Faşizm

Published on Şubat 19th, 2026

0

AGİF: Hanau katliamının 6. yılında adalet mücadelesini büyütelim!


19 Şubat 2020’de ırkçı-faşist Tobias Rathjen, Almanya’nın Hanau kentinde, göçmenlere yönelik silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda, Sedat Gürbüz, Kaloyan Velkow, Fatih Saraçoğlu, Vili Viorel Paun, Ferhat Unvar, Mercedes Kierpacz, Gökhan Gültekin, Hamza Kurtoviç ve Said Nesar Hashemi katledildi. Irçkçı faşist saldırgana, sosyal medya hesapları üzerinden ırkçı ve komplo teorileri içeren paylaşımlar yapmasına, polis kayıtlarında olmasına rağmen yasal olarak silah ruhsatı verildiği ortaya çıktı.

Hanau katliamı, burjuva medyanın iddia ettiğinin aksine “tekil bir olay” veya “akli dengesi yerinde olmayan birinin eseri” değildi. Katliama giden yol, bizzat Alman burjuva partileri ve medyası tarafından, göçmenlere ve mültecilere dönük ırkçı söylemlerle, yaratılan ırkçı hezeyanla döşendi. Irkçı-faşist söylemlerin medya ve siyaset sahnesinde norm haline gelmesi ve özellikle Arap uyruklu göçmenlerin hedef tahtasına oturtulmasıyla, tüm göçmenlere yönelik saldırıların zemini güçlendi. Hanau katliamının ardından da birçok göçmen ırkçı saldırılara maruz kaldı, katledildi.

Hanau katliamını ve bugün hâlâ göçmenlere yönelik süren saldırı ve ayrımcılığı körükleyen, Alman devletinin göçmen karşıtı ırkçı politikalardır. Geçen yıl Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’ne 11 binden fazla başvuru yapıldı. Bu verilere göre ayrımcılıktan en fazla etkilenenler ise kadınlar. Kadınlar, her geçen gün ırkçılıktan beslenen cinsiyetçi saldırıların hedefi haline geldi. Göçmen işçi ve emekçiler, özellikle de göçmen kadınlar iş yerlerinde, hastanelerde, okullarda, hayatın her alanında ırkçı faşist saldırı ve uygulamalara maruz kalıyor.

Hanau katliamının üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen, katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin adalet mücadelesi hala sürüyor. Yakınlarını kaybeden aileler, devletin katliamcı yüzünü, ırkçı faşist politikalarını teşhir etti. Saldırı gününde acil polis hattının çalışmamasından, saldırının gerçekleştiği bardaki acil çıkış kapısının, polis tarafından öncesinden “polis baskınlarında kaçan olmasın” bahanesiyle kilitlenmiş olmasına kadar, polisin saldırı günündeki geç müdahalesinden, faşist sohbet gruplarına dahil olan 13 polisin, saldırı gününde Hanau’da görevli olmasına kadar birçok gerçek ortada. Ancak buna rağmen Alman devleti, tüm diğer ırkçı katliamlarda olduğu gibi Hanau katliamında gerçeklerin ortaya çıkmasının önüne geçmeye çalışıyor.

Adalet arayan aileler ve adalet mücadelesi sürdürenler “bitti” demeden adalet mücadelesi bitmez, bitirilemez. Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF) olarak, Hanau katliamının 6. yılı dolayısıyla, başta Türkiye ve Kürdistanlı işçi ve emekçiler olmak üzere tüm göçmenleri adalet mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz. Hanau katliamının aydınlatılması, arkasındaki asıl sorumluların yargılanması ve hesap vermesi için, ırkçılığa ve faşizme karşı mücadeleyi büyütelim!

Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF)


About the Author



Comments are closed.

Back to Top ↑