NATO zirvesi öncesi yasak tepkisi
EMEP Milletvekili Sevda Karaca, NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında Ankara’da uygulamaya konulan güvenlik önlemlerine tepki göstererek, yasakların halkın demokratik haklarını hedef aldığını söyledi. Karaca, gençlere yönelik baskı ve tehdit iddialarını da gündeme taşıdı.
Avrupa Demokrat Haber Merkezi
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, yaklaşan NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da alınan güvenlik önlemlerini eleştirdi. Karaca, NATO’nun halklara güvenlik değil savaş, yoksulluk ve ölüm getirdiğini savunarak, zirve hazırlıkları kapsamında uygulanan yasakların demokratik hak ve özgürlüklere yönelik olduğunu ifade etti.
Karaca, NATO zirvesine bir aydan az süre kaldığını belirterek, “Bir savaş ve terör örgütü olan NATO’nun gölgesi şimdiden Ankara’ya ve bütün memlekete düştü” dedi. NATO’nun kurulduğu günden bu yana halklara savaş ve yoksulluktan başka bir şey getirmediğini öne süren Karaca, zirve için milyarlarca liralık kamu kaynağının harcandığını söyledi.
“Halktan çalınan paralar NATO uğruna halkı engellemek için kullanılıyor” diyen Karaca, İçişleri Bakanlığının güvenlik tedbirleri adı altında yaptığı toplantılarda çeşitli yasakların planlandığını savundu.
Gençlere yönelik baskı iddiası
Ankara’da alınan önlemlerin kent yaşamını olumsuz etkileyeceğini ifade eden Karaca, eylem ve protestoların yanı sıra düğünlerin dahi yasak kapsamına alındığını ileri sürdü. Bu süreçte işçilerin, emekçilerin ve gençlerin denetim altına alınmaya çalışıldığını söyleyen Karaca, gençlerin tehdit edildiğini ve ailelerinin aranarak gözdağı verildiğini iddia etti.
Karaca, “Bu tam bir NATO gladyosu yöntemi ve bu yöntem emniyet müdürlükleri eliyle işletiliyor” dedi.
Bazı telefon numaralarından “emniyetten arıyoruz” denilerek gençlerin ailelerinin arandığını öne süren Karaca, söz konusu numaraların kime ait olduğunun açıklanmasını istedi. Karaca, “Bu numara Ankara Emniyetinin numarası mıdır? Herhangi bir emniyet mensubunun numarası mıdır? Hangi hakla gençlerin ailelerini arayarak korkutuyorsunuz, gayrimeşru tehditler savuruyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
“Bu gençler Denizlerin mirasçısıdır”
Türkiye’deki gençlik hareketinin anti-emperyalist bir geleneğin devamcısı olduğunu belirten Karaca, 1968 yılında Dolmabahçe’de Amerikan 6. Filosuna karşı yürütülen mücadeleyi hatırlattı.
Bağımsız ve özerk üniversite talebini savunan gençlerin aynı zamanda bağımsız Türkiye’nin de savunucusu olduğunu söyleyen Karaca, “Utanmazsa monarşi övüp savaş planları yaptığınız masaları devirecek olanlar da en önce bu ülkenin gençleridir” dedi.
2004 NATO zirvesini hatırlattı
İktidarın NATO zirvelerine ilişkin yaklaşımının yeni olmadığını belirten Karaca, 2004 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi dönemini örnek gösterdi. O dönemde Irak işgaline ve Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı çok sayıda sendika, emek ve kitle örgütünün “NATO ve Bush Karşıtı Birlik” çatısı altında bir araya geldiğini ve yürüyüşler düzenlediğini anımsattı.
ABD başkanlarının değişmesinin NATO’nun politikalarını değiştirmediğini savunan Karaca, “Bush gitti, Trump geldi. Fark etmez. NATO ve onun başını çeken Amerikan barbarlığı sürüyor” dedi.
NATO karşıtı mücadele vurgusu
Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelik planların konuşulduğu toplantılara ev sahipliği yapmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Karaca, geçmişte olduğu gibi bugün de gençlerin, işçilerin ve emekçilerin NATO karşıtı mücadeleyi sürdüreceğini söyledi.
Karaca, “Yine ‘NATO’ya hayır, üsler kapatılsın’ diyeceğiz. Yasaklarınız, yalanlarınız ve emperyalist yalakalığınız; gençlerin, kadınların, işçi ve emekçilerin onurlu mücadelesini engelleyemeyecek” diye konuştu.
























































