Makaleler

Published on Mart 23rd, 2026

0

Oğuzhan Müftüoğlu’na eleştiri | Erdal Boyoğlu


Oğuzhan Müftüoğlu’nun BirGün TV’de Ertuğrul Kürkçü hakkında söyledikleri gerçekleri yansıtmıyor ve sol içi sorumluluklarıyla yüzleşmek yerine karalama yolunu tercih ettiğini gösteriyor…

Oğuzhan Müftüoğlu’na…
BirGün TV’de Ertuğrul Kürkçü hakkında konuştuklarınız hakkında düşüncelerim:

12 Eylül askeri darbesini teşhir etmenizi ve solun içinde bulunduğu sorunların nasıl aşılacağına dair önerilerinizi dinlemek umuduyla izlediğim söyleşinizin, Ertuğrul Kürkçü hakkındaki karalamalarınızla belirlenmesi sizin adınıza utanç verici. Anlattıklarınızın, mahkeme dosyalarında da görüleceği gibi gerçeklerden uzak olduğu açık.

Geçmişin keyfi yorumu

54 yıl öncesine ilişkin tarihi bu şekilde keyfinize göre tanımlayabilmeniz de şahsınız adına ilginç. İçinde bulunduğunuz bu sorumsuz ruh hâlini yansıtmak açısından çarpıcı bir örnek ortaya koydunuz.

Ertuğrul Kürkçü’nün geçmişini tartışılır kılmaya çalışırken, gerçekte kendi geçmişinizin ezikliğinden kaçmaya çalışıyor olmalısınız. Oysa sizin gibi yaşlı kuşaktan beklenen, başka devrimcileri karalamaya çalışmak değil; kendinizden başlayan bir sorgulamayla ahlaki ve sol hareketin çıkarlarına uygun, sorumlu bir duruş sergilemeniz olurdu.

Sol içi sorumluluk ve bölünmeler

Görülen o ki, Kurtuluş ve Dev-Sol bölünmelerindeki temel sorumluluğunuzun hesabını vermek yerine hâlâ sol içi çatışmalardan medet umuyorsunuz. ÖDP gibi yeni dönemin koşullarına uygun yaratılmış paha biçilmez bir aracı bile kendi hırslarınıza kurban ederek on binlerce sosyalisti hayatın dışına düşürmenizin sorumluluğu ortada duruyor. Bu açık sorumsuzluğun bile hesabını vermemişken, şimdi de Kürt hareketi karşısındaki kompleksinizi Ertuğrul Kürkçü’ye çamur atarak gidermeye çalışıyorsunuz.

Hayat sizden, egemenlere karşı kitlesel seferberlik ve sol güçlerin birliği sorumluluğunu yerine getirmenizi beklerken, hâlâ hırslarınızın kurbanı olmaktan kurtulamıyor oluşunuzla trajik bir tablo oluşturduğunuzun farkında mısınız? Hayatın beklentilerine bu denli sırtını dönmüş “abi”lere sahip olmak da hepimizin dramı olsa gerek.

Kürkçü’nün mücadelesi ve tarihsel hafıza

Tabii ki bu sözlerim eleştiri sınırlarını aşıyor olabilir. Ama E. Kürkçü gibi (ve önceki dönemlerde de diğer) sosyalist değerlere yönelik spekülatif söyleminiz, sorumlu bir diyaloğun imkânlarını tüketen boyutlarda.

Büyük laflar edip başka sosyalistlere çamur atmak, bugüne kadar en kolay yaptığınız şey oldu. Ama Türkiye’nin sosyalist örgütlenmelerinden en büyüğü olan Devrimci Yol’u (Mahmut Memduh Uyan’ın da anımsattığı gibi) askerî mahkemenin suçlamaları karşısında savunmasız bırakmak da şahsınızın mirasıdır.

Kızıldere’de niye ölmedi diye düşünen ölü sevicilerin ve sizin gibi Mahir adına konuşma tekelini elinde tutmak isteyenlerin aksine, sosyalist hareketin ortak hafızası Kızıldere katliamından sağ kurtuluşu sonrasında Ertuğrul Kürkçü’yü hep sosyalizm mücadelesinin neferi olarak gördü. 14 yıllık mapushane yaşamında sosyalizm mücadelesine ideolojik katkılarıyla, 1986 sonrası sosyalistlerin bir araya gelmesi için verdiği mücadeleyle, BSP ve “Geleceği Birlikte Kuralım”ın birleştirilerek ÖDP’nin kuruluşuna sunduğu katkılarla hatırlıyor. Sonraki döneminde de hem ulusalcı eğilimlere karşı enternasyonalist bir tahkimat yaptı hem de her daim mücadelenin içinde oldu.

Sizin nasıl hatırlandığınız ise, size selam vermekten bile imtina eden pek çok DY kadrosunun hafızasında ve yaşadığımız teorik ve politik sorunların aşılmasına, solun birlikteliğine hiçbir katkı üretmemiş olmanızın yanı sıra ulusalcılıkta sergilediğiniz ısrarda belirginleşiyor.

Hüzün verici…


Erdal Boyoğlu – 23.03.2026

Tags: , ,


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑