıfı mücadelesinin içerisinde yer almanın önemli olduğu dile getirildi. Azınlık olma durumunun ise var olan verilerle henüz gerçekleşme olanağının olmadığı söz alan bazı delegeler tarafından dile getirildi. Bu gündemde ülke federasyonları, ülke komiteleri, YDG ve Yeni Kadın rapor sunarak, yeni yönelime ilişkin düşüncelerini paylaştılar. Birçok delege ve misafir konuşmacıların ardından, 27. ATİK Genel Konseyi adına söz alınarak, taslağa yönelik gelen öneri ve eleştirilere cevap verildi. Yeni Yönelim ile Türkiyeli göçmenlerin bu coğrafyada yaşadıkları sorun ve çelişkileri belirleme/çözme noktasında daha doğru sonuçlara ulaşma imkanına ulaşılabileceğinin altı çizildi. Örgütlenmelerinde bu imkan sayesinde ve disiplinli bir çalışma ile daha kitlesel bir hale gelmesinin mümkün olduğu belirtildi. Tüm tartışmalar ve yapılan toparlama konuşmasının ardından Yeni Yönelim taslağı kongreye katılan delegelerin oy çoğunluğu ile kabul edildi.

Bu gündemin ardından 27. ATİK Genel Konseyinin 2 yıllık faaliyet sürecini kapsayan Faaliyet Raporu tartışmasına geçildi. Bu bölümde ATİK 27. Kongresinde kabul edilen “Emperyalist Saldırganlık, Artan Faşizm, Kitle Hareketleri ve Görevlerimiz” siyasi perspektifine bağlı yürütülen faaliyetler tartışıldı. Bu süreçte düzenlenen kampanyalarda yaşanan olumlu/olumsuz yanlar, eksikler ve tecrübeler delegeler tarafından dile getirildi. Özellikle merkezi kampanyalarda yaşanan eksiklikler eleştirilirken, konseyin müdahalede yetersiz kaldığı yönlere dikkat çekildi. Yine Genel Konseye bağlı çalışan komisyonların yeterli derecede aktif çalışmadığı birçok delege tarafından dile getirildi. Alan denetlemelerinin yeterli düzeyde olmadığı yönlü eleştirilerin olduğu kongrede, gelişen gündemlere yönelik hızlı tavırlar takınılması, faaliyet süreci boyunca 50 civarında açıklamanın dört farklı dilde yapılması ise olumlandı. Merkezden alınan kararla yürütülen kampanyaların yerel alanlarla, komitelerle birlikte yürütüldüğünde başarılı olduğunu bu anlamda federasyon, komite, dernek, gençlik ve kadın çalışmalarının merkezi kampanyaları sahiplenmelerinin başarıyı getirdiği belirtildi. Tüm konuşmaların ardından Genel Konsey adına yapılan konuşmada, Genel Konseyin çalışma tarzı, 27. Kongrenin perspektifi doğrultusunda yapılan çalışmalar, kampanyalar ve Komisyonların durumu hakkında gelen eleştiriler cevaplandı. Konuşmacı, devamında süreçten çıkartılacak dersler ve gelecek döneme ilişkin yürütülecek faaliyetlere dair görüşleri konsey adına dile getirdi. 28. Dönem faaliyet dönemi yapılan oylamada oy çoğunluğu ile aklandı.

Faaliyet raporunun ardından Mali Rapor delegelerin bilgisine sunuldu. Mali rapor kongre delegelerinin oy birliği ile aklanarak kongreye devam edildi. Denetim Kurulu üyesi tarafından sunulan Denetim Raporu delegelerin bilgisine sunuldu.

Kongrenin ikinci günü, Siyasi perspektif taslağı olarak kongre öncesinde alanlara gönderilen “Emperyalist Savaşlara, Faşizme ve Sömürüye Karşı Mücadeleyi Büyütelim” gündemi ile başladı. Bu gündemde söz alan delegeler tarafından, özellikle 3. Emperyalist Paylaşım Savaşı tehlikesi ve Avrupa’da artan faşizm konuları dile getirildi. Yerkürede yaşanan bölgesel işgal ve savaşların genele yayılma eğilimde olduğunun altı çizildi. Bu savaş hazırlıklarının Avrupa’da da kendisini yoğun bir şekilde hissettirdiği, buna bağlı alarak askeri bütçelerin devasa boyutlara çıkartıldığı dile getirildi. Yine politikaların sonucunda derin bir yoksulluk tehlikesinin ortaya çıktığı belirtildi. Önümüzdeki dönem emperyalist ve faşist saldırganlığa karşı yapılacaklar konusunda yapılan önerilerin ardından Genel Konsey adına söz alındı. Yapılan konuşmada, emperyalist bloklar arasındaki çelişkilerin giderek derinleştiği dile getirilerek, bu dalaşın sonucunda ortaya çıkan sonuçların başta işçi sınıfı olmak üzere tüm ezilen kesimlere daha fazla baskı ve yoksullaşma getirdiği belirtildi. Özellikle emperyalist savaşlara karşı, anti-emperyalist, anti-faşist birliktelikler kurmanın önemli olduğunu belirten konuşmacı, yerellerde içerisinde olduğumuz, Filistin Dayanışma Komiteleri, Venezüella ve Küba Dayanışma Komiteleri, İran Halkı ile Dayanışma Komiteleri, Rojava Dayanışma Komiteleri gibi eylem birliklerinin Emperyalist savaşa karşı oluşturulacak komitelerde bir araya getirilmesinin çabasına girilmesinin gerektiğini belirtti. Bununla birlikte artan faşizmin tehlikesinin, savaş tehlikesinden bağımsız olmadığını belirten konuşmacı kurulacak eylem birliklerinde faşizm karşıtı faaliyetlerinde örgütlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kabul edilen Yeni Yönelim çalışması kapsamında anti-emperyalist mücadeleyi büyütmenin önemli olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı. Bu sunumun ardından yapılan oylama ile birlikte yeni siyasi perspektif taslağı oy birliği ile kabul edildi.

Önergeler bölümünde 27. Dönem Genel Konseyi, kabul gören Yeni Yönelim doğrultusunda bir tüzük ve program kongresi yapılmasını önerdi. Tüm delegeler tarafından oy birliği ile kabul edilen önerge doğrultusunda yeni seçilecek Genel Konseye yetki verilerek, Tüzük ve Program Kongresi toplama yetkisi verildi.

Yeni yönetim organlarının seçimi gündeminde, 9 kişilik 28. Dönem Genel Konseyi ve 3 kişilik Denetim Kurulu oy birliği seçildi.

Kongre boyunca özellikle kadın delegelerin daha fazla söz hakkı alması dikkat çekti. Dilek ve Temenniler gündeminde dile getirilen görüşlerin ardından, “Birlik, Mücadele, Zafer! Yaşasın ATİK, YDG, Yeni Kadın!” sloganları ile kongre başarıyla sona erdirildi.

Kongre salonunda farklı dillerde asılan pankartlarda, “Sınır dışılar İşkence ve Ölümdür! Mültecilerin Sınır dışı Edilmesine Hayır!”, “Filistin’de Soykırıma Hayır!”, “Tüm Ücret Karşılığında 6 Saatlik İş Günü!”, “Göçmenlere Eşit Haklar!”, Yaşasın İşçilerin ve Ezilen Halkların Mücadelesi!”, “Bütün Politik Tutsaklara Özgürlük!”, “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!” vb sloganlar yer aldı.

İki gün süren kongrede ayrıca, Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), AvegKon (Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu, Almanya Marksist Leninist Partisi (MLPD), Tutsakların Sesi Platformu (TSP), Prosfygika İşgal Evlerinin Yıkımına Karşı İnisiyatif ve Avrupa Devrimci Demokrat Komün İnisiyatifi (ADDKİ) adına kongreye mesajlar sunuldu. Sibel Özbudun ve Temel Demirer’de bir mesaj yollayarak kongreye başarı dileklerini ilettiler.  Ayrıca, Atina Aleksandras Caddesinde yer alan Prosfygika İşgal Evlerinin yıkılmaması için kurulan komite adına bir temsilci söz alarak sürece yönelik bilgilendirme yaptı. Yunanistan Atina’da mültecilerin oturduğu işgal evlerine yönelik, Yunan devletinin tahliye kararına karşı Aristoteli Hanci’nin, yaşamı savunmak için talepleri kabul edilene kadar ölüm orucu direnişi yaptığını ve kendilerinin de destek açlık grevlerine devam ettiklerini belirterek, bu direnişin Avrupa kamuoyuna duyurulmasında destek çağrısında bulundu. Kongre sonunda, kongrede bulunan Yeni Demokratik Gençlik delege ve üyeleri, Prosfygika İşgal Evlerinin Yıkımına Karşı bir pankart açarak destek açıklamasında bulundular. (ATİK Online)


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑