Suriye

Published on Ekim 16th, 2026

0

Suriye istihbaratı Mihraç Ural’ı yakaladığını duyurdu

Suriye makamları, Ural’ın sınırdan kaçmaya çalışırken yakalandığını açıkladı. Lübnan basınında ise Ural’ın Beyrut yakınlarındaki evinden kaçırılarak Suriye’ye götürüldüğü öne sürüldü.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, Suriye’de ‘Ali Kiyali’ adıyla bilinen Mihraç Ural’ın sınırdan kaçmaya çalışırken yakalandığını duyurdu.

Suriye makamları, operasyonun hangi sınır hattında gerçekleştiğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

SANA, Mihraç Ural’ın Suriye Genel İstihbarat Servisi tarafından “MİT’le koordinasyon içinde gerçekleştirilen özel bir operasyonla yakalandığını” belirterek fotoğrafını paylaştı.

Beyrut yakınlarında kaçırıldı iddiası

Lübnan basınında ise Ural’ın yakalandığı yere ve operasyonun nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin farklı bilgiler yer aldı.

Lübnan merkezli MTV televizyonu, Ural’ın Beyrut’un kuzeydoğusundaki Metn bölgesine bağlı Mansuriye’deki evinden kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldığını ve daha sonra Suriye’ye götürüldüğünü öne sürdü.

MTV, baskın sırasında Ural’ın eşi ile oğlunun bağlandığını ve Lübnan İç Güvenlik Kuvvetleri’ne bağlı İstihbarat Şubesi’nin olayla ilgili soruşturma başlattığını aktardı.

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ise kaynaklarından edindiği bilgilere dayanarak, Ural’ın Beyrut’taki Resulü’l-Azam Hastanesi’nden döndükten sonra Mansuriye’deki evine düzenlenen baskınla alıkonulduğunu bildirdi.

Gözlemevi, operasyonu gerçekleştiren kişilerin Lübnan aksanıyla Arapça konuştuğunu, ancak kimliklerinin henüz belirlenemediğini aktardı.

Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz’ın paylaşımları

Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da Ural’ın yakalandığına ilişkin haberlerin ardından, 4 Ekim’deki paylaşımını yeniden alıntılayarak “Elhamdülillah! Kahrımız, gazabımız düşmana ziyân! eûzubillâh, eûzubillâh. hüdâ ya şükr-i bihad!” diye yazdı.

Yılmaz, 4 Ekim’de Ural’ın yardımcısı olarak tanımlanan Cemal Trablusi’nin Suriye güvenlik güçlerince yakalandığını duyuran bir paylaşımı “Adım Adım!!” mesajıyla alıntılamıştı.

SOHR’dan Baniyas’ta yargılama çağrısı

Suriye makamları, Mihraç Ural’ı 2013’te Baniyas’ta gerçekleştirilen katliamların sorumluları arasında gösteriyor.

Suriye’nin Tartus vilayetindeki El-Beyda köyü ve Baniyas’ın Ras el-Nebe mahallesinde, 2-3 Mayıs 2013’te Esad yönetimine bağlı güçlerin düzenlediği saldırılarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Eylül 2013’te yayımladığı rapora göre, hükümet güçleri ve onlarla birlikte hareket eden silahlı gruplar, iki bölgede en az 248 kişiyi infaz etti.

Birleşmiş Milletler’in Suriye Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu da 2013 tarihli raporunda, katliamlardan hükümet güçleri ve onlarla birlikte hareket eden silahlı grupların sorumlu olduğuna işaret eden bulgulara yer verdi.

HRW ve BM Soruşturma Komisyonu’nun raporları, Ural’ın saldırılardaki bireysel sorumluluğuna ilişkin bir tespit içermiyor. Ancak Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Mayıs 2013 tarihli raporunda Ural’ı Baniyas katliamının sorumluları arasında gösteriyor. Ural ise katliama katıldığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

SOHR da Ural’ın yakalandığına ilişkin haberinde, bu suçlamalar nedeniyle bağımsız ve yetkili bir mahkeme önünde, kamuya açık ve adil biçimde yargılanması çağrısında bulundu. Gözlemevi ayrıca, hukuki koşulların elvermesi halinde yargılamanın katliamların yaşandığı Baniyas’ta yapılmasını talep etti.

Mihraç Ural hakkında

1956’da Antakya’da doğan Mihraç Ural, 1970’li yıllarda faaliyet gösteren THKP-C/Acilciler örgütünün yöneticileri arasında yer aldı.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Reyhanlı Katliamı’na ilişkin 5 Haziran 2026 tarihli gerekçeli kararında yer verilen iddianameye göre Ural, 1976’da THKP-C/Acilciler’in lider kadrosunun Malatya’da polisle girdiği çatışmada öldürülmesinin ardından örgütün yönetimini üstlendi.

Kararda, Ural’ın 1979’da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar ettiği, sonraki yıllarda ise örgütün faaliyetlerini Suriye’ye taşıdığı aktarılıyor.

Yıllarca Suriye’de yaşayan Ural’ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye’deki adli soruşturma ve yargılamalara da konu oldu.

Reyhanlı Davası’nın gerekçeli kararında, THKP-C/Acilciler’in Suriye yönetiminin desteğiyle “Mukaveme Suriyye” (Suriye Direnişi) adlı silahlı bir yapı oluşturduğu ve Beşar Esad yönetimine bağlı güçlerle birlikte çatışmalara katıldığı belirtiliyor.

Reyhanlı saldırısıyla ilgili neyle suçlanıyor?

Mihraç Ural, 11 Mayıs 2013’te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin davada hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor.

Reyhanlı’da bomba yüklü iki aracın patlatılması sonucu beşi çocuk 53 kişi yaşamını yitirdi, 155 kişi yaralandı.

İddianamede, Ural’ın Suriye istihbaratıyla bağlantılı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve örgütlenmesinde rol oynadığı öne sürülüyor.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran 2026’da Reyhanlı saldırısına ilişkin davada Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel’i 53’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanıkların her birine ayrıca toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verdi.

Mahkeme, haklarındaki yakalama emirleri yerine getirilemediği için Mihraç Ural ve Omar Alkhatıp’ın dosyalarını ise ayırarak ayrı bir esasa kaydetti. Ural ve Alkhatıp hakkındaki yakalama emirlerinin devamına karar verdi.

Anadolu Ajansı, Omar Alkhatıp’ın (Ömer el-Hatip) 1 Ekim’de MİT tarafından yakalanarak Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. (bianet)


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑