Kadın

Published on Şubat 12th, 2026

0

SKB Almanya: Rojava Kadın Devrimi, sadece silahlı mücadele mi demek?


Rojava’ya yönelik yoğun saldırılarla tekrar gündemimizde olan Rojava Kadın Devrimi, hem yayın kuruluşlarında hem sosyal medyada, hem de günlük konuşma ya da eylemliliklerde sıklıkla YPJ savaşçılarının verdikleri mücadele ile resmediliyor. Elbette bu mücadele 2015’ten bugüne belirleyici bir konumda ancak Rojava Kadın Devrimi sadece kadınların, gerici, faşist, barbar IŞİD çetelerine ve onların uzantılarına karşı yürüttükleri bu kahramanca direniş boyutuna indirgenemez. Rojava’da kadınların direngenliği, inatçı ve “devrimci karşı koyuş”ları, bir halkın ve bölgenin yeniden dizaynı ve siyasetten, toplumun birçok yönetim birimlerine kadar  her alanda kadın bakışının yaşam bulmasıdır.  

Rojava’da yaratılan nedir?

Yönetim Biçimi

Yönetim, “Toplumsal Sözleşme” adı verilen bir anayasal belgeye dayanır. Temel özellikleri:

Kanton Sistemi: Bölge; Cizire, Fırat ve Afrin gibi kantonlara ayrılmıştır. Her kanton kendi yerel meclislerine sahiptir.

Meclis ve Komünler: En küçük birim olan sokak komünlerinden başlayarak köy, mahalle ve bölge meclislerine uzanan piramit şeklinde bir doğrudan demokrasi modeli uygulanır.

Eş başkanlık Sistemi: Tüm idari birimlerde, kurumlarda ve partilerde bir kadın ve bir erkek olmak üzere iki eş başkanın bulunması zorunludur.

Çok Kültürlülük: Kürtçe, Arapça ve Süryanice gibi diller resmi dil kabul edilir ve farklı etnik/dini grupların temsili esas alınır.

Kadın Hakları ve “Kadın Devrimi”

Rojava modeli, kadınların toplumsal yaşamın her alanında öncü rol oynaması nedeniyle sıklıkla bir “Kadın Devrimi” olarak adlandırılır. Kadınlar şu temel haklara ve güvencelere sahiptir:

Siyasi Temsil: %50 cinsiyet kotası ve eş başkanlık sistemiyle yönetimde tam eşitlik sağlanmıştır.

Kadın Meclisleri: Genel meclislerin yanı sıra, sadece kadınların yer aldığı bağımsız kadın meclisleri  bulunur. Bu meclisler, kadınları ilgilendiren kararlarda veto hakkına sahiptir.

Diplomasi: Kadınlar, bölgenin uluslararası temsilinde ve dış ilişkilerinde aktif diplomatik roller üstlenirler.

Hukuki Haklar: Kadın Yasası  ile çok eşlilik, çocuk yaşta evlilik ve zorla evlendirme yasaklanmıştır. Boşanma hakkı ve miras paylaşımında tam eşitlik tanınmıştır.

Öz Savunma: Kadınlar, kendi askeri güçleri olan YPJ (Kadın Savunma Birlikleri) ve asayiş birimleri aracılığıyla güvenlik alanında bağımsız örgütlenmişlerdir.

Özgün Örgütlenme: Kadınlar, genel meclislerin yanı sıra sadece kadınlardan oluşan meclisler kurma ve kendi kararlarını alma hakkına sahiptir.

Jineoloji: Kadın odaklı bir bilim dalı olarak tanımlanan Jineoloji akademileri aracılığıyla toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi verilir.

Kadınlar “kadın özgürlükçü” düşünce çerçevesinde toplumsal hayatın her hücresindedir. Bu yapı, kadını sadece hak sahibi bir birey değil, sistemin kurucu öznesi olarak görür ve konumlandırır.

Ekonomik Alan: Komünal Ekonomi ve Kooperatifçilik

Ekonomik bağımsızlık, “erkek egemen” yapıyı kırmanın anahtarı olarak görülür.

Kadın Kooperatifleri: Tarım, tekstil ve gıda üretimi gibi alanlarda sadece kadınların işlettiği kooperatifler teşvik edilir. Bu modelle, kadının ev içi emeğinin görünür kılınması ve doğrudan gelire dönüşmesi hedeflenir.

Miras ve Mülkiyet: Kadınlar miras üzerinde erkeklerle eşit hakka sahiptir ve mülk sahibi olmaları yasalarla güvence altına alınmıştır.

Jinwar (Kadın Köyü): Sadece kadınların ve çocuklarının yaşadığı, ekonomisinin tamamen kadın emeğine dayandığı ekolojik bir köy olan Jinwar, bu ekonomik modelin sembolü niteliğindedir.

Sosyal Alan: Toplumsal Adalet ve Eğitim

Toplumsal yaşam, kadını koruyan değil, özgürleştiren kurallar üzerine inşa edilmiştir.

Toplumsal Sözleşme ve Kadın Yasası: Çocuk yaşta evlilik, çok eşlilik ve başlık parası gibi uygulamalar yasaklanmıştır. Şiddet vakaları, kadınların ağırlıkta olduğu “Toplumsal Adalet Meclisleri” tarafından karara bağlanır.

Eğitim Sisteminde Kadınlar

Eğitim, Rojava’da sadece bilgi aktarımı değil, zihniyet devriminin bir aracı olarak görülür.

Jineoloji Müfredatı: İlkokuldan üniversiteye kadar eğitimin her aşamasında Jineoloji (Kadın Bilimi) dersleri yer alır. Bu derslerde kadın tarihi, ekoloji ve demokratik toplum değerleri öğretilerek cinsiyetçi kalıpların kırılması hedeflenir.

Kadın Akademileri: Karma okulların yanı sıra, sadece kadınlara yönelik ideolojik, siyasi ve teknik eğitim veren özgün kadın akademileri bulunmaktadır. Bu akademilerde kadınların öz güven kazanması ve toplumsal liderlik rolleri üstlenmesi amaçlanır.

Hukuk İşleyişinde Kadınlar

Rojava’da hukuk, devlet odaklı bir cezalandırma sisteminden ziyade, toplum odaklı bir “adalet” sistemi olarak kurgulanmıştır.

Toplumsal Adalet Meclisleri: Adalet, merkezi mahkemeler yerine yerel “Adalet Meclisleri” üzerinden sağlanır. Bu meclislerde kadın hakimler ve hukukçular eşit temsil hakkına sahiptir.

Kadın Adalet Meclisleri: Sadece kadınlardan oluşan bu bağımsız yapılar, kadınlara yönelik şiddet, taciz veya aile içi sorunlarda nihai karar mercidir. Bir kadın davasında genel meclis ile kadın meclisi arasında uyuşmazlık çıkarsa kadın meclisinin kararı esas alınır.

Kadın Yasası (Family Law): Kabul edilen özel bir yasa ile çok eşlilik, çocuk yaşta evlilik ve kadının rızası dışındaki evlilikler ağır suç kapsamına alınmıştır. Ayrıca boşanma durumunda çocukların velayeti ve mal paylaşımında kadın lehine güçlü güvenceler bulunur.

Mala Jin (Kadın Evleri): Hukuki sürecin ilk basamağı olan bu evler, toplumsal sorunların mahkemeye gitmeden önce ara buluculuk yöntemiyle çözüldüğü merkezlerdir. Şiddet gören kadınlara hukuki, sosyal ve psikolojik destek burada başlar.

Yukarıda sayılan bütün bu haklar belki Avrupa’da yaşayan kadınlar için çok da yeni ve kendi yaşamlarıyla kıyaslandığında sürpriz şeyler değildir. Ancak söz konusu olan coğrafya Orta Doğu ise, sözü edilen ülkeler Suriye, İran, Irak, Afganistan ve hatta Türkiye ise yukarıda sayılan maddelerin kadın kazanımları açısından çok çok ileri olduğu ve tamamen bir devrim niteliğinde olduğu açıktır. Kaldı ki bugün medeniyetin beşiği kabul edilen “batı” da bile siyasette eş başkanlık sistemi ya da kadın kotası birçok ülkede uygulanmıyor. Ya da kadını şiddete ya da cinsel istismara karşı koruyan yasalar çoğu zaman göstermelik ve tam uygulanmıyor. Bu noktada Rojava’da kadınların yüzlerce can vererek elde ettikleri ve “insanın sabrını sınayan” erkek egemen sisteme karşı büyük bir inat ve yılmazlıkla yürüttükleri ve yaşama geçirdikleri bu kadın merkezli sistem, çok açık ki günümüzde insanlığın vardığı en ileri yönetim biçimlerinden biridir.

Elbette kadınlar için devrimin yasal, kurumsal kazanımları tek başına yetmez, yaşamda da karşılık bulması önemlidir. Bu amaçla Devrimci Komünist Kadınlar da Rojava’da toplumsal cinsiyetçiliğin değişimi için kampanyalar yürütmüştür. Çünkü yasal düzenlemeler bir bilinç yaratsa da, binlerce yıllık alışkanlıkları ortadan kaldırmak için evlere girmek, kadın erkek eşitliğini ve kazanılmış hakları bilince çıkartma çalışmaları yürütmek dün gerekiyordu, bugün de gereken bir süreçtir.

Son anlaşmalarla zorlu bir sürecin başladığı aşikardır. Kazanımları korumak, kadın devrimini korumak, Orta doğuda şeriatçı zihniyetteki iktidara ve erkek egemenliğinin genişlediği alanlarda,  sahada yasal ve fiili kazanılmış hakları koruma mücadelesi devam etmektedir. Avrupa’da yaşayan biz devrimci kadınlara düşen de Rojava Kadın Devrimi’ni Avrupa halklarına, Avrupalı kadınlara tüm yönleriyle anlatmak ve tüm dünya kadınları için neden önemli olduğunu tekrar tekrar vurgulamaktır.

Bu yüzden biz kadınlar Rojava Kadın Devrimi’ni savunuyor ve ona karşı yürütülen her türlü saldırıya karşı mücadele ediyoruz. Bugün Rojava’da yaratılan, tüm olanaksızlıklara ve yok etme politikalarına karşı insanlığın umududur. Ve biz kadınlara düşen bugün de, yarın da daima umudu doğurmak ve büyütmektir. Rosa’nın dediği gibi “Vardım, Varım, Var Olacağım…”

Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Almanya


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑