Güncel

Published on Şubat 13th, 2026

0

Rojava delegasyonuna sınır dışı ve işkence


Almanya’dan 16 kişilik enternasyonalist heyet, Rojava devrimiyle dayanışma için gittiği Kuzey Kürdistan’da gözaltına alındı, şiddet ve kötü muameleye maruz kaldıktan sonra sınır dışı edildi; yaşananları Stuttgart’ta düzenledikleri programla kamuoyuna duyurdu.

Gül Güzel (Stuttgart)

Onlar 16 kişilik (13’ü kadın) enternasyonalistler olarak 1 hafta boyunca Kuzey Kürdistan’da, dayanışmayı pratikte görünür kılmak için gezdiler. Rojava’ya geçmek istediler ve bu yüzden birçok engelle karşılaştılar. Gördüklerini ve yaşadıklarını geri geldikleri Almanya’da da görünür, duyulur kılmak için Stuttgart’ta da 7 Şubat’ta bir dinleti programı düzenlediler. Programın yapıldığı salonun duvarlarına Rojava şehitlerinin fotoğrafları ve sembollerini asıltılar.

Rojava Kadın Devrimini 2012’den beri izleyen, destekleyen bu aktivistler, kadının gerçekliğini, sınıf eşitliğini, toplumsal demokratik ahlakı ve doğa ile birlikte ekolojik ülke yaşam projesini iyi tahlil edip, örnek alanlardan oluşuyor. Hatta bazıları 2014 Kobane saldırısında bizimle birlikte sınır nöbetinde yer aldılar. O zaman da biz enternasyonal dayanışma grubu olarak Kobane özgürleşene kadar nöbetimizi sürdürmüştük. Bu seferki Delegasyon grubunda yer alan üç genç kadın arkadaşın sunumu sırasında salonda oturulacak yer kalmadığı için yerlerdeki minderlere oturan gençler el parmaklarına siyah kalemlerle’’ Biji Biji Rojava’’ yazarak salonda da Rojava’ya sempatilerini gösterdiler.  Kobane-Rojava o zaman düşmedi, bugün de düşmeyecek inancımızla sözü delegasyon grubuna bırakıyorum.

Bakur’dan uluslararası bir heyetin sınır dışı edilmesine dair rapor

Almanya’daki çeşitli sol örgütlerden aktivistler ve gazetecilerden oluşan 16 kişilik bir heyetle, Rojava’ya yönelik devam eden saldırıları protesto etmek, dayanışmamızı ifade etmek ve sahadan haber yapmak amacıyla uluslararasınca bir tavırla Bakur/Kuzey Kürdistan’a gittik.

Rojava’daki devrim, özerkliğin kurulması ve kadın devriminin gerçekleşmesiyle, Kürdistan’ın bireysel bölgelerinin çok ötesine uzanan bir görünürlük kazandı. Bu devrim bizim için de özel bir öneme sahip. Çünkü Rojava devrimi, sosyal değişimin ve devrimci süreçlerin bugün hala mümkün olduğunun farklı ve daha ilerici bir toplum için mücadele edilebileceğinin canlı bir kanıtı. Bu nedenle Bakur gezimiz, Almanya’daki günlük siyasi pratiğimizin ötesine geçen, bu devrimin savunmasına bir katkı olarak tasarlandı.

Heyetin bir parçası olarak, Amed ve Nisêbîn’deki gösterilere katıldık, Halkların Demokratik Partisi (DEM) tarafından düzenlenen etkinliklere iştirak ettik ve Jineolojî aktivistleriyle görüşmeler yaptık. Yolculuğumuzun dördüncü gününde, Nisebin’den Mêrdin’e giderken Türk devleti tarafından durdurulup tutuklandık. Halbuki bizler, Mêrdin’de bir basın toplantısı ve gösteriye katılmayı planlıyorduk. Tutuklanmamızın ardından, önce Mêrdin’deki bir polis karakolunda hücrelerde tutulduk ve daha sonra her birimiz için polis eskortu eşliğinde yaklaşık 20 saat süren bir otobüs yolculuğuyla İstanbul’daki bir sınır dışı merkezine götürüldük. Bu süre zarfında kişisel eşyalarımıza el konuldu, pasaportlarımıza, telefonlarımıza veya paramıza erişimimiz engellendi ve avukatlarla iletişim kurmamıza izin verilmedi.

Asıl amacımız Bakür’den Rojava’daki devrimi desteklemek ve Türk devletinin saldırılarını kamuoyuna duyurmak olduğundan, sınır dışı edilirken sessiz kalmamaya karar verdik. Bu nedenle uçakta, sınır dışı edilmeye ve Rojava’ya yönelik devam eden saldırılara dikkat çektik. Bu protesto bir dönüm noktası oldu. Uçaktan inme talebine uymayı reddettikten sonra, zorla uçaktan indirildik ve bizi tekrar göçmenlik gözaltı merkezine götürmesi gereken bir otobüse bindiler.

Otobüste bile polis memurları tarafından “Türkiye’ye hoş geldiniz/Welcome to Turkey” sözleriyle karşılandık. Birkaç polis memuru “Rojava’ya lanet olsun/Fuck you, Rojava” gibi sloganlar atıp, bizi tekmelediler, yumrukladılar, saçlarımızı çektiler ve kablo bağlarıyla bağladılar. Yolculuk boyunca milliyetçi müzik çalındı ​​ve hakarete uğradık, alay edildik. Daha sonra 10 saatten fazla bir süre hücre hapsinde tutulduk. Bu süre zarfında, defalarca fiziksel şiddete, büyük tehditlere ve cinsel saldırıya maruz kaldık. Türk askerlerinin kadınlara tecavüzüne atıfta bulunuldu ve bize istismara uğramış Kürt kadın savaşçıların videoları gösterildi. Hücrelerden çıkarıldığımızda, birkaç kişi muhtemelen terörle mücadele birimlerinin kullandığı türden deli gömleklerine sokulduk ve tekrar slogan atmamızı engellemek için ağızlıklar takıldı. Bu kısıtlamalar Almanya’ya indiğimizde ancak kısmen kaldırıldı ve bazılarımız yaklaşık beş saat boyunca bu doğal olmayan pozisyonda, neredeyse hiç hareket edemez halde mahsur kaldık.

… Şiddetin tırmanması, Türk devletinin siyasi aktivistleri kasten sindirdiğini ve cezalandırdığını açıkça ortaya koymaktadır. Rojava ile uluslararası dayanışma suç haline getirilmekte ve kırılmaktadır. Tutuklanmamız ve sınır dışı edilmemiz tesadüf değildi. Geniş güvenlik aygıtına sahip Türk devleti, Uluslararası heyetlerin etkisinin farkındadır. Sınır dışı edilmemiz sadece haber yapmamızı engellemekle kalmayıp, aynı zamanda uluslararası dayanışmayı sistematik olarak bastırmak ve suç haline getirmek amacıyla yapılmıştır. Hemen ardından gelen diğer sınır dışı etmeler de bu stratejiyi gösterip, vurgulamaktadır.

Yaşadığımız şiddet, Türkiye’deki devrimci aktivistlerin ve siyasi olarak aktif insanların her gün karşılaştığı şiddetin sadece küçük bir parçasıdır. Binlerce kişi hapsediliyor, birçoğu işkenceye ve kötü muameleye maruz kalıyor. Sadece son birkaç günde yüzden fazla tutuklama daha oldu. Yaşadığımız deneyimler, her türlü muhalefeti ezmeyi amaçlayan baskıcı bir sistemin sembolüdür.

Ancak bu plan başarısız oldu: Tutuklanmamıza ve sınır dışı edilmemize rağmen, daha fazla heyet ve birey dayanışmalarını göstermek için Bakur’a gitti. Doğduğumuz şehirlerde de Türk devleti tarafından saldırıya uğrayan herkes için adalet ve Rojava’daki devrimin savunulması için siyasi çalışmalar, kamuoyu bilinçlendirme kampanyaları ve dayanışma eylemleri devam ediyor…


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑