SKB ve ZORA: Epstein dosyalarının tamamı açılsın! Failler yargılansın ve hesap versin!
Hiçbir kadın artık Epstein dosyalarını “tek bir sapığın suçu” olarak okuyamaz. Karşımızda duran şey, iğrenç bir patriyarkal suç ortaklığıdır: Parası ve gücü olan erkekler, devletler, şirketler, medya baronları ve bürokratik aygıtlar birlikte bir sistem kurdular. Yıllar boyunca çocukları ve genç kadınları satın aldılar, kullandılar ve sistematik biçimde istismar ettiler—tüm bunları da “erkeklerin özel hayatı” ya da “sektörün kirli ama sıradan yüzü” olarak normalleştirdiler. Şatafatlı yaşam tarzları, takım elbiseli toplantılar ve diplomatik dokunulmazlıklarla bu suçları görünmez kılmaya çalıştılar.
Epstein’in ölümünden sonra dosya kapanmış gibi davranan her savcı, her siyasetçi, yargının her mensubu ve her medya kuruluşu bu suçun üzerinin örtülmesine ortaktır. Delilleri karartan, failleri koruyan herkes suç ortağıdır. Epstein’in adı, listeleri ve ağları dokunulmadan kaldığı sürece kimse “adalet yerini buldu” diyemez. Kadınların ve çocukların bedenlerini pazarlık masasına süren, onları aynı anda hem meta hem de şantaj aracına dönüştüren aynı erkek egemen mekanizmadır.
Unutmayalım: Aynı hegemonik güçler, silahları, savaşları, militarize edilmiş sınırları ve şirket kârlarını güvence altına almak için sınırsız şiddet uygular—milyonlarca insanın hayatını karartarak. Epstein’in listelerindeki isimler hâlâ özgürce dolaşırken, çoğu zaman iktidarın en yüksek koltuklarında oturup dünyayı yönetirken; aldıkları hiçbir kararın adaletle, eşitlikle ya da barışla bir ilgisi olamaz. Bu kararların ne kadar kanlı ve yıkıcı olduğunu Rojava’da, Gazze’de, Venezuela’da; işgal ve sömürge politikalarında; Akdeniz’de kaybolan mülteci teknelerinde ve Avrupa şehirlerinin duvarlarına çarpıp parçalanan göçmen hayatlarında görüyoruz.
Sokaklarda hakları için mücadele eden kadınlar, göçmenler ve yoksullar polis şiddeti, yargı baskısı ve medya linciyle susturulmak istenirken; saraylarda, lüks otellerde ve kapalı toplantı odalarında kurulan bu erkek egemen ittifak kendini “düzen” olarak dayatıyor. Bu vahşi erkek kardeşliği aynı zamanda kendi rol modellerini de yaratıyor.
Epstein etrafındaki dava, failleri koruyan, hayatta kalanları utançla kuşatan ve cinsel şiddetin asla yalnızca “yüksek sosyete”ye özgü olmadığını açıkça gösteren bir sistem içinde, istismar ağlarının yeni bir boyutunu ortaya seriyor. Hayatın neredeyse her alanında kadınlar ve çocuklar cinsel şiddete maruz bırakılıyor—ve çoğu durumda hiçbir sonuç doğmuyor.
Ama direnen kadınlar olarak bunu kabul etmiyoruz. Bu şiddetten bir çıkış yolu olduğunu ve adaletin mücadeleyle kazanılabileceğini biliyoruz—ve tam olarak bunu yapıyoruz. Her yerde karşımıza çıkan şiddete karşı örgütlenelim, birlikte mücadele edelim. Özsavunma bizim hakkımızdır ve patriyarkal şiddete karşı mücadelede bu hakkı kullanacağız.
SKB Avrupa
ZORA Avrupa
























































