Basın emekçileri: Tutsak ETHA emekçileri serbest bırakılsın
İstanbul’da Taksim Tünel’de bir araya gelen gazeteci meslektaşlarımız, tutsak ajans emekçilerimiz Nadiye, Pınar, Elif ve Müslüm’e özgürlük istedi.
Basın emekçileri, sosyalistlere yönelik siyasi kırım saldırısında tutsak edilen ajansımız Etkin Haber Ajansı (ETHA) emekçileri Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz, Müslüm Koyun ve Pınar Gayıp için Taksim Tünel’de basın açıklaması gerçekleştirdi.
“Tutsak gazetecilere özgürlük. Pınar’a, Nadiye’ye, Müslüm’e, Elif’e özgürlük” pankartının açıldığı eylemde tutsak gazetecilerin fotoğraflarının olduğu dövizler taşındı.
Eyleme basın emekçilerinin yanı sıra kurum temsilcileri de katıldı.
Eylemde ilk olarak tutsak ETHA emekçilerinin hapishaneden gönderdiği mesaj okundu: “Sevgili dostlar, meslektaşlar şubat ayından bu yana haberlerimiz bahane edilerek tutsağız. Gerçeği haberleştirme ısrarımızı suç göstererek bizi yargılamaya çalışanlara inat içeride ve dışarıda gazeteciliği savunmaya devam ediyoruz. 4 aydır iddianamemiz hala ortada yokken bir tiyatrodan ibaret olan tutukluluk incelemesinde savunma yapmamız engelleniyor. Mahkeme yalnızca hakkımızda önceden verilen tutukluluk devam kararını okuyor. Gazetecilere yönelik saldırılar günden güne artarken ne halkın haber alma hakkından ne de gerçeği haberleştirme ısrarımızdan bir milim geri adım atmayacağız. Kalemimizi emanet alıp haberlerimizi sürdüren tüm özgür basın emekçilerini selamlıyoruz. Özgür basın susturulamaz. Dayanışma ve sevgiyle.”

‘İTİRAFÇILARA GEREK YOK BİZLER ETHA EMEKÇİSİYİZ’
Mektubun ardından ilk sözü alan ajansımız emekçisi Yeşim Tükel, ETHA emekçilerinin, ezilenlerin, Kürtlerin, Alevilerin, işçi sınıfının, kadınların, LGBTİ+’ların sesi olduklarını için tutsak olduklarını ifade etti.
Tükel, şöyle devam etti: “Bugün arkadaşlarımız itirafçı düşkünlerin ‘Evet tanırım ETHA emekçisiydi, evet tanırım Atılım gazetesinde çalışıyordu’ beyanlarıyla tutsak. Biz diyoruz ki itirafçılara gerek yok, gizli tanıklara gerek yok; biz ETHA emekçisiyiz, biz Atılım gazetesinde çalışıyoruz, biz sosyalist gazetecilik yapıyoruz. Eğer bu suçsa biz bu suçun ortağıyız, bu suçu onurla işlemeye devam ediyoruz.”
‘SESİMİZİ EVA VE AHMET İÇİN BİRLEŞTİRELİM’
Tükel, gazetecilerin üzerindeki baskı, tutuklama, katletme terörünün sadece bu topraklara özgü olmadığını belirterek, “Suriye’de, cihatçı, soykırımcı HTŞ çetelerinin suçlarını teşhir ettiği için 18 Ocak’tan beri Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad arkadaşımız işkence ve tecrit altında tutsaklar. Sesimizi Elif, Nadiye, Müslüm, Pınar, Ahmet, Eva şahsında bütün tutsak gazeteciler için birleştirelim” dedi.
‘GAZETECİLER BİZİM GÖZÜMÜZ, KULAĞIMIZ’
Ardından katledilen gazeteci ve doğa savunusu Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun söz aldı. Tosun, “Katletmek hapsetmek özgür basını hiçbir zaman susturamadı, susturamayacak. Bu yıllardır böyle devam etti, böyle devam edecek. Gazeteciler bizim sağduyumuz, gözümüz, kulağımız. Bugün onlara sahip çıkmazsak biz yarın kör, sağır, dilsiz kalacağız” dedi. gazetecilerle dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
‘GAZETECİLİK BU TOPRAKLARDA ZOR ALTINDA’
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) adına söz alan gazeteci Hayri Tunç ise gazeteciliğin bu topraklarda her zaman baskı altında olduğunu hatırlattı, ETHA emekçilerinin hedef alınmasının yeni bir durum olmadığına dikkat çekti. Tunç, geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Mezoptamya Ajansı (MA) muhabiri Sema Bingöl’e yönelik saldırıları ve gazetecilik faaliyetlerinden dolayı ceza alan Erdoğan Alaymut’un durumuna dikkat çekerek özgür basının sesinin susmayacağını vurguladı.
‘PINAR VE NADİYE BİZİM İÇİN ALANLARDAYDI’
Disk Basın-İş adına söz alan gazeteci Zana Kaya, “Biz tutuklandığımızda Nadiye ve Pınar bu alanlarda tutsak gazeteciler için eylem yapıyordu. Şimdi biz onlar için alandayız” diyerek tutsak gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını ve serbest bırakılana kadar mücadele edeceklerini belirtti.
TGS adına söz alan gazeteci Evrim Kepenek ise tutsak gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını ifade ederek tutsak ETHA emekçilerinin bir an önce tahliye edilmesini talep etti.
‘KADINLARIN, İŞÇİLERİN, GENÇLERİN HABERLERİNİ YAPTIKLARI İÇİN TUTSAKLAR’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki de, ülkede basın özgürlüğünün baskı altında olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye bütün raporlarda en alt sırada. Hemen hemen her gün tutuklanan gazetecilerin haberleriyle uyanıyoruz. Arkadaşlarımız gazetecilik faaliyeti yaptıkları için, işçi sınıfının, kadınların, gençlerin, savaş suçlarının haberlerini yaptıkları için tutuklular. Ama bu topraklarda özgür basın geleneği yılmadı, kalemler yazmaktan vazgeçmeyecek. Bu memlekette özgür basın geleneğini hep birlikte devam ettireceğiz” dedi.
Son olarak konuşan Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, gazetecilerin emekçilerden yana oldukları için tutsak edildiklerini belirterek, hemen serbest bırakılmalarını talep etti.

‘HALA İDDİANAME HAZIRLANMADI’
Açıklamanın Türkçesini gazeteci Eylem Nazlıer, Kürtçesini gazeteci Helin Özgün okudu.
Eylem Nazlıer, 128 gündür tutuklu bulunan ETHA emekçilerinin serbest bırakılması için bir araya geldiklerini belirterek, şunları söyledi: “Arkadaşlarımızın tutuklanmasının üzerinden yaklaşık 5 ay geçmesine rağmen arkadaşlarımıza dair iddianame hazırlanmadı. Aralarında sadece arkadaşımız Müslüm’ün mahkeme tarihi bir kaç gün önce belli oldu.
‘DUYULMASI ENGELLENENİ DUYURDULAR’
Biz biliyoruz ki arkadaşlarımız gazetecilik yaptıkları için tutuklandı. Çünkü onlar kadın mücadelesinin sesini duyurdu, ekoloji savunucularının emeğini görünür kıldı. Katliamları, yoksulluğu, direnişi ve halkın yaşadığı gerçekleri haberleştirdi. Cumartesi Anneleri’ni, Barış Anneleri’ni, direnen işçileri, adalet talebiyle meydanları dolduran gençleri, kadın ve LGBTİ+’ları kamuoyuna taşıdılar. Görülmesi istenmeyeni görünür kıldılar, duyulması engelleneni duyurdular.”
Nazlıer, geçtiğimiz günlerde Ankara’da düzenlenen Ethem Sarısülük anmasında gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Sema Bingöl’ün serbest bırakılmasının ardından, iktidar yanlısı medya tarafından hedef gösterilmesine dikkat çekti. Eylem Nazlıer, ayrıca Nujinha’ya yönelik saldıra karşı, “Yayın faaliyetlerinin hedef alınması ve tehdit mesajlarıyla gazetecilerin susturulmak istenmesi kabul etmiyoruz. Kadınların sesi olan Nujinha ile dayanışma içindeyiz” dedi.
‘GAZETECİLERİ SUSTURAMAZSINIZ’
Türkiye’nin dünyada en fazla gazetecinin hapsedildiği ülke olduğunu söyleyen Nazlıer, şöyle devam etti: “Meslek örgütlerinin hazırladığı raporlara göre birçok gazeteci karakola imza verme, yurtdışı yasağı, ev hapsi gibi sistematik hale getirilen cezalandırma politikaları ile karşı karşıya. Gazeteciliğin soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle baskı altına alınmasını kabul etmiyoruz. Bir kez daha ilan ediyoruz. Gazetecileri susturamazsınız!
‘ETHA, ATILIM SUSMADI, SUSMAYACAK’
ETHA, Atılım gazetesi gözaltı, tutuklama, tüm baskı ve engellemelere rağmen susmadı susmayacak. Bugün bir kez daha buradan ilan ediyoruz: Meslektaşlarımız mücadelemiz sürecek. ETHA emekçileri Pınar, Nadiye, Elif ve Müslüm özgürlüklerine kavuşana kadar her yerde sesini yükseltmeye devam edeceğiz, arkadaşlarımız serbest bırakılsın.”
Açıklamanın okunmasının ardından eylem sloganlarla sona erdi. (etha)

























































