Dünyanın bütün işçileri komiteleşin..! | Volkan Yaraşır
Komiteleşmek sınıfı korur, güçlendirir taşıdığı devrimci potansiyeli açığa çıkarır. Komiteleşmek sınıfın yalnız olmadığını, sınıfa gösteren asli bir çalışmadır. Sınıfa özgüven aşıladığı gibi sınıfın özgücünü harekete geçirir ve bu gücü örgütler.
Komiteleşmek bir muktedir oluştur.
Komiteleşmek sınıfı bölen renk, cinsiyet, dil, din, mezhep, siyasi görüş gibi her türlü ayrımın aşıldığı, sınıf kardeşliğinin mayalanıp, yaratıldığı ilişkilerdir. Komiteleşmek işçi olmaktan yani bu hayatı yaratan ve üreten olmaktan onur duymaktır.
Komiteleşmek omuzdaş olmak, sırdaş olmak, yoldaş olmaktır. Komiteleşmek onurun ekmek kadar kutsal olduğu yaşayarak hissetmek ve mücadelenin ekmek, onur ve haysiyet mücadelesi olduğunu bilmektir. Ve bu mücadelenin ancak özgürlük mücadelesiyle bütünleştiğinde gerçek kurtuluşu sağlayabileceğini kavramaktır. Komiteleşmek sınıfı kuşatan sermayenin ablukasını dağıtmaktır. Ayrıca sarı, işbirlikçi, sermayenin uşağı ve sınıfın üzerindeki parazit olan sendikaları yıkmanın ve parçalamanın ilk adımıdır.
Komiteleşmek bir barikat oluşturmaktır. Karşı duruştur. Kolektif karşı duruştur. Sınıfın onuru, ekmeği ve haysiyetiyle kimsenin oynayamayacağını dosta düşmana göstermektir.
Komiteleşmek sınıfın ontolojisinde saklı olan kolektif aksiyon yeteneğini açığa çıkarmaktır.
Komiteleşmek korkunun aşılmasıdır. Korkunun mücadele ve örgütlenmenin içinde yenilmesidir.
Komiteleşmek umudun örgütlenmesidir, alınterinin gücüdür.
Komiteleşmek bir oya gibi işyerinde bağlar kurmak ve örmektir. Herkese dokunmak, herkesin mutluluğunda, acı gününde yanında olmaktır. Kardeşliği örgütlemektir. Komiteleşmek paylaşmanın ve dayanışmanın erdemini yaşamaktır. Komiteleşmek işyerlerindeki cehenneme karşı tek vücut, tek yürek, tek yumruk olmaktır.
Komiteleşmek duvardaki sarmaşıktır. En örgütlenmez denilen yerde duvardaki sarmaşık gibi örgütlenmektir. Çünkü işçilerin kederleri ve kaderleri ortaktır. Komiteleşmek durgun suya atılan bir taş gibidir. Taş suda nasıl dalga senkronları yaratıyorsa, komiteleşmek örgütlenmenin dalga senkronlarını yaratır. Komiteleşmek sıradan işçinin yıkıcı ve yaratıcı gücünü açığa çıkarmaktır. Komiteleşmek işçilerin birleşince muazzam bir güce dönüştüğü göstermektir. Komiteleşmek işçi demokrasisinin yaratıldığı ve yaşatıldığı yerdir. Yani söz, karar, yetki ve iktidarın sadece işçinin elinde olmasıdır.
Komiteleşmek sınıf kimliği ve bilincinin inşa olduğu yerdir.
Komiteleşmek sınıfa kavgayı öğretir, dostu düşmanı gösterir.
Komiteleşmek ezber bozar. Emek ve sermaye arasındaki uzlaşmaz çelişkiyi gösterir. Kapitalist sistemin işleyişini, kapitalist devletin niteliğini, hukukun neye yaradığı açığa çıkarır.
Komiteleşmek sınıfın koskoca bir dünyayı istediğini ve başka alem yaratabileceğini görmektir.
Komiteleşmek sınıfın özneleşmesidir.
“BİR ŞEY YAPMALI”
Her şey aslında “Bir şey yapmalı” sözünün içinde saklıdır. Herhangi bir iş yerinde bir işçi arkadaşın kafasında, ruhunda “Bir Şey Yapmalı” düşüncesi geçtiği an komiteleşme başladı demektir.
“Artık yeter” demek komiteleşmenin mayasıdır. Sözleri Sarper Özsan’a ait o ünlü 1 Mayıs Marşı’mızdaki “Bu böyle gitmez, sömürü devam etmez” sözleri şiarımızdır. Yani her işçi, komiteleşmenin mayasını atabilir. Her işçi “artık yeter” diyebilir.
KOMİTELEŞİN..!
Komiteleşmek sınıfın öz örgütlenmesidir. Sendikaların, sendikal bürokrasinin aparatı olmamaktır.
Komiteleşmek sınıf mücadelesi içinde sınıfın bağımsız ve birleşik bir güç olmasını sağlayan örgütlenmelerdir.
Komiteleşmek somut durum ve somut ihtiyaçlara göre biçim alır. Mücadele içinde farklı formlara girebilir. Sınıf mücadelesinin ritmi bu formların şekillenmesine yol açar. Ama aslolan sınıfın kolektif iradesinin açığa çıkmasıdır.
Migros depo işçilerinin uzun yıllara dayanan örgütlenme ısrarı ve yarattıkları yaygın ve farklı komiteleşme pratikleri söylediklerimizin somut biçim alışıdır. Uzun yıllara yayılan bu faaliyet sınıfın özgücünü örgütlemeyi ve otonomisini açığa çıkarmayı arzuluyordu.
Kısacası Migros depo işçileri, sınıfa yol gösterdi: Komiteleşin..!
Çünkü komiteleşmek işçi sınıfın aklı, yüreği ve yumruğudur.
Seçtiklerimiz: Volkan Yaraşır – umutsen.org – 18.02.2026

























































