YS’den “Çerçeve Yasa, süreç ve devrimci tutum” paneli – Yenilendi
YS’nin Berlin’de düzenlediği panelde, “PKK ile Türk devleti arasında yürütülen uzlaşma süreci, Çerçeve Yasa ve devrimci tutum” tartışıldı.
Sosyalist gençlik örgütü Young Struggle’ın (YS) Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlediği “Çerçeve Yasa, süreç ve devrimci tutum” başlıklı panele Sosyalist Kadın Dergisi Yazarı Serpil Arslan konuşmacı olarak katıldı.
Katılımın yoğun olduğu panel, tartışma ve sorularla interaktif bir şekilde geçti.
Kapitalizmin içinde bulunduğu varoluşsal krize dikkat çeken Serpil Arslan, kapitalistlerin üçüncü dünya savaşına hazırlandığı bir dönemden geçildiğini vurguladı. İşçi haklarının gasp edilmesini, kadınların ve LGBTİ+’ların yaşamlarına ve haklarına yönelik ataerkil saldırıların artmasını, dünyanın farklı bölgelerinde katliamların, soykırımların ve savaşların yoğunlaşmasını bu sürecin başlıca yansımaları olarak sıraladı. Yazar Arslan, ABD emperyalizminin kendi hegemonyasını güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde Ortadoğu’daki gelişmelere dikkat çekti.
7 Ekim’in ardından ABD emperyalizminin, Siyonist rejimle birlikte hareket ederek bölgenin tamamını yeniden şekillendirme sürecini hızlandırdığını belirtti, “Bu yeni yönelimin temelini, devlet dışı silahlı aktörlerin silahsızlandırılması ve sisteme entegre edilmesi oluşturuyor. Hizbullah, Haşdi Şabi, Hamas ve PKK de bu kapsamdadır” dedi.
SK Yazarı Serpil Arslan, son gelişmeler içerisinde Türkiye’nin de İsrail’in bölgedeki güç konumunu giderek artırmasından duyduğu kaygıyla İmralı’da Abdullah Öcalan’la görüşme sürecini başlattığını söyledi. Türkiye’nin bölgesel rekabette geri plana itilme korkusuyla hareket ettiğine ve İmralı sürecinin ABD ile koordinasyon içerisinde yürütüldüğüne dikkat çekti.
Gelinen aşamada Türk burjuva devletinin hedefini açık biçimde “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” olarak tanımladığını, Kürt hareketinin ise sürece “Barış ve Demokratik Toplum süreci” dediğini hatırlattı, bu iki yaklaşım arasındaki farkın yalnızca söylemde kalmadığını, sürecin pratik işleyişine de yansıdığını vurguladı.
PKK’nin Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısında ortaya konulan tüm adımları attığı, buna karşılık 800-900 kişilik bir yönetici kadroyu kapsam dışında bırakan bir Çerçeve Yasa’yla karşı karşıya olunduğu ifade edildi. Söz konusu yasal düzenlemede sürecin belirli koşullara bağlandığı ve siyasi yasakların öngörüldüğüne; Kürt halkının kolektif haklarına ise yer verilmediğine işaret eden SK Yazarı Serpil Arslan, böylece Kürtlerin kolektif bir halk olarak değil, yalnızca bireyler üzerinden ele alınmasının öngörüldüğü eleştirisini yaptı.
Rojava’daki gelişmeler de panelin önemli başlıklarından biri oldu. “Entegrasyon” adı altında Kürt halkının önemli kazanımlarının kaybedildiğini vurgulayan Arslan, halkın “anadilde eğitim” için yürüttüğü mücadeleye dikkat çekti.
Serpil Arslan, Suriye ve Rojava’nın istikrara kavuşmadığını hatırlattı, “HTŞ, halkların önünde önemli bir engel olarak duruyor” dedi.
Panelin ikinci bölümünde Marksistlerin mevcut süreçteki görevleri üzerinde duruldu. Bu çerçevede Abdullah Öcalan’ın görüş ve tezlerine yönelik ideolojik eleştiriler öne çıkarıldı.
Sosyalistlerin yürüttüğü “Kürt Sorununda Emekçi Çözüm” çalışmasına işaret eden SK Yazarı Serpil Arslan, Kürt halkının ulusal demokratik talepleri için mücadelenin devam ettiğini, bu konuda Marksistlerin önemli görevlerle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Sunumun ardından, panel soru-cevap kısmıyla sona erdi.
























































