Güncel

Published on Ekim 16th, 2026

0

Zor oyunu bozar | Atılım Gazetesi

Çivi çiviyi söker, her alanda faşist saldırganlığın, her haksızlığın karşısına fiili meşru mücadeleyle dikilmek, işçi sınıfı ve ezilenlerin, gençliğin kadınların, Kürt halkının, Aleviler, diğer ezilen yok sayılan ulusal ya da inanç topluluklarının mücadelesini faşist şeflik rejimine karşı politik özgürlük için genel halk direnişi yönünde birleştirip örgütlemek faşist şeflik rejiminin yenilgisini hazırlamanın tek gerçekçi yoludur. Faşist şefin kaybettiği bir seçimi çalmasını önlemek de ancak böyle mümkün olabilir. Zor oyunu bozar!

Halk TV çalışanları yaşadıkları saldırıyı açıklarken kamuoyuna, halka, dünyaya, “Ana kumandayı teslim alamadık; teslim alsaydık size yayından veda ederdik.” diye sesleniyorlardı. “Aşağı yukarı 20 yıldır yayında olan bir kanala, Türkiye’nin ‘yeni normali’ olarak el konuldu. Gece yarısı bir operasyonla el konuldu, TMSF kayyum olarak atandı.” Saray’ın direktifleri doğrultusunda 14 Ekim günü sabaha karşı Halk TV’ye baskın yapan polis ekipleri, kanalı TMSF’ye teslim ettiler. İşte “terörsüz Türkiye” böyle bir şey, her şey faşist şefin iki dudağının arasında! “İç cepheyi güçlendirmek” demek itiraz edeni, eleştireni susturmak, direneni tasfiye etmek, burjuva muhalefeti etkisiz hale getirmek, faşist şeflik rejimini tahkim etmek, özetle demokrasisiz, özgürlüksüz Türkiye oluyor.

Halk TV’yi tasfiye hamlesinin zamanlamasının isabet derecesi oldukça yüksektir. Faşist şeflik rejimi şu sıralar birçok bakımdan köşeye sıkışmış bulunuyor. Tayyip-AKP yapılanması-hükümet fon vurgunu düzeninin tam merkezinde duruyor. Saray taammüden yurttaşların küçük birikimlerini çalacak, çarpacak yandaşlarına transfer edecek bir çark kurmuş. Halka karşı işlenen suçların haddi hesabı yok. Birkaç haftadır gündemin ilk sırasında yer alan fon krizinde gerçekler açığa çıkartıldıkça iktidarı elinde tutanlar ve onların etrafındaki haramzadeler daha fazla teşhir olurken, hükümet gitgide köşeye sıkışıyordu.

Mekke Savaş İttifakı’nın gereği Suudi Arabistan-Yemen savaşına, bu dolayımla İran’a karşı ABD emperyalistleri ve Siyonist İsrail’in yanında saf tutan, Yemen’e asker göndermek için savaş tezkeresi çıkartmaya hazırlanan iktidar, bu bakımdan da zor durumdaydı. Elinde hiçbir haklı ve geçerli, ikna edici gerekçesi yoktu, bölgesel güç olma hevesi ile ABD ve İsrail’in hizmetinde Suudi Arabistan despotluğunun koruyuculuğu için meclisten yetki istemek başlı başına teşhir edici bir durum olarak Saray’ın önünde duruyordu.

İşçiler, kadınlar, gençler, Kürt halkı, Aleviler, ezilen inanç ve ulusal topluluklar, LGBTİ+’lar; suyuna, toprağına, havasına sahip çıkan doğa savunucuları demokratik taleplerinden, politik özgürlük istemlerinden vazgeçmiyorlar, hükümete karşı sürekli irili ufaklı çarpışmaları kesintisiz sürdürmektedirler. Faşist şeflik rejiminin dayandığı AKP-MHP koalisyon ve ittifakının 2024 belediye seçimlerinden beri tabanı daralırken halkın rızasını almakta her geçen gün daha çok zorlanmaktadır. Bundan dolayıdır ki, Cumhur İttifakı içinde de işler tıkırında değildi, faşist şef Bahçeli bir dönem daha Erdoğan’ın şefliğine ihtiyaç olduğunu vurgularken aynı zamanda “yasamada güçlü MHP” söylem ve talebi ile bir çeşit koalisyon pazarlığı yapıyordu.

14 Ekim’de İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dört gün sürecek savunmasına başlayacaktı. Halk TV basılıp kayyum atandığı zaman İmamoğlu’nun savunmasına başlamasına birkaç saat kalmıştı. Kabul etmek gerekir ki, Halk TV’ye saldırının zamanlaması “mükemmeldir”. Burjuva muhalefetin merkezi sesi Halk TV’ye saldırı bir anda muhalefetin merkezi gündemi haline gelmekle de kalmadı, bir anda burjuva muhalefet elindeki en önemli propaganda ve ajitasyon aracını kaybetti, bir nevi silahsızlandı.

Bütün bunlar ve diğer sayısız veri, gelişme faşist şeflik rejiminin zayıflığına işaret ediyor. Faşist şefin yeri de faşist şeflik rejimi de güvende değil. Faşist şefin, AKP ve MHP iktidarının bütün hesaplarını kazanacakları bir seçim üzerine yaptıkları görülüyor. Kaçınamayacakları belirginleşen bir seçimi kazanmak için hasımlarını oyun dışı bırakmak için bütün imkanlarını kullanıyorlar. Burjuvazinin iç iktidar mücadelesi bütün çıplaklığı ile sürüyor. İmamoğlu’nun tutuklanması, muhalif belediyeler üzerinde estirilen arkası kesilmeyen terör dalgalarından CHP’yi bölen butlan kararına kadar her birisi iktidar mücadelesinde birer hamledir. Tıpkı bunlar gibi Halk TV’ye kayyum atamak da iktidar mücadelesinde çok önemli yeni bir hamledir. Hasmın nefes borusunu kesmek, iktidarı teşhir etme araçlarından yoksun bırakmak, keza propaganda ve ajitasyon, halka ulaşma kanallarını tıkamak, kitle desteğini ve siyasi gücünü büyütme imkanlarını darbelemek anlamına gelir. Özellikle fon vurgunu ve onu gerçekleştirmek için işlenen suçların gizlenmesi için son günlerde özellikle atak yapan, kapsama alanı genişleyen sansür de aynı amaca yöneliktir. Fon çarkı ve suçluların teşhiri önlenmeli, savaş tezkeresinin ABD ve İsrail işbirlikçiliği olduğu halka teşhir edilmemeli, siyasi hasım İmamoğlu’nun savunmasının halka ulaşması önlenmeli, ana muhalefetin sesi kısılmalıdır!

Faşist şeflik rejimi kaybedeceği bir seçimi bile “Kazandım” manipülasyonuna hazırlanıyor. Evet burjuvazinin iç iktidar mücadelesi bu, ama aynı zamanda halkın haber alma hakkı, doğru ve gerçek bilgiye ulaşma hakkı, propaganda ve ajitasyon özgürlüğü saldırı altında. Faşist şeflik rejimi için yasalar, anayasa, hukuk çok fazla bir şey ifade etmiyor; yargıyı istediği gibi iktidar mücadelesinin aracı yapıyor, keza devletin şiddet aygıtlarını devreye sokuyor, özetle yasa kural tanımıyor.

Faşist şeflik rejimin küstah saldırgan lığını Yeni Parti’nin tarz ve çizgisi durduramaz. Faşist şeflik rejimiyle uzlaşma, devleti, polisi gözü gibi koruma çizgisi faşist şeflik rejimini geriletemez. Ancak faşist şeflik rejimiyle hesaplaşma çizgi sinde geliştirilecek mücadele faşist şeflik rejiminin saldırganlığını püskürtebilir. Seçimlere endekslenmiş, oy vermeye odaklanmış, ılımlı, kontrolü mitingler, gösteriler halkı güçlü bir direnişe, iradesine sahip çıkmaya hazırlayamaz.

Çivi çiviyi söker; sermayenin kanlı yumruğu faşist şeflik katmerlenen sömürü ve hayat pahalılığı ile yaşamı çekilmez hale getirilen halkın, emekçilerin, ezilenlerin özgürlük özleminin ve biriken öfkesinin herhangi bir sebeple patlamasından korkuyor. Çivi çiviyi söker, her alanda faşist saldırganlığın, her haksızlığın karşısına fiili meşru mücadeleyle dikilmek, işçi sınıfı ve ezilenlerin, gençliğin kadınların, Kürt halkının, Aleviler, diğer ezilen yok sayılan ulusal ya da inanç topluluklarının mücadelesini faşist şeflik rejimine karşı politik özgürlük için genel halk direnişi yönünde birleştirip örgütlemek faşist şeflik rejiminin yenilgisini hazırlamanın tek gerçekçi yoludur. Faşist şefin kaybettiği bir seçimi çalmasını önlemek de ancak böyle mümkün olabilir. Zor oyunu bozar!


Seçtiklerimiz: Atılım – 16.10.2026

Tags:


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑