Sabahattin Ali için bakanlığa soru önergesi: Mezar yeri açıklansın
CHP’li Adıgüzel, “Eğer bu ülkede hukukun üstünlüğü varsa, cenazeyi bilerek ya da bilmeyerek kaybeden kamu görevlileriyle ilgili hangi işlemler yapıldı?” diye sordu.
CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Sabahattin Ali’nin ölümünden 78 yıl sonra mezar yeri ve adli kayıtlara erişim talebini TBMM gündemine taşıdı.
2 Nisan 1948’de Kırklareli’nde öldürülen Sabahattin Ali’nin mezar yerinin nerede bulunduğu ve cinayete ilişkin adli kayıtlara erişim hakkı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine girdi.
Cumhuriyet tarihinin en eski siyasi cinayetlerinden biri olarak kabul edilen Sabahattin Ali cinayetini Meclis’e taşıyan Adıgüzel, aradan geçen uzun zamana dikkat çekti ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının önünde artık hiçbir engel bulunmadığını ifade etti.
Evrensel gazetesinden Ramis Sağlam’ın aktardığına göre Adıgüzel, “Sabahattin Ali’nin ölümü Türkiye tarihinin en eski siyasi cinayetlerinden biridir. 78 yıl sonra bu dosyanın açılmaması için ne hukuki ne de siyasi bir gerekçe vardır” dedi.
“Mezar yerinin açıklanmaması bir tercih”
Cinayetin ardından kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Sabahattin Ali’nin naaşını emniyet güçlerinin teslim aldığı yer aldı. Cinayeti işlediğini kabul eden Ali Ertekin’in yakalanmasından sonra, çoban Şükrü’nün verdiği ifadede de cenazenin emniyete teslim edildiği bilgisi yer aldı.
Bu duruma dikkat çeken Adıgüzel, devletin gizli kayıtları da dâhil olmak üzere ölüm şekli, otopsi süreci ve cenazenin akıbetine ilişkin tüm bilgilerin resmi kayıtlarda bulunması gerektiğini söyledi. Adıgüzel, buna rağmen mezar yerinin bilinmemesini ya da açıklanmamasını bir tercih olarak değerlendirdi.
Adıgüzel, Adalet Bakanı Tunç’a sunduğu soru önergesinde adli tıp incelemesi dâhil tüm kayıtların açılmasına yönelik bir çalışma yürütülüp yürütülmediğini, naaşın ilk bulunduğu yerden alınmasına ilişkin adli belgelerde hangi bilgilerin yer aldığını, Sabahattin Ali’nin mezarının nerede bulunduğunu, devlet kayıtlarında mezara ilişkin hangi bilgilerin yer aldığını ve faili meçhul niteliğinin ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden ele alınıp alınmadığını sordu.
Adalet Bakanlığı, 2 Şubat 2026 tarihinde verdiği yazılı yanıtta Anayasa’da yer alan yargı bağımsızlığı ve mahkemelere talimat verilemeyeceğine ilişkin genel ifadelere yer verdi. Bakanlığın yanıtı, soru önergesinde yer alan somut taleplere cevap içermedi.
Bakanlığın yanıtını eleştiren Adıgüzel, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı’na da başvurduğunu, ancak yalnızca Adalet Bakanlığından yanıt aldığını dile getirdi.
Adıgüzel, “Eğer bu ülkede hukukun üstünlüğü varsa, cenazeyi bilerek ya da bilmeyerek kaybeden kamu görevlileriyle ilgili hangi işlemler yapıldı?” diye sordu ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir Cumhuriyet aydınının yaşam hakkı gasbedildi, mezar yeri 78 yıldır gizli tutuluyor. Buna daha fazla kayıtsız kalamayız.”
(bianet – EMK)
























































